"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Laiklik mi dediniz?

M. Ali KAYA
10 Haziran 2026, Çarşamba
“Laiklik, devletin din veya dinsizlik karşısında tarafsız kalması, yasaların dine, dinî inanç ve hükümlere değil, akla ve bilime dayandırmasıdır” derler.

Din ve devlet işlerinin ayrılmasını iddia ederler. Hukuk kurallarının dinî dogmalara göre değil, toplumun ihtiyacına ve beynelmilel genel hukuk kurallarına göre şekillendiğini” iddia ederler. 

Laiklik, Orta Çağ skolastik dönemde Katolik kilisesinin “Tanrı’nın hâkimiyetini sağlayacağız. Kiliseye itaat Tanrı’nın hâkimiyetidir” kuralı ile katı bir istibdat uygulamasına, hürriyetlere, bilime karşı tavır almasına ve “Engizisyon mahkemeleri” ile büyük bir baskı kuran Teokratik yönetimine karşı aydınların hürriyet istemelerinden doğmuştur. 

İslâm’da teokratik bir anlayış asla olmamıştır. Zira İslâm fıtrat dini olduğu için her nevi istibdat ve baskıyı kaldırmış, “Kavmin efendisi ona hizmet edendir” kuralını getirerek yöneticileri halka hizmetkar eylemiştir. Kur’ân “hukukun üstünlüğünü” , “meşvereti”,  “hürriyeti” ve “adaleti” getirmiştir. Hukukun beynelmilel adalet kurallarını tespit etmiştir. 

***

Kur’ân ve hadis çerçevesinde şekillenen İslâm Hukuku asla bir dogma olmamıştır. Toplumun ihtiyacına göre “aklı ve örfü” esas alan “kıyas ve icmayı” hukukun kaynakları arasına koyan dinamik ve canlı bir hukuk sistemini oluşturmuştur. Hukuk otoriteleri olan müçtehitlerin içtihatları ve mahkeme kararlarını, müftülerin fetvalarını “Şeriat” olarak kabul etmiştir. Böylece İslâm hukuku insanlığın saadetini temin eden dinamik bir hukuktur.

İslâm Hukukunun amacı “Makasıd-ı Hamse” denilen “hayat,  mülkiyet, din ve vicdan, ilim ve fikir hak ve hürriyetleri ile aile hukukunu” korumayı ve geliştirmeyi amaçlar. Bu haklar laikliğin değil dinin hukukudur. İslâm Hukuku Peygamberimizin (asm) ve Hulefa-i Raşidîn’in uygulamaları ile bu temel hakları oluşturmuştur. İslâm dini hiçbir zaman toplum ve halk üzerinde baskı unsuru olmamıştır. Baskı ve zulüm ancak zalim yöneticilerin dine aykırı uygulamalarından kaynaklanmıştır. Toplum, yöneticilerin zulümlerinden yine İslâm şeriatına sığınmışlardır. 

Ama ne var ki Türkiye Cumhuriyeti “Dine hizmet amaçlı” kurulduğu halde Kemalist Devrimlerin uygulanması için İslâm dinine müdahale edilmiş ve İslâm dini Hristiyan Katolik anlayışına  -haşâ!- benzetilerek Teokratik bir yönetim şeklinde gösterilmiş “din eğitimi” yasaklanmış ve laiklik toplumu dinden uzaklaştırmak amacına yönelik dine ve dindara baskı aracı olarak uygulanmıştır. 

***

Hayat hakkı, mülkiyet hakkı, aile hukuku, ilim ve fikir, din ve vicdan hak ve hürriyetlerini emreden İslâm dini ve bu esasları uygulayan idareciler, Allah’ın emri olan “Eğitim, adalet, hürriyet, meşveret, marufu emir ve münkerden nehiy,  yardımlaşma, doğruluk, kul hakkına riayet, farzları yerine getirmek; içki, kumar, zina, hırsızlık, zulüm, rüşvet, faiz, haksız kazancın yasaklanması” gibi esasların zıddına laiklik hangi prensipleri getirmiştir ki dine ihtiyaç olmasın ve dini devletten ve toplum hayatından ayırsın? 

Neticede devlet dine hizmet etmekle adaleti ve toplum düzenini sağlayabilir. Laiklik ise ne olduğu belli olmayan, tartışmalı bir aldatmacadan ibarettir. İnsan haklarını güvence altında alan İslâm hukukunun ve dinin emri olan din ve vicdan hürriyetinin olduğu yerde laikliğe ihtiyaç yoktur.

Bir sonraki yazımızda İslâm’ın teokrasi ile hiçbir alakasının olmadığını, hürriyetçi olup akla ve ilme değer verdiğini, Peygamberimizin (asm) ve Hulefa-i Raşidîn’in yönetimi ve uygulamaları ile göstereceğiz.

Okunma Sayısı: 171
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı