"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cennetâsâ baharlara giden yol - 3

Nejat EREN
24 Nisan 2026, Cuma
Dava adamları için yolun ağır bedelleri olduğunu bir defa daha hatırlatalım. Ahirzaman! “Helâket felâket asrında!” konu çok daha geniş, sinsi, hileli ve tehlikelidir.

“Bediüzzaman’a” yapılan, tarihte hiçbir ilim adamına yapılmamış zulüm ve işkencelerin bazılarını hatırlatıp konuyu bitirelim.  

- Denizli’de bir ayda çektiği sıkıntıyı Afyon Hapishanesi’nde bir günde çektirmek!

- Dünyada hiç kimseye yapılmayan zulüm ve işkenceyi yapmak. 

- Her türlü kanunsuz muameleye maruz bırakmak. 

- Hiçbir suç delili bile bulunmadığı halde, “vicdanî kanaatle” mahkum etmek!

- İhtiyarladıkça artan enerjisine, “rejimi yıkmaya çalışıyor” iftirasını atmak.

- İki senelik ezici ve kahredici tutukluktan ve tahliyesinden sonra bile, “geçmiş olsun”a müsaade etmemek.

- Korkunç şartlar altında kendi kendine ölüp gitmesini beklemek.

Bütün kasıtlı ve düşmanca hareketlere rağmen, Bediüzzaman ve davası: Anadolu’da, İslâm coğrafyasında ve tüm dünyada rağbet görmüş, maya tutmuş ve kök salmıştır. 

Bütün olumsuzluklara karşı Kur’ân ve sünnet hükümleriyle sadakatle karşı durmuştur.  “Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım.” (Tarihçe-i Hayat, s. 645.)  diyerek!  

“Kardeşlerim! Belki hayatta kalamayacağım. Bütün mevcudiyetim vatan ve millet, gençliğinin, âlem-i İslâm ve beşeriyetin ebedî refah ve saadeti uğrunda feda olsun. Ölürsem dostlarım intikamımı almasınlar.” (Age., s. 645.)  diyerek! 

“Ben, cemiyetin iman selâmeti yolunda ahiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var ne Cehennem Korkusu. Cemiyetin, yirmi beş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir said değil, bin said feda olsun. Kur’ân’ımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa, Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül gülistan olur.”  (Age., s. 645.) diyerek! 

“Musibetlerin tenevvüü, musikinin nağmelerinin tenevvüü gibi bana geliyordu.” (Age., s. 645.) diyerek!

Tahkikî iman, hadiselerin bir hikmet ve adaletle meydana geldiğini bildirir. Ölümün daha güzel, nuranî bir âleme kavuşmak olduğunu gösterir. Kabir ve çukurların, nuranî bir âleme girmek için kazılan yeraltı tünelleri olarak telâkki eder. (Şualar, s.  777.)

İman davasının sağlam ve ulvîliği, manevî mirasın yükümlülüğü; peygamberler, aktaplar, asfiyâlar, evliyalar, ulemalar yolunun gereğine, her türlü olumsuzluklara karşı katlanmaktır.    

Ülke ve millet birçok manevî musibetlerden uzak kalmaktır. Kur‘ân ve iman hizmeti bu vatanda yerleşmiş ve ihlâsla devam ettirilmektedirler . 

“Benim bütün hayatım böyle zahmet ve meşakkatle, Felâket ve musibetle geçti. Cemiyetin imanı, saadet ve selâmeti Yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim; helâl olsun. Onlara beddua bile etmiyorum. Çünkü, bu sayede Risale-i Nur, hiç olmazsa birkaç yüz bin yahut birkaç milyon kişinin –adedini de bilmiyorum.” İtirafı bunun dellidir. (Tarihçe-i Hayat, s.  645.)

Bediüzzaman aleyhinde yapılan asılsız bütün propagandalar sonuçsuz kalmıştır, kalmaya mahkûmdur. Çünkü o; müsbet hareket prensibini kalplere yerleştirmiştir.  

Nur talebeleri, devlet, millet, insanlık için manevî bir asayiş memuru gibi müsbet hareket etmektedirler. Risale-i Nurların insanlığa en büyük mirası, kazancı: Müsbete “Evet!” Menfiliğe “Hayır”dır. Cennetâsâ baharları beklerken geçmişte yaşanan çileleri, şimdi de çok gizli oyun, hile ve tuzakları akıllarımızdan uzak tutmuyoruz. Ümitsiz  değiliz. Hizmet  faaliyetleri ve dualara devam ediyoruz, edeceğiz inşallah. 

Okunma Sayısı: 167
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı