"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tunus’ta demokrasi mi, ekonomi mi?

Muhammet ÖRTLEK
05 Ekim 2021, Salı
Tunus’ta, Cumhurbaşkanı Kays Saed’in öncülüğünde gerçekleştirilen darbe ile Parlamento ve hükümet feshedilmişti. (Yeni Asya, 27-31 Temmuz, 3 Ağustos ve 25 Eylül 2021 tarihli makaleler).

Saed’in darbesine askerlerin de destek verdiği biliniyor. Hukuk Profesörü Saed’in liderliğinde darbe yapılması ise, bir ironi olarak değerlendiriliyor.

Saed 22 Eylül’de, “âcil durum yetkilerini üstlendiğini, ülkeyi kararname ile yöneteceğini, Anayasayı yenileyeceğini ve bu yolla siyasî sistemi de değiştireceğinin” işaretini verdi. Bu duruma Tunuslu bazı halk kesimleri, birkaç Batılı aktör ve Tunus Genel Sendikalar Birliği (TGSB) “demokrasi için tehdit olduğunu” beyan ederek, protestolarda bulundular.

Ülkede 26 Temmuz darbesinin ardından kırılgan siyasî ve toplumsal yapının fay hatlarında hareketlilik yaşanmaktadır. 2011’de Arap Baharı / Uyanışı’nın başlangıç noktası olan Tunus’ta, halkın demokrasiye yönelik tutumu hakkında 2018 ve 2019 yıllarında anketör şirket “Arap Barometresi”nin verileri dikkat çekiyor. Arap Barometresi’nin 12 Arap ülkesi vatandaşlarına “demokrasinin temel özelliğini belirtmeleri istenen” bir ankette, Tunuslular’ın diğer bütün Arap ülkelerinden daha fazla bir oran olan yüzde 55’le “demok- ratik bir hükümetin herkes için iş fırsatları sağlayan” bir yönetim olduğunu belirtmişler. Tunuslular’ın sadece yüzde 10’unun “hür ve âdil seçimlere” atıfta bulundukları bildiriliyor.

The Economist’in 2 Ekim tarihli nüshasında, Arap Baharı (Yasemin Devrimi’nin 18 Aralık 2010 - 18 Ocak 2011) başladığı yer Tunus’ta, bazı toplum kesimlerinin, Saed’in 26 Temmuz’daki darbesini sokaklarda alkışlamasının sebebi “toplumun demokrasiden daha çok, ekonomik endişelere sahip olması” gösteriliyor. Bununla birlikte 2011 devriminden sonra kurulan ve demokratik olduğu iddia edilen yeni yönetim sistemi ülkede, yeterli istihdam artışını sağlayamadığı aktarılıyor. Büyüme oranının 2012’den beri yüzde 3’ün altında. Covid-19 salgınından dolayı da 2020’de ekonomi yüzde 8 küçülmüş vaziyette. Resmî istatistiklere göre işsizlik yüzde 18 oranında ve para birimi Dinar’ın tarihinin en değersiz dönemini yaşadığı kaydediliyor. Ayrıca yüksek enflasyon, gelir dağılımı adaletsizliği, yoksulluk, yoksunluk, devlet borçları vb. sosyo-ekonomik sorunlar da cabası. Devlet yatırımlarına ve sosyal ihtiyaçlara yeterli bütçe ayrılamadığı vurgulanıyor. Böylece toplumsal huzursuzluklarda yükseliş görülmesi kaçınılmaz oluyor.

Tunus hükümetinin Mayıs 2021’de IMF ile görüşmelere başladığı kaydediliyor. IMF’in 4 milyar Dolar karşılığında kamu ücretlerini azaltmayı, gıda ve yakıt sübvansiyonlarını aşamalı kaldırmayı teklif ettiği basına yansıdı. Saed’in, IMF ile müzakereleri duraklatmasının Tunus tahvillerinin fiyatlarını düşürdüğü belirtiliyor. Bir takım kesimlerce Tunus’un, temerrüde düşen ve hal-i hazırda ekonomisinin çöküşüne şahitlik eden Lübnan’ın izinden gidip gitmeyeceği ihtimali üzerinde duruluyor. Eğer ekonomide âcil bir düzelme olmazsa, “ekonomiyi kararnamelerle yönetmeye çalışan Saed’e tepkinin artabileceği” düşünülüyor.  Saed’in “Tunus’u dönüştürmeyi planladığı, ancak ülkede sosyal bir patlamanın da yaşanabileceği”nden endişe ediliyor.

Arap Baharı’ndan beri Tunus’ta siyaset, siyasal İslâmcılar ve laik kesim arasında ideolojik çekişmeye sahne oldu. Ekonomik tedbir olarak sübvansiyonların ve devlet maaşlarının kesilmesi girişimleri TGSB’nin şiddetli muhalefetiyle karşılaşıyor. Bu tarz bir tedbirin, vatandaşların tepkisini çekebileceğine işaret ediliyor. Saed’in ekonomi planlarıyla ilgili pek az şey bilindiği ve 29 Eylül’de Başbakan olarak atadığı Jeofizik Profesörü Nejla Bouden’in de ekonomik programının net olmadığından bahsediliyor. Birde Bouden’in, Arap dünyasındaki ilk kadın Başbakan olması dikkat çekiyor. Diğer taraftan ciddî bir krize doğru ilerleyen Tunus’ta, yönetim sistemini değiştirmenin uzun ve çekişmeli bir süreç alacağı kuvvetle muhtemeldir.

Tunus’ta “demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, hürriyetler” gibi üst yapısal değerler önem ve işlerlik kazandıkça, ekonomik gelişmelerin de beraberinde gerçekleşeceği kesindir.

Okunma Sayısı: 487
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı