İnsanı “düşünen ve konuşan canlı” şeklinde tarif etmişlerdir. Düşünmek ve konuşmak insanın en önemli vasfı ve özelliği, Allah’ın da insana en büyük nimetidir. Peygamberimiz (asm) “Kişiyi ayakta tutan aklıdır. Aklı olmayanın dini de yoktur”1 buyurmuşlardır.
Aklı çalıştırmamak ahmaklıktır. İnsanların Allah katındaki değeri ve makamı da aklına göredir. Peygamberimiz (asm) “İnsanlar ahmaklığı ile günahkârlardan daha büyük hatalara düşerler. İnsanların yarın kıyamet gününde mertebeleri akılları nispetindedir”2 buyurur.
“İnsan aklı gibi, hidayete eriştiren ve felâketten kurtaran bir şey kazanmadı. İşitmediniz mi, fâcirler cehenneme atıldıklarında ‘Biz aklımızı kullanmış olsaydık bu Cehenneme düşmezdik’3 diye pişmanlık gösterisinde bulunacaklardır.”4
Hz. Aişe (r.anha) sordu: “Ya Resulullah insanlar dünyada ne ile üstünlük kazanırlar?” Peygamberimiz (asm) “Akıl ile” buyurdular. Hz. Aişe (r.anha) “Herkesin kıymeti ameliyle ölçülmez mi?” Peygamberimiz (asm) cevap verdi: “Ya Aişe! Onlar akıllarından fazla bir şey yapabilirler mi? Allah’ın onlara verdiği akıl nisbetinde ibadet ederler. Ondan sonra da amelleri nisbetinde mükâfatlandırılırlar”5 buyurdular.
İnsanın akıllı olup olmadığını nereden anlarız?
Peygamberimiz (asm) “En akıllınız, Allah’tan en çok korkanınızdır. En iyiniz Allah’ın emir ve yasaklarına riayet edeninizdir. Her ne kadar nafile ibadetleriniz az bile olsa…”6 buyurarak akıllı insanı tarif etmiştir.
Evet, “İnsanı, şeref ve izzet sahibi yapan üç şey vardır. Bunlar: Akıl, din ve ilimdir.” 7
**
Sahabeler Peygamberimize (asm) sordular:
“Ya Resulullah! İnsanların en âlimi kimdir?” Resulullah cevap verdi:
“Akıllı olandır” buyurdu. Tekrar sordular:
“En çok ibadet eden kimdir?” Resulullah (asm):
“En çok akıllı olan” dedi. Bu sefer:
“İnsanların en faziletlisi kimdir?” diye sordular. Resulullah (asm):
“En akıllı olan...” buyurdular. Sordular:
“Ya Resulullah akıllı kimse, mürüvvet sahibi, cömert, konuşmasını bilen ve hatırı sayılır kimse değil midir?” dediler. Peygamberimiz (asm): “Bu saydıklarınız dünyaya aittir. Ahiret ise Allah’tan korkan muttakîlerindir. En akıllı kimse ise muttakî olan kimsedir”8 karşılığını verdiler.
“Muhakkak ki, akıllı kimse Allah’a inanan, Resulünü tasdik eden ve Allah’a ve Resulüne itaat ederek amelini İslamiyet’e uygun kılandır.” (İhya, 1:218.)
Aklın da üç mertebesi vardır. Birincisi: İfrat; diğeri tefrittir. İstenen ise vasat olanıdır. İfrattan “cerbeze”, tefritten “hamakat” ortaya çıkar. Gerçek akıl ise, aklın vasatı olan “hikmet” mertebesidir ki, “Hakkı hak bilir, ona uyar; batılı batıl bilir, ondan da sakınır.” 9
Hz. Peygamber (asm) “Akıllı, nefsini kontrol altına alıp, ölümünden sonraki ebedî hayat için hazırlanan kimsedir; ahmak ise nefsin hevasına uyan ve Allah’ın kendisini affedeceğini uman kimsedir” 10buyurmuştur.
Dipnotlar:
1- Celaleddin-i Suyutî, Camiü’s-Sağir, 4: 528, H. No: 6159.
2- İmam-ı Gazalî, İhya-ı Ulum, 1:211.
3- Mülk, 67: 10.
4- Maverdî, Ebu’l-Hasen Ali b. Muhammed, Edebü’d-Din ve’d-Dünya, s.2.
5- İmam-ı Gazalî, İhya-ı Ulumi’d -Dîn, 1: 213.
6- İmam-ı Gazalî, İhya-i Ulumi’dd-Din, 1: 214.
7- Maverdi, Edebü’d-Din ve’d-Dünya, s. 4, 11.
8- Gazalî, İhya, 1: 217.
9- İşârâtü’l-İcaz, s. 29.
10- İbni Mace, Züht, 31.