"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Darbeler dönemi ve eğitim (3)

Naci TEPİR
29 Aralık 2019, Pazar
MİLLİ EĞİTİMİN KARELERİ (17)

12 Eylül 1980 Darbesi

12 Eylül 1980’de gerçekleştirilen askerî darbeyle Türkiye öyle bir sarsıldı ki, hâlâ kendine gelebilmiş değil! Anılan tarihte iç savaşın eşiğine gelen ülke, “anarşi”den kurtulmuş, huzura kavuşmuştu. Halk bayram ediyordu! Öyle ki, bu darbeyi Mohaç, Niğbolu ve Malazgirt zaferlerine benzetip, methiye yağdıranlar vardı! 

Halbuki, kazın ayağı öyle değildi. Perde arkasındaki gerçek şu ki; taş kafalı hain darbeciler, darbeyi meşrû gösterecek ortamın hâsıl olması için ülkeyi anarşizme terk etmişlerdi. Anarşiyi körükleyen, hattâ Ankara’nın – Kızılay Meydanı gibi bazı görünür yerlere bomba koyduranlar da kendileri idi! Hürriyet ve demokrasi düşmanı beton kafalı hainler, bu darbeyle meşrû hükümeti düşürdükten sonra TBMM’yi kapatıp, Anayasa’yı, dolayısıyla demokrasiyi askıya aldılar. Halbuki, askıya aldıkları 1962 Anayasası, 27 Mayıs 1960 darbesini yapan cuntacıların meriyete koyduğu anayasa idi! Aynı darbeci zihniyet, hızını alamamış olmalı ki, bu defa demokrasi ve insan haklarını iyice kısıtlayan, darbecileri koruyan “1982 Anayasası”nı dayatma ile meriyete koydular! ¹ 

12 Eylül darbesi ve ABD

Son asırda Üçüncü Dünya Ülkeleri’nde olduğu gibi, ülkemizde de yapılan bütün darbelerin arkasında ya İngiliz veya ABD parmağı olmuştur. Filvaki 12 Eylül 1980 darbesi yapıldığı sırada, o zamanki ABD Başkanı Carter (Kartır) tiyatroda “Damdaki Kemancı” adlı oyunu seyrederken danışmanlarından biri gelip kulağına bir şeyler fısıldar. Yerinden fırlayan Carter, kollarını kaldırıp oynamaya başlar. Bu manzarayı şaşkınlıkla seyreden yanındakiler “Ne oldu sayın Başkan” diye sebebini sorunca, Carter, “Türkiye’de bizim çocuklar başardı” diye cevap verir! 2 Bu da, Türkiye’de yetişip palazlanan cuntacıların, maaşını ve rütbesini veren kendi halkının seçtiği meşrû hükümeti alaşağı ederek, ne kadar dışa bağımlı ve ihanet içerisinde olduklarını gösterir! 

Vatan şairimiz rahmetli Namık Kemal (1840 - 1888) şu mısraları sanki bu darbeci zihniyet için yazmıştır:

“Muin-i zalimin dünyada erbab-ı denâettir;

Köpektir zevk alan seyyad-ı bîinsafa hizmetten!”

Yani: Zalime yardım edenin dünyadaki işi, alçaklıktır! Zira, insafsız avcıya hizmet etmekten zevk alan, köpekten başkası değil! 

12 Eylül döneminin eğitim tahribatı

* Okullardaki militarist görüntüler ve ifadeler arttırıldı. Şöyle ki, Atatürk köşeleri ve büstleri çoğaltıldı. Bazı okul bahçelerine heykeller dikildi. Okul duvarlarına büyük posterler asıldı. Konusu ne olursa olsun, istisnasız bütün ders kitaplarının başına Atatürk portresi ile Gençliğe Hitabe parçası konuldu! 

* Her sabah öğrencilere –işkence gibi- zoraki okutturulan Andımız parçası yeni cümleler eklenerek daha da uzatıldı!

* Karma Eğitim’e hız verilerek, ahlâksızlığın tırmanmasına fırsat verildi! Dolayısıyla, okullarda zararlı madde alışkanlığının yaygınlaşmasına ve şiddet olaylarıyla çeşitli bunalımların artmasına yol açıldı. Bu ise zaten hurda haline gelen eğitimde başarı oranının ve ahlâk seviyesinin hayli düşmesine sebep olmuştur! 

* Daha önce lise ve dengi okullarda yalnız erkek öğrencilerin katıldığı Millî Güvenlik Dersi (diğer adıyla askerlik dersi) kız öğrencilere de teşmil edildi. Bu yüzden, bilhassa İmam Hatip Liseleri’nde kız talebelere ve okul idarelerine kan kusturuldu. (Neyse ki tamamen mantık dışı olan bu tatbikat son zamanlarda kaldırıldı.)

* Daha önce okutulan “T.C. Cumhuriyet Tarihi” dersi, “T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük” adı altında bütün orta dereceli okullara ve üniversitelere mecburî ders olarak konmuştur. (Tarih ilmî metoduyla bağdaşmayan, tarihî hadiseleri tek taraflı ve çarpıtarak anlatan, bazı hadiseleri ise örtbas eden bu dersin behemehal kaldırılması, zaruridir!)

* Daha önce seçmeli ders olarak okutulan “Din Dersi”nin, “Din Kültürü ve Âhlak Bilgisi” adıyla mecburî hale getirilmesi. Bu da münafık darbeci zihniyetin bir oyunu idi. Şöyle ki, “Bakın, daha önce seçmeli ders olan Din Dersi’ni biz mecburî hâle getirdik” diye halka yutturuyorlardı! Halbuki, bir Müslümana lâzım olan tamamen İslâmî bilgileri konu edinen “Din Dersi” ile genel kültür kabilinden bütün bâtıl inançları da konu edinen “Din Kültürü” arasında büyük farklılıklar vardır. 

DİPNOTLAR:

1- 1982 Anayasası Halk Referandumu’na sunulmadan önce, Darbeci Zihniyet bu Anayasa’nın lehinde konuşmayı teşvik edip, aleyhinde konuşmayı yasaklamıştı. Bu ise hazırlanan Anayasa taslağının açıklanmasını engellediği için, demokratik bir Anayasa olmadığını ispat ediyordu. 2- Yakın Tarih Ansiklopedisi. 

Okunma Sayısı: 812
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı