"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Enes’in katili kim?

Nurenda Yaşar Coşkun
15 Ocak 2022, Cumartesi 00:01
Türkiye’deki yaşanan her olay ne yazık ki insaflı bir değerlendirmeye, yorumlamaya tabi tutulamıyor.

Bu ya maksatlı yapılıyor ya da safdilliğin neticesi. Birileri yaşanan her olayda kendi işine yarayan doneler buluyor, onları gündem yapıyor. Ulaşılması gereken esas neticelere, tesbitlere, çözüm yollarına ulaşılamıyor. Bu o olaya yapılmış en büyük haksızlık. Enes’in intihar olayı da ne yazık ki birilerine malzeme oldu. Birilerinin halihazırda var olan su-i emellerini yeşillendirdi. O kadar çok sonuçlar neticeler çıkarılması gereken videodan çıkara çıkara “cemaatler kapatılsın” şeklinde basit, kısır, neticesiz, faydasız, gerçek sorundan uzak bir sonuç çıkardı birileri.

Türkiye’deki bir genci intihara sürükleyen en büyük ve en köklü problemlerin başında, daha doğduğundan itibaren ona şartsız bir sevgi ortamı, şefkat sıcaklığı, merhamet, himayet, saygı ortamı sunamayan aileler gelir.

Bir çocuk ailesinin isteklerini, tatminlerini sağlamak için dünyaya gelmez. O başlı başına bir kuldur, o Rabbin bir muhatabıdır. Aileler bu ince çizgiyi kaçırıyor. Rabbine iyi bir kul yetiştirmek isteyen bir aile çocuğunu çokça sevsin, onu şefkatle, merhametle büyütsün, güler yüzle sorularına cevap versin, onda bir daha asla başka yerde bulamayacağı duyguları yeşertsin.

İman kalbe ancak sevgi ile girer, ibadetle değil. İman etmemiş birine namazı sevdiremezsin. Aileler aslında çok kolay olan bu fıtrî süreci kaçırıyor. Onlardan beklenen çocuğunu sevmek, ona şefkatle yaklaşmak, onun yanında olmak. Ama ne yazık ki dindar bir çocuk yetiştireceğim diye, asık yüzle “namaz kıl” emirleri, Risale-i Nurlar’a kalbini henüz açmamış bir çocuğa yapılan zorla “oku” düzelirsin söylemleri birçok gencin ailesinden de dinden de soğumasına sebebiyet veriyor. Ailenin şefkatli bir rehber olma haricinde çocuğu üzerinde yapacağı ve sorumlu tutulacağı hiçbir şey yoktur.

Gelelim videoda da çokça bahsedildiği üzere aileden sonraki ikinci en büyük mesele “bozuk eğitim sistemi”. Genç, videoda ısrarla vurguladığı halde neden bu konu geri plana atılıyor, konuşulmuyor anlamış değilim. Daha ilkokuldan itibaren “sen başarılıysan değerlisin” şeklinde düzenlenen bir eğitim sisteminin içindeyiz. Tıp okuyan gençler içerisinde kaç tanesi gerçekten zevk aldığı, öğrenmek istediği için okuyor. Daha lise yıllarında “Ben ileride nasıl geçineceğim?” soruları eşliğinde öğrenme mi olur? Buna eğitim mi denir? Bir genç gerçekten işine yarayacak bilgi ile muhatap mı? Yoksa bir dizi sınavı geçmek için bir yığın fuzulî bilgiyi papağan gibi ezberlemek midir eğitim?

Nereden tutsan elinde kalıyor. Bu şartlar altında bir gençte yaşama sevinci kalır mı? Gençlerimiz ruhen yaşlı, şevkleri, yaşama sevinçleri maddî manevî azalmış. Ülkede bir kararlılık halinin olmaması gencin geleceği ile ilgili herhangi bir hedefe sahip olmamasına sebebiyet veriyor. Hedef yoksa çalışma olmaz, çalışma olmazsa şevk olmaz, şevk olmazsa ümit olmaz, ümitsiz bir insanın intihara sürüklenmesi kolaydır.

Aile, eğitimden sonra üçüncü basamakta cemaatler içindeki “fertlerin” yanlış tutumları gelir. Sorusu olan bir gencin sorularını gidermek, iman etmemiş bir genci ötekileştirmeden sahip çıkmak, elinden tutmak, ibadetlerden önce iman için kalbini ısındırmak ancak Sünnet-i Seniyye modeli ile mümkündür.

Yaşadıklarımızdan anlaşılıyor ki, ne çok uzaklaşmışız sünnetten, Peygamber Efendimizin (asm) insanlara olan yaklaşımından. Din algımız çok değişmiş, Allah için önemli olanla bizim için önemli olan yer değiştirmiş. Temsiliyet dinidir İslâmiyet. Emr-i bil maruf nehy-i anil münkerin en güzel halidir temsiliyet. Cemaat ailenin büyük bir şubesi olmalı, gencine sahip çıkmalı, maddî manevî dertleri ile ilgilenmeli. Bir insanın kalbinde aidiyet hissi ancak bir çıkar, menfaat ya da manevî bir beklentiye girmeden hasıl olabilir.

Sonuç olarak bir intihar videosundan çıkarılması gereken o kadar çok sonuç ve tesbiti, “cemaatler kapatılsın” diye özetlemek cahilliktir, garazdır. Sorunları anlamamak veya anlamak istememektir.

Dr. Nurenda Yaşar Coşkun

Okunma Sayısı: 3012
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cafer Tayer

    15.1.2022 17:44:19

    Hee vicdan sahibi insanın yüreğini dağlayan fevkalade elim olayı, yazının ikinci paragafina katılmamak la bereber, genelinde çok güzel tahlil edilmiş, tebrik ederim. Bu müteessif olayı kuzu kurt hikayesine çevirenlerin de iyi biliyorlar ki; bu işin sonucu binlerce Enesleri ortaya çıkarmaktır....

  • Ahmet Zeki

    15.1.2022 12:09:45

    Bu esef veren hadise bazılarının içindeki niyeti ortaya çıkardı.

  • Mustafa Gönüllü

    15.1.2022 09:44:49

    Yaşanılan acı olayı gayet yerinde, makul tespitlerle tahlil etmişsiniz, tebrik ederim. Bu üzücü olayı dahi kendi pis emellerine alet yapan insafsızların mantık kapasitelerinin ne yazık ki ulaşamayacağı yorumlar bunlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı