"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Manevî hayatın can damarı: İttihad ve şevk

Ömer Said Tan
08 Mart 2026, Pazar
Bediüzzaman Said Nursî’nin şu beyanı ki;

“Azîz, sıddîk, çalışkan kardeşim, senin gördüğün vazife-i Kur’âniyenin hepsi mübarektir. Cenab-ı Hak sizi muvaffak etsin, fütûr vermesin, şevkinizi arttırsın. Uhuvvet için bir düstur beyan edeceğim; o düsturu cidden nazara almalısınız. Hayat, vahdet ve ittihadın neticesidir. İmtizaçkârâne ittihad gittiği vakit, manevî hayat da gider. İhtilafa düşmeyin; sonra cesaretiniz kırılır, kuvvetiniz de elden gider. (Enfâl Sûresi: 46.) İşaret ettiği gibi, tesanüd bozulsa cemaatin tadı kaçar.” (Tarihçe-i Hayat, s. 226.) sadece bir mektup değil; toplumsal dayanışma ve şahsî tekâmül için her zaman geçerli bir reçete niteliğindedir.

Barla’nın o bereketli ikliminden süzülüp gelen bu mektup, bugün hâlâ ruhlarımıza ayna tutmaya devam ediyor. Bediüzzaman Hazretleri’nin bir talebesine yazdığı o samimî hitap, aslında bugün her bir Risale-i Nur talebesinin kuşanması ve her zaman yanında taşıması gereken bir kimlik kartı gibidir: “Aziz, sıddık, çalışkan kardeşim.”

Bu üç kelime sadece bir selâmlama değil; bir hedef dairesidir. İzzetini koruyan, sadâkatten taviz vermeyen ve atalet bataklığına düşmeden gayret eden bir şahsiyet inşasının özlü ifadesidir.

Hizmet etmeye çalışırken bazen çeşitli sebeplerle zihnen yorulmak, kendi kabuğumuza çekilmek ve benzeri olumsuz hâller yaşamak mümkündür. İşte tam bu noktada, hizmet yolunda koşanların en büyük ihtiyacı; yorgun düştüklerinde omuzlarında hissedecekleri ihlaslı bir takdir elidir. Üstad, “Senin gördüğün vazife-i Kur’âniyenin hepsi mübarektir” derken, yapılan işin küçüklüğüne veya büyüklüğüne değil, niyetin kudsiyetine vurgu yapar. Bu ifade, yorgun gönüllere su serpen; “Yalnız değilsin ve yaptığın iş çok kıymetli.” diyen güçlü bir moral ve motivasyon kaynağıdır.

Mektubun devamı ise bir mü’minin, mü’min kardeşi için edebileceği ve etmesi gereken en kapsamlı dualardan biridir: “Cenab-ı Hak sizi muvaffak etsin, fütûr vermesin, şevkinizi arttırsın.”

Bir idealin peşinden giderken duamızın ve çabamızın merkezinde üç kritik safha yer almalıdır. Bunların ilki muvaffakiyettir; başladığımız işin en güzel ve en hayırlı şekilde neticelenmesidir.

İkinci safha, ruhumuza sinsi bir şekilde sızabilecek olan fütur duygusuna karşı koymaktır; yani insanın içindeki azmin kırılmasına, gizli bir isteksizliğin başlamasına ve yılgınlığın kararlılığımızı gölgelemesine izin vermemektir.

Bu yolculuğun sürekliliğini sağlayan asıl güç şevktir. Eğer şevk, hizmetin motor gücü olma görevini sürdürürse, engeller aşılır ve başarı kalıcı hale gelir.

Üstad, hayatı vahdet ve ittihadın bir neticesi olarak görür. Eğer bir yerde kaynaşmış bir birliktelik varsa, orada hayat; yani canlılık vardır. Ama fikir ve hedef birliği bozulduğunda manevî hayat da sönmeye başlar. Zamanla kişi, belki farkında olmadan-Allah muhafaza- iman ve Kur’ân hizmetinden uzaklaşabilir. Enfal Suresi 46. ayete yapılan atıf bu hakikati mühürler: “İhtilafa düşmeyin; sonra cesaretiniz kırılır, kuvvetiniz de elden gider.”

Tesanüdün bozulduğu yerde cemaatin tadı kaçar, bereket çekilir. Bugün bize düşen; “fütûr” rüzgârlarına karşı “şevk” yelkenlerini açmak ve aramızdaki uhuvvet bağlarını imtizaçkârâne bir ittihadla yeniden tahkim etmektir. Çünkü hayat, ancak birlikte ve bir olduğumuzda tam mânâsıyla yaşanır, iman ve Kur’ân hizmeti yapılabilir.

Okunma Sayısı: 132
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı