"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Acziyet ve fakriyet

Tuba Nurlan
15 Mayıs 2026, Cuma
Acziyet; insanın kendi güçsüzlüğünü hissetmesi. Fakriyet; Allah’a karşı mutlak muhtaçlığını bilmesidir.

Risale-i Nurda acizlik ve fakirlik; “işletilmeye musait iki mâden”, “vicdandan Cenab-ı Hakk’a açılan iki pencere,” “makam-ı a’lâ-yı ubudiyete uçmaya vesile olan iki kanat” gibi bir çok tabirlerle geçer.

İnsanın mahiyetine Cenab-ı Hakk tarafından nihayetsiz bir acz ve fakr yerleştirilmiştir, acz ve fakr Cenab-ı Hakk’a ulaşmaya en kısa ve selametli bir vesilesidir.

Mahiyet-i insaniye acz ile yoğrulmuştur. Ne zaman ki insan aczini hisseder, o vakit kudret-i İlâhiyeye istinad eder ve O’na (cc) dayanır, O’nunla her türlü zorluğa mukavemet eder.

Vicdanda var olduğunu Risale-i Nur’dan okuduğumuz, Cenab-ı Hakk’a açılan nokta-ı istinad ve nokta-i istimdad pencerelerinden Rabbine yönelebilmek ancak acz ve fakrını hissetmek ile mümkündür. Diğer türlü nefisten gelen yeterlilik duygusuyla Allah’a olan ihtiyacını farkedemeyen insan nefsin vartalarına kolayca kapılabilir.

Nitekim her şeyi Kadir-i Zülcelal’in eline teslim edebilmek, sadece O’ndan yardım istemek ve sadece ona dayanıp O’na sığınmak, acz ve  fakr madeninin işletilmesi neticesinde ortaya çıkan kulluk halleridir.

Aczini bilmek, haddini bilmektir. Her bir mevcudun lisan-ı hâline baktığımızda, Cenab-ı Hakk’ın farklı isimlerinin tecelli ettiğini görüyoruz. Meselâ çam çekirdeği; Cenab-ı Hakk’ın kudretine dayandığı için koca cam ağacını taşıyor sırtında... Burada bir sır vardır, acz ve fakrın kuvvete dönüşmesi sırrı.

“Senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete raptedip Kadîr-i Rahîm’in dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçı yapar” (Sözler) hakikatının sırrı tezahür ediyor.

23. Söz’de “Fâtır-ı Hakîm, insanın mahiyet-i maneviyesinde nihayetsiz azîm bir acz ve hadsiz cesîm bir fakr derc etmiştir. Tâ ki, kudreti nihayetsiz bir Kadîr-i Rahîm ve gınası nihayetsiz bir Ganiyy-i Kerîm bir zâtın hadsiz tecelliyatına câmî’ geniş bir âyine olsun” diyor.

İnsan da ne zaman kendinin bir hiç olduğunu fark ederek, sahip olduğu her şeyin Allah’a ait olduğunun idrakine vararak doğrudan Cenab-ı Hakk’a teslim olursa, Kadîr-i Zülcelal de kulunun yanında olduğunu, ihtiyacına cevap verdiğini  o kimseye hissettirir.

Cenab-ı Hakk insanı esmaları yansıtacak câmî bir ayna suretinde yaratmıştır. Mesela rububiyet-i İlâhiyeyi acz ve fakr ciheti ile anlamaya çalışalım. “Aczini ve fakrını hisseden bir nefis rububiyet davasından vazgeçer” deniliyor.

Bir ciheti de mana-yı harfî ile nefsine bakan, kendinde olanları Âlemlerin Rabbinin esmalarının birer yansıması olarak görmeye başlar. Sahip olduğunu zannettiği her ne varsa hepsinin sonsuz güç ve kudret sahibi olan Âlemlerin Rabbine ait olduğunu idrak eder.

Evliyaullahın hiçlik makamı diye tabir ettikleri halin bir ciheti de hakikat mesleği olan Risale-i Nur’da nefsin kendine mana-yı harfî ile bakması, yani kendisinde manası olmayan ancak Rabbinden gelen manaları yansıtan bir ayna olabilmesi hali olsa gerek.

Her şeyin O’na (cc) ait olduğu hakikatine teslim olan nefis her şeyi idare eden şefkatli bir el tarafından terbiye olduğunu farkederek sonsuz İlâhî rahmete şükreder. Nurlar ve sırlar âleminde manevî inayetler tezahür ettikçe şükür hissi de ziyadeleşerek devam eder.

“‘Kimin merhametiyle böyle hakîmane idare olunuyorum? Kimin keremiyle böyle müşfikane terbiye olunuyorum? Nasıl birisinin lütuflarıyla böyle nâzeninane besleniyorum ve idare ediliyorum?’ bilmektir.“ hakikatini idrak eder. (Sözler, s. 316)

Okunma Sayısı: 179
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı