"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Petrodoların vedası ve ideolojik körlük

Nurullah UDUN
15 Mayıs 2026, Cuma
Dünya ekonomisi, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana eşine az rastlanır bir dönüşümün, hatta küresel bir finansal kırılmanın eşiğinde duruyor.

1970’li yıllarda ABD ve Suudi Arabistan arasında akdedilen Petrodolar sistemi, on yıllar boyunca doları dünyanın tek hâkimi, Washington’u ise küresel sahnede tek merkezli otorite kıldı. Ancak bugün, İran ve Çin ekseninde gelişen Petroyuan hamleleri ve mBridge gibi dijital köprüler, bu devasa yapının temellerini sarsmakla kalmıyor, Batı merkezli finansal düzenin sonunu da tetikliyor.

İran’ın SWIFT sisteminden dışlanması ve dolar bazlı ticaretten men edilmesi, Tahran’ı savunma amaçlı alternatif sistemler inşa etmeye itti. Bu arayışın meyvesi olan Petroyuan, sadece bir para birimi değişikliği değil; küresel vesayet sistemine karşı bir başkaldırıdır. İran’ın petrol satışlarında Çin Yuanı’nı esas alması, doların “vazgeçilmezlik” efsanesini sarsan bir domino etkisini beraberinde getirmektedir.

Bu tarihî dönüşüm, ABD siyasetinin kalbinde de derin bir çatlağa yol açmış durumdadır. Bir tarafta J.D. Vance gibi isimlerin temsil ettiği, “önce Amerika” diyen ve jeopolitik gerçekliğe daha realist yaklaşan kanat; İran ile savaşın, ABD için askerî bir zaferden ziyade ekonomik bir intihar olduğunu yüksek sesle dile getirmektedirler. Onlara göre; savaşın tetiklediği “topyekûn eksen kayması,” doları dünyadan tamamen silecek ve ABD’yi kendi içine çökmüş bir devlete dönüştürecektir. Vance’in uyarısı nettir: Bir savaşı kazanabilirsiniz, ama o süreçte para biriminizin küresel rezerv statüsünü kaybederseniz, asıl darbeyi cephede değil ekonomik olarak alırsınız.

Diğer tarafta ise Marco Rubio gibi isimlerin başını çektiği, Neocon ideolojinin bayraktarlığını yapan “şahinler”; ekonomik risklerin ve doların çöküş ihtimalinin farkında olmalarına rağmen, kendi ideolojik ajandalarını ve küresel hegemonya hayallerini Amerikan halkının refahının önüne koymaktadırlar.

Bu güç savaşının teknik ayağını ise mBridge gibi çoklu dijital para sistemleri oluşturuyor. Blokzincir tabanlı bu yapılar, paranın bir merkezden (ABD muhabir bankalarından) geçme zorunluluğunu ortadan kaldırarak paraya “hürriyetini” iade ediyor. mBridge sayesinde ülkeler, Washington’a ihtiyaç duymadan doğrudan ticaret yapabilmektedir. İran’ın bu tür sistemlere entegre olması, ABD’nin elindeki yaptırım gücünü etkisiz kılmaktadır.

Bizim penceremizden bakıldığında, bu gelişmeler sadece bir güç değişimi değildir. Maddî terakkinin ve iktisadî adaletin tesisi, tek bir merkezin keyfî kararlarına bağlı olmayan şeffaf bir sistemle mümkündür. İslâm dünyasının kendi arasındaki ticareti yerel paralarla veya ortak bir dijital birimle yürütmesi, Bediüzzaman’ın “Asya’nın bahtını” ve gelecekteki maddî-manevî kalkınmayı müjdeleyen vizyonuyla tam bir uyum içindedir.

Petrodoların sarsılması, “hakkı kuvvette bilen” düzene karşı iktisadî bir itirazdır. Ancak mühim olan, bir hegemonyadan kurtulurken bir başka otoriter yapının tahakkümü altına girmemektir. Hakiki hürriyet; sermayenin bir tahakküm silâhı olmaktan çıkarılıp, adaletle insaniyete hizmet ettiği yeni ve adil bir dünyada saklıdır.

İran’ın başlattığı bu finansal hamle ve ABD içindeki ideolojik körlük, 21. yüzyılın haritasını yeniden çiziyor. Doların saltanatı sarsılırken, Neocon ekibin ihtirasları ABD’yi tarih sahnesinde zayıflatmakta; mBridge gibi teknolojiler ise çok kutuplu bir dünyanın kapılarını aralamaktadır. Müslüman coğrafyası bu süreçte figüran değil, adaleti ve ahlâkı merkeze alan yeni bir mimarînin kurucu iradesi olmalıdır.

Okunma Sayısı: 748
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ümit P.

    19.05.2026 19:56:49

    Çok güzel devamını beklerim.

  • Abdurrahman

    16.05.2026 10:57:52

    Uzak Doğu, Batı ve Orta Doğu da meydana gelen cari hadiseler finansal ,siyasi ve stratejik bağlamda çok güzel analiz edilmiş.Risalei Nurlardaki tespitlerede yer verilmiş. Sayın Yazarımızı tebrik ediyoruz.Başarılarının devamını diliyoruz.

  • Abdullah Şahin

    15.05.2026 15:50:22

    Nurullah kardeş kalemine ve gönlüne sağlık.Yazınız hem muhteva hemde uslup bakımından güzel olmuş.Gazetenin dış dünyayı yansıtan ve yorumlayan yönüne bu tarz çalışmaların ihtiyaç ve katkısı olacağı açık.Yolunuz açık olsun, yazmaya devam...

  • Ali Üc

    15.05.2026 14:25:28

    Merhaba Nurullah bey, Gayet isabetli bir analiz olmus . Teşekkürler

  • Sebahattin

    15.05.2026 13:04:13

    Ne olursa olsun Allahın istediğinden ileri bir oluşum olamaz. Onların büyükleri olan Deccal Ulûhiyetini ilan eder zamanına geldik. ABD'yi istedikleri gibi kullandılar, şimdi de kendi sistemlerini oturtuyorlar. Yecüc ve Mecüc'ü de (Afrika dahil her yerde görünmeye başladılar) kullansalar ne yazar. Kendisi İlah olmayan Ulûhiyetini ilan ederse, komik duruma düşmez mi? Kafirler istemese de istikamet belli. Allah bizlere yardım eylesin.

  • S.topuz

    15.05.2026 05:13:44

    "Şimdi milletin arzusuyla şeair -i İslâmiyenin serbestiyetine vesile olan Demokratlar,hem mevkilerini muhafaza, hem vatan ve milletini memnun etmek çare-i yegânesi; ittihad-ı İslâm cereyanını kendine nok ta-i istinad yapmaktır.Eski za-manda İngiliz,Fransız,Amerika siyasetleri vemenfaatleri buna muarızolmakla maniolurdular. Şimdi menfaatleri ve siyasetle ri buna muarız değil;belki muh taçtırlar.Çünki komünistlik,ma sonluk,zındıklık,dinsizlik; doğ-rudan doğruya anarşistliği in-tac ediyor.Ve bu dehşetli tah-rib edicilere karşı,ancak ve an-cak hakikat-i Kur'aniye etrafın-da ittihad-ı İslâm dayanabilir. Ve beşeri bu tehlikeden kurtar mağa vesile olduğu gibi, bu vatanı istila-yı ecanibden ve bu milleti anarşilikten kurtara-cak yalnız odur.Ve buhakikata binaenDemokratlar bütün kuv-vetleriyle bu hakikata istinad edip komünist vemasonluk ce reyanına karşı vaziyet almaları zarurîdir."...Bediüzzaman Said Nursî,Risale-i Nur Külliyatı, Emirdağ-2 - 24

  • S.topuz

    15.05.2026 05:05:19

    ..."Müslüman coğrafyası bu süreçte figüran değil, adaleti ve ahlâkı merkeze alan yeni bir mimarînin kurucu iradesi olmalıdır." ..."Şark husumeti, İslâm inkişafını boğuyor idi; zâil oldu ve olmalı. Garb husumeti, İslâm'ın ittihadına, uhuvvetin inkişafına en müessir sebebdir, bâki kalmalı.Birden o meclisten tasdik emareleri tezahür etti. Dediler: -EvetEvet ümidvâr olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür SADÂ, İSLÂM'IN SADÂSI olacaktır!"... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Sünuhat - 49 - 😢🙌🌹🤲🌹☝️🌙♥️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇩🇪🇹🇷🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    15.05.2026 04:58:32

    "İran’ın başlattığı bu finansal hamle ve ABD içindeki ideolojik körlük, 21. yüzyılın haritasını yeniden çiziyor. Doların saltanatı sarsılırken, Neocon ekibin ihtirasları ABD’yi tarih sahnesinde zayıflatmakta; mBridge gibi teknolojiler ise çok kutuplu bir dünyanın kapılarını aralamaktadır." " Hem büyük Deccal'ın, hem İslâm Deccalı'nın üç devre-i istibdadları manasında üç eyyam var."... ..."Dördüncü günü ve devresi âdileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belâgatla ümmetine haber vermiş."... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Şualar - 587 -

  • Keçeli

    15.05.2026 02:27:45

    Bu yazı, sadece ekonomik bir dönüşümü değil; küresel güç mücadelelerinin arkasındaki zihniyet krizini de doğru okuyor. Bugün İran–Amerika gerilimi ve Ortadoğu’daki çatışmalar da gösteriyor ki, artık dünya eski tek kutuplu düzeni sorguluyor. Enerji, dolar ve savaş eksenli kurulan sistemler sarsılırken insanlık yeni bir denge arıyor. Risale-i Nur’da ifade edildiği gibi, zulüm ve kuvvete dayalı düzenler kalıcı olmaz; hakikat, adalet ve maneviyat er ya da geç galip gelir. Bugün yaşananlar da maddî gücün mutlak olmadığını bütün dünyaya yeniden gösteriyor.

  • Hüseyin T

    15.05.2026 01:11:27

    mBridge ve Petroyuan meselesi, ülkemiz medyasında ya büsbütün görmezden geliniyor ya da "Batı düşmanlığı" damgasıyla zulmet köşesine atılıyor; hâlbuki bunlar, küresel finans düzeninin temel taşlarını yerinden oynatan, dünya tarihini yeniden yazan fiilî hamlelerdir. Benim nazarımda asıl hayatî sual şudur: Müslüman milletler bu büyük dönüşümde gerçek manada fail olabilecekler mi, yoksa Washington'un koltuğunu Pekin'e devrettiği yeni bir kulluk zinciriyle mi bağlanacaklar? Zira bir zâlimin pençesinden kurtulup başka bir zâlime el açmak, hürriyet değil; sadece efendinin yüzünün değişmesidir. Ümit ederim ki İslâm dünyasının idarecileri, bu tarihi fırsatı nefsanî körleşmeyle değil; ilim, irfan ve adalet pusulasını rehber edinerek, Hakk'ın rızasına muvafık bir iktisadî nizamın inşasına vesile olur. Zira gerçek kurtuluş; altının ve sermayenin bir tahakküm aleti olmaktan çıkıp, ilâhî adaletin tecelli ettiği bir düzende, insanlığa yaptığı hizmette saklıdır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı