"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kefen, her kefede ağır basar

23 Ekim 2019, Çarşamba
Allah Kuddüs’tür.

Kusurlardan müberra, noksanlardan arınmıştır. Kuddüs olan Rabbimiz kendini sevdiren kullarını maddî ve manevî kirlerden arındırır. “Allah çok tevbe edenleri ve çok temizlenenleri sever”. Taharet (temizlik) İlâhî muhabbetin sebebidir. Kulları içinde en temiz, O’nu en çok seven ve O’nun da en çok sevdiği kişi Hz. Muhammed Mustafa’dır (asm).

Şimdilerde şehirler bina, insanlar zina, ayaklar hırs, eller hırsızlık, bedenler arsızlık, diller yalan, gözler haram, gönüller falan, filan ile kirlenmiş. Beşerin kirli eli her yere değmiş. Görüntü kirliliğine göz ve gönül kirliliği de eklenmiş. Şimdilerde bizi iffete, izzete, temizliğe, tevbeye, tahir ve tahirelere, Kuddüs ismini yaşamaya ve yaşatmaya çağıran Hz. Muhammed (asm) ve Hz. Hatice’lere (ra) o kadar ihtiyaç var ki.

Hz. Muhammed (asm) tâhir, Hz. Hatice (ra) tâhireydi

Onlar birbirlerinin kevser havuzunu andıran kalblerinde yıkandılar. Tâhir ve tâhire oldular. Sen Hz. Muhammed Mustafa (asm) gibi saf, berrak ve tahir olursan, Hz. Hatice gibi “Tâhire” bir kadın gelir seni bulur. 

İnsan abdestle bedeni, tövbeyle kalbini temizler. Herşeyin başı temizliktir. Temizlik imanın yarısıdır. Bazen tamamıdır. Hz. Ömer (ra), kardeşi Hz. Fatıma’nın (ra) kafasını kesebilecek kadar öfkeliyken, hakikate karşıysa boynu kıldan incedir. Hz. Fatıma (ra) Kur’ân ile yıkanmıştır. Hz. Ömer (ra) Kur’ân okumak istediğinde Hz. Fatıma (ra) “önce temizlen” demiştir. Demek iman etmek, hakikatin künhüne ermek için önce “temiz” olmak gerekiyor.

İnsan dalga dalga Kur’ân’daki esma ile çevrilmiştir. Esma ile büyür, azama erer, zirveye çıkar. Herkesin ism-i azamı farklıdır. Bazıları içinse her isim azamdır, büyüktür. Ama herkes için ferd, hayy, kayyum, hakem, adl ve kuddüs kocamandır.

ÇEVRE TEMİZLİĞİ: KALB VE KABİR TEMİZLİĞİM

“Çevre temizliği” denilince genelde okulun avlusu, askerin kışlası gelir aklımıza. Dünyası “dünya”dan ibaret olan için bu normaldir. Dünyası “ukba (ahiret)” olanınsa kalbi ve kabri akla gelir. Zaten insan kalpten ve kabirden ibaret değil midir? Şimdilerde “kalbim temiz” diyerek kabrinin temiz olduğunu ima edip pervasızca günahlarla kirlenmeyi sürdüren ne çok insan var “çevremizde”. Buna mukabil onları kanla “temizlemeye” kalkan, ölmeden önce kabre koyacak olan ne çok “çevreci, çevre temizlikçisi, çevre mühendisi” var… Şimdiler de gerçek kuddüs işçilerine ne çok ihtiyaç var…

İnsan kalbinden, kendinden, ferdinden, “Ferd” isminden başlar temizlenmeye. İnsan dediğin kinle, kanla kirlenir. Kinle, kanla temizlik olmaz. Tövbeyle, istiğfarla, kendini herkesten çok günahkâr bilmekle temizlenir insan. Temizlendikçe Hayy’a varır. Hayatına hayat katar. Yeniden doğmuş gibi olur. Ezele döner. Ezele vardıkça ebedileşerek Kayyum varır. Kâinatta söz ve hikmet sahibi haline gelir. Kâinatla bütünlük arz eder. Eskiden kefenin birine kendini, diğerine kâinatı koyarken bu sefer adalet terazisinde kendini tartar hale gelir. Kefenin birine kefeni diğerine kâinatı koyar. Adl isminin güzelliklerini yaşar. Nihayet arınır. Kuddüs ismine vasıl olur. Değil mi ki kefen her kefede ağır basar.

Arınma fertten başlar. Kemale erdikçe Kuddüs olan Allah’a varılır. Demek temiz olmadan Kuddüs olunmaz. Kuddüs olan Kuddüs kuşuna döner. Âlemde Kuddüs’e eren sesini haram işitmemiş her âleme işittirir. Cennet kuşlarından birine döner. Cennette ruhlar kuşların kanatlarında gezerler. Cennet ruhlu kuşlarsa bu dünyada gezer. Bediüzzaman onlardan birisidir. Kuddüs ismi tecelli etmiştir. Kuddüs, kumru, serçe, bülbül yakın arkadaşları, Kuddüs ruhlu Hafız Mustafa’lar can yoldaşlarıdır.

Kuddüs kuşunun dostu Bediüzzaman Eskişehir Hapsinde kirli bir ortamda, nurlu ferd, hayy, kayyum, hakem, adl ve kuddüs isimlerini lem’a lem’a yazmıştır. Denizli Hapsinde kuddüs ruhlu Hafız Mustafaların kalbinde Onbirinci Şuâ Risalesi’ni yazmıştır. Sözlerle, Mektuplarla, Lem’alar’la başladığı çevre temizliğini nihayet Şuâlarla kemale erdirmiştir. Risalelerle kendini sigaya, kalpleri temize çekmiştir.

Ekmek açlara, su susuzlara, tövbe günahkârlara, istiğfar çocuk safiyetindeki günahsız kullara nimettir. İnsan bedeni fabrika gibi işler. Fabrikada faaliyetin boyutuna ve arıtma tesisinin kapasitesine göre “kir” değiştiği gibi insanda da günahın boyutuna, tövbe ve istiğfarının çokluğuna ve çocukluğuna göre değişir. Gerçekte insanı “korkutan”, “kokutan”, “kirleten” günahlardır. Kuddüs isminin tecelli ettiği insanlar kuddüs kuşları gibi daima temizdir.

Sivrisinekler kan dâvâsı güder. Kanı kirlilerin peşinden gider. Eli kana bulaşmamış, kanına kir, kalbine kin karışmamışlara musallat olmazlar. Hz. Muhammed Mustafa (asm) gibi yaşayanlara, O’nun (asm) neslinden gelenlerin kanına küfür ve günah kiri karışmaz. Sinek musallat olmaz. İşte Hz. Ali, Hz. Geylani, Bediüzzaman (kuddüs-i sırrıhu). Kuddüse mazhar olan Bediüzzaman gibi kutsî olur, sırlara erer; olmazsa kirli olur, bataklığa düşer.

Denizli Hapsinde kendilerine musallat olmadıkları Hafız Ali ve Mehmet Feyzi gibi çiçek insanlar vardı. Sinekler böcek gibi, arılar çiçek gibi yaşayanların peşindedir. Ne mutlu bal olanlara. Demek insan çiçek ve çocuk safiyetinde yaşasa kir bulaşmayacak, sinekler kin tutmayacak.

Okunma Sayısı: 1769
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp

    23.10.2019 14:33:32

    Değerli kardeşim Mustafa Bey, ellerin ve dillerin haddinden fazla kirlendiği şu dönemde yazınız, gerçek anlamda temiz olmanın ve temiz kalmanın hem dünya hem ukba için ne kadar önemli olduğunu nazara veriyor. Tebrik, teşekkür ve dualarla eline ve yüreğine sağlık diyorum. Özellikle manevi yönden temizliğin, muhabbet ve bereket sebebi olmasıyla beraber binler faydalı neticesinin yanı başında bir semeresi de sosyal ve siyasal hayatta "inanılır ve güvenilir" ve "muteber" olmaktır. Basına yansıyan iki araştırma sonucu bir yönüyle bahsini ettiğiniz "temizliğe" bakmaktadır. Veya sonucu şahsen ben öyle okuyorum. Birinci araştırma "en az güvenilir kişilerle" ilgili. Araştırma sonucuna göre en güvenilir insanlar Bilim İnsanları, en az güvenilir olanlar ise Din adamları ile Siyasetçiler. İkincisi, "İtibarlı ülkeler." 50 küsur ülke içinde biz, 44. sıradayız. İtibarlı ilk onda yine gayrı müslim ülkeler. Demek, eller de diller de kirli ki ne itibarımız ne güvenilirliğimiz kalmamış. Muhabbetle....

  • Oğuz Yiğiter

    23.10.2019 05:31:02

    Maşaallah, barekâllah. Dua ve tebrikler...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı