"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Başlayabilmek

Nurenda Yaşar Coşkun
02 Mayıs 2021, Pazar
Başlamak, niyetin fiile dönüştüğü andır.

Niyetteyken bir karmaşa içinde olan ve dağ gibi gözüken çoğu şey, başlayınca bir bir çözülüverir. Öyle bir an ki Rabbin (cc) yardımı, başlayınca gelir. Yüzlerce hayali ve hedefi olup, bir tanesini bile yapamadan bu dünyadan göçüp giden insanlar vardır. Harekete geçirilmemiş, fiile dönüşmemiş, bir türlü başlanamayan bir yığın proje. Hep şevk içinde olup, ancak amelden yoksun olmak. Bu da bir imtihan biçimi her halde. Hele de konu hizmet olunca.

Öyleyse, bir işi bitirince, diğerine koyul. (İnşirah,7) Kafasında bir sürü süper projesi olan insan değil, az da olsa, devamlı, iş halinde olan insan vurgulanır âyette. Bir işe başlayamamanın birçok sebebi vardır. Tembellik olabilir, neticeyle uğraşmak olabilir, havf olabilir, şevksizlik olabilir hâsılı ehl-i hizmetin faaliyete geçmesine, şeytan birçok noktada engel olabilir. Ancak bilinmesi gereken bir şey var ki, o da, her ne sebepten olursa olsun Allah, kullarından harekete geçmelerini istemektedir.

“Ben hizmet yolumu bulamıyorum, nerede ve nasıl hizmet edeceğimi bilmiyorum, Risale-i Nur dairesi içerisinde ne yapmam gerektiğini, hizmetin hangi noktasında yer almam gerektiğini bilemiyorum” gibi cümleler, harekete geçmemiş bir kişinin sözleri olabilir ancak. Hâlbuki Risale-i Nur hizmetine bir yerden, küçük de olsa başlayan insan yolunu bulur, bu öyle bir hizmet ki, kişi rotasını süreçte belirler. Çünkü hizmete başlamış insan, inayet altındadır. Şeytan, hareket eden, eyleme geçmiş birini kolay alt edemez.

“10 sayfa okuyan kendini muhafaza eder, 15 sayfa okuyan şevke gelir, 20 sayfa okuyan hizmet eder.” (Zübeyir Gündüzalp). Harekete geçmenin en kolay yolunu Zübeyir Ağabeyin tavsiyesinde görüyoruz. Nasıl hizmet edeceğini bilemeyen, bulamayanları kafa karışıklığından kurtaracak müthiş bir yol. Okumayan insan, kafasında binlerce fikir olsa da onu hizmete dönüştürme kabiliyetini zamanla kaybeder. Risale-i Nuru okumak hizmet için çekilen bir besmeledir. Okudukça kişi, hem kendini hem hizmet metodunu bulur. Buldukça daha çok sarılır, şevke gelir ve Risale-i Nur’u kendi canından, malından bir parçaymışçasına özümser. Böyle bir insan, asrın “korunmuşlarından” olur. Çünkü başlayabilmiştir.

Okunma Sayısı: 1149
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı