"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

TBMM’ye ne oldu ki AYM kral oldu?

Ahmet BATTAL
10 Haziran 2026, Çarşamba
Yılların kangreni durumunda olan ömür boyu nafaka kuralını Anayasa Mahkemesi nihayet iptal etti ve Meclise süre verdi.

Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi bu iptal kararını ve gerekçelerini de dikkate alarak yeni bir düzenleme yapacak. Hayırlı olsun. 

Sebepleri, sonuçları, hangi çözümün daha uygun ve adil olduğu gibi hususlar bu yazımızın konusu değil. 

Mevzumuz da bakışımız da başka. 

Adalet Bakanı Akın Gürlek kararla ilgili olarak şu garip değerlendirmeyi yapmış:

“Anayasa Mahkemesinin, Türk Medeni Kanunu’ndaki ‘süresiz nafaka’ düzenlemesine ilişkin verdiği iptal kararını, adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına son derece kıymetli buluyoruz. AYM’nin tanıdığı yasal süreci de dikkate alarak, bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun yeni yasal düzenlemeyi yüce Meclisimizin takdirine sunacağız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı adaletin ve toplumsal huzurun yüzyılı kılmak adına reform adımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Gariplikleri sayalım.

Birincisi, yanlış bilmiyorsak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye bir sistem(!) yürürlükte ve dolayısıyla artık bakanlıklar kanun ya da tasarı teklifçisi değil. Teklifi milletvekilleri ya da parti grupları hazırlayıp sunuyor. 

Dolayısıyla Adalet Bakanının ve Bakanlığının Meclise kanun teklifi sunmak gibi bir yetkisi de vazifesi de yok. Zaten AYM de vazifeyi Meclise verdi.

İkincisi, Erdoğan reformist ise ve Bakanları bunu kararlılıkla sürdürecekse 25 senedir iktidarda olanlar bu kangren hakkında neden Anayasa Mahkemesinin bir karar vermesini beklediler? 

Acaba bütün üyelerini Erdoğan’ın seçip atadığı bir AYM, üyelerinin yarısından fazlasını Erdoğan’ın seçip görevlendirdiği bir TBMM’den daha mı kral!

Bu konuda -ve benzeri konularda- TBMM’nin parti gruplarının ya da vekillerin kanun teklifleri AKP tarafından neden nazara alınmadı?

Demek, “TBMM öldü, yaşasın yeni kral AYM!”

Üçüncüsü, Anayasa Mahkemesi’nin gördüğünü TBMM üyeleri fazlasıyla görmüş olmalıydı. Neden görmedi? Neden görmezden geldi? 

Neden her ay bütçeden kafalarına göre ve ama hep yüksek tarifeden ödenek alıp duruyorlar. Üstelik adına da maaş diyerek! 

Neden? Neden? Neden? 

Bu soruların cevabını TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş mu yoksa AKP Genel Başkanı Yakalanmış mı vermeli? 

Dördüncüsü, Sayın Bakan “AYM’nin iptal kararı adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun” dediğine göre Medeni Kanundaki ömür boyu nafaka hükmü adaletsiz demektir. 

Eskisi gibi Adliye Vekili olsaydı belki bunu soramazdık, ama şimdi kendisi “adaletin bakanı” olduğuna göre ve görünür ve yaygın bir adaletsizliği göremeyene “bakan” denilemeyeceğine göre soralım:

Madem yetkileri de var, hem kendisi ve hem de selefleri bu adaletsizliği giderme hususunda neden bunca zaman beklediler?

Bu adaletsiz kanun hükmünün bugüne kadar topluma ve fertlerine verdiği zararı kim nasıl telafi edecek? 

Bu gecikmenin sorumluluğunu üstlenmekten ve en azından bir özür dilemekten kaçmak ama Türkiye Yüzyılı parıltıları saçmak nasıl bir aklın ürünüdür? 

Sonuç: 

Kendi iradesini elinde tutup gösteremeyen, hatta parti başkanlarının siyasî iradesi ile dahi hareket edemeyen ve “doğruyu yapabilmek” için Erdoğanist AYM’den karar ve kâdir Bakan’dan talimat bekleyen bir TBMM, Türkiye Büyük Devlet Meclisi olarak anılmaktan başka ne işe yarar?

Okunma Sayısı: 1362
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S. Pelin Kurukahveci

    11.06.2026 16:03:28

    Nuri bey eğer öyle yapsaydım öyle yaptığımı söylerdim. Eğer Erdoğanı destekleseydim desteklediğimi söylerdim. Geçmiş süreç önümüzde duruyor. Çok şükür okuyabilecek kadar sosyolojiye hakimim. En son örnekle başlayalım: Süleyman Demirel lider değil miydi? Peki onun ardından merkez sağ neden sıfırı tüketti? Ortak akıl ve istişare ile demokrat partinin giderek daha da büyümesi gerekmez mi? El cevap....

  • Burhan Kula

    10.06.2026 23:48:15

    10 yıldır KHK zulmü sürüyor, dile kolay 10 yıl, çalınan hayatlar mağdur edilen insanlar, ADALET HEMEN ŞİMDİ

  • Nuri

    10.06.2026 14:30:31

    Pelin Hanım bence siz demokratmış gibi yapıyorsunız ama aslında gerçek bir liderci ve hatta tek adamcısınız. Ahmet Hoca Erdoğangillerin kurduğu düzeni eleştirdikçe hep işi başka yönlere çekiyorsunız. Bu kötü düzeni Erdoğangiller kurmadı mı. Ortak akla ve istişareye inanmıyorum deyin olsun bitsin.

  • Murat Ergin

    10.06.2026 13:02:33

    Tebrikler

  • S. Pelin Kurukahveci

    10.06.2026 11:31:39

    Rahmetli Menderes seçimlerden sonra ilk icraat olarak ezanı aslına çevirmek istediğinde Cumhurbaşkanı bu işi yavaştan almak ister. Menderes halkın kendisinden istediği şeyi yapmak için gerekirse istifa ederim diyerek zoraki yapmak istediği işi uygular. Çünkü lider kendisidir ve aksi bir durumda bedel ödeyecek olan da kendisidir. Mecliste istişare ettik, akla uygun olan yöntemi bulduk gibi bahaneler lideri kurtarmaz. Lider halkın istediği şeyi yapmış mıdır yapmamış mıdır? Millet sandığa giderken buna bakar. Gerisi halk için teferruattır.

  • S. Pelin Kurukahveci

    10.06.2026 11:29:44

    Ahmet hocam yapılacak bir iş varsa bunu meclis değil lider yapar. Rahmetli Şehit Menderes döneminden beri bu böyledir. Menderes, Demirel, Özal, Ecevit, Erdoğan, Erbakan.....gibi liderler etrafından siyaset şekilleniyor. Halkın isteğini yerine getirmeyen partilerde ceza lidere kesiliyor. Mecliste vekillerin en önemli derdi gelecek dönem aday olabilmektir. Bu da liderin onayından geçen bir süreç olduğu için doğal olarak vekiller lidere itaat konusunda titiz davranırlar. Lider ise halktan alacağı desteğe bakar. Halkı razı edebilsin ki meşruiyetini devam ettirebilsin. Bu durumda halkın istediği şeyi yerine getirmek ister. Meclis şöyle istiyormuş, vekiller başka bir şey istiyormuş, mantıklı olan buymuş gibi şeylere bakmaz. Doğrusu budur demiyorum. Türkiye pratiğinin bu olduğunu tespit ediyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı