"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çocuklarımız nereye gidiyor?

Ömer Said Tan
22 Nisan 2026, Çarşamba
Her şeyimizi feda ettiğimiz, “geleceğimiz” dediğimiz çocuklarımız nerede duruyor, neler yapıyor, hangi meşgalelerle büyüyor? Belki de asıl soruyu yanlış yerden soruyoruz. Asıl mesele şu: Çocuklarımız nelerle meşgul olmalı, onlara ne anlatılmalı ve nasıl yetiştirilmelidir?

Allah’a inanan insanlar olarak çocukları bir “emanet” kabul ederiz. O hâlde bu emaneti nasıl taşıdığımızı da sorgulamak zorundayız. Yoksa farkında olmadan çocuklarımızı, başkalarının çizdiği kalıplara göre mi yetiştiriyoruz? Bugün ebeveynlerin, eğitimcilerin ve hatta toplumun genelinde hissedilen huzursuzluk biraz da buradan kaynaklanmaz mı? Bu soruların cevabı, ciddi bir muhasebe ve sağlam bir yol haritası gerektirir.

Son yıllarda sıkça dile getirilen “çocuk merkezli” eğitim anlayışı, niyet olarak kıymetlidir. Ancak uygulamada dengenin kaçtığı da görülür. Ev hayatı çoğu zaman çocukların isteklerine göre şekillenir. Aile büyüklerinin sözü, tecrübesi ve yönlendirmesi geri planda kalır. Komşuluk ilişkileri zayıflar, akrabalık bağları gevşer. “Özgüvenli olsun” derken, başkalarının hakkını gözetme şuuru ihmal edilir.

Evde sınırsız serbestlik tanınır; fakat dış dünyanın kuralları hatırlatılmaz. Maddi imkânlar sunulur; ancak bu imkânların nasıl, nerede ve ne ölçüde kullanılacağı yeterince öğretilmez. Teknoloji sınırsızca erişilebilir hâle gelir; fakat sınır koyma konusunda ya geç kalınır ya da hiç başarılı olunamaz.

Bir başka önemli kırılma noktası ise değerler meselesidir. İnanç, ahiret düşüncesi, sorumluluk bilinci gibi kavramlar zaman zaman “çocuğun psikolojisini etkiler” endişesiyle geri plana itilir. Bunun yerine akademik başarı, maddi imkânlar ve ferdî hürriyet ön plana çıkar. “Biz görmedik, o görsün” anlayışıyla büyütülen çocuk, bir süre sonra ebeveynini yeterli görmez hâle gelir. Farklı rol modeller arar, başka hayatlara özenir.

Aynı evin içinde yaşanır; fakat aynı hayat paylaşılmaz. Aynı çatı altında bulunulur; ancak ortak zaman giderek azalır.

Oysa mesele sadece kurallar koymak ya da dıştan denetlemek değildir. Polisî tedbirlerle, yasaklarla ya da baskıyla kalıcı bir çözüm sağlanamaz. Asıl ihtiyaç, insanın içinde bir denge ve sınır bilinci oluşturmaktır. Yani “görünmeyen bir denetim”, başka bir ifadeyle içsel bir sorumluluk duygusu kazandırmaktır.

Bu noktada en güçlü araç, örnekliktir. Çocuk, söylenenden çok gördüğünü öğrenir. Ailenin hayatında inanç, ahlâk, merhamet ve adalet ne kadar yer tutarsa, çocuk da o ölçüde etkilenir. Peygamber Efendimizin (asm) hayatı ve Kur’ân’ın rehberliği, sadece anlatılan değil yaşanan bir değer hâline geldiğinde anlam kazanır.

Eğitim, doğumdan sonra başlamaz; daha anne karnında şekillenir. Ailenin yediği, içtiği, konuştuğu, davrandığı her şey çocuğun dünyasına bir iz bırakır. Bu yüzden sevgiyle birlikte sınır koymak, özgürlükle birlikte sorumluluk öğretmek gerekir.

Merhamet, şefkat, yardımlaşma ve başkalarını düşünme gibi değerler, nasihatle değil, yaşanarak öğretilir. Çocuk, gördüğü iyiliği tekrar eder; hissettiği ilgiyi başkasına yöneltir.

Sonuç olarak, “ağaç yaşken eğilir” sözü hâlâ geçerliliğini korur. Küçük yaşlarda verilen yön, ileride oluşacak karakterin temelini oluşturur. Dengeli, bilinçli ve değer temelli bir eğitim anlayışı benimsendiğinde, sadece fertler değil, toplum da daha huzurlu bir hâle gelir.

Çünkü iyi yetişmiş bir çocuk, sadece bir ailenin değil, bir toplumun geleceğidir.

Dipnot:

1- Asâ-yı Musa, s. 27.

Okunma Sayısı: 202
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı