"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Süreç” neden kilitlendi?

Cevher İLHAN
22 Nisan 2026, Çarşamba
“Süreç”, takvim belirsizliğinde tıkanmış, aylardır âdeta uykuya yatırılmış. Saray iktidarının ayak sürümesi sorgulanıyor.

Bundandır ki Temmuz’da Meclis’in tatile gireceğini, yasaların âcilen çıkarılması gerektiğini bildiren DEM yöneticileri, iktidarın söylemlerinin aksine “ipe un serdiği”nden şikâyetçiler.

Öncelikle terörist başına “baş müzâkereci” ya da “başaktör” statüsüyle terör örgütü elebaşları ve militanların “affı”na dair “infaz düzenlemesi”nin geciktirildiğinden hayıflanıyorlar. Buna mukabil, iktidar mahfilleri “terör örgütünün silâh bırakmadığı”ndan yakınıyor.

Zira 27 Şubat’ta (2025) Öcalan’ın “terör örgütünün silah bırakmasıyla kendini feshi” çağrısının üzerinden bir yıl iki ay geçmesine rağmen, otuz militanın Kuzey Irak kırsalında sembolik “silâh yakma” seremonisiyle kalıp PKK’nın silâh bırakmadığı uluslararası istihbarî raporlarla teyid ediliyor.

HİÇBİR ŞARTI YERİNE GETİRİLMEDİ…

Keza MİT’in araştırmasıyla “süreç”te şart koşulan “KCK üst yapılanmasına bağlı PKK unsurlarının hiçbirinin silâh bırakmadığı tesbit edilmiş. Güvenlik bürokrasisince terör örgütünün Kuzey Irak ve Kandil’deki kamplarının durduğu, bölgedeki 30 mağaradan ancak 7’sinin boşaltıldığı, diğerlerinin boşaltılmasının beklendiği belirtiliyor.

Trump’ın İran savaşının başında, “PJAK’a ülkedeki protestoculara ulaştırmaları için modern silahlar verdik, hepsine el koyup kendilerine kaldırdılar!” ihbarı, “İran PKK’sının da silâhlanmayı sürdürdüğünün ikrarı.

Bu arada PYD/YPG’nin omurgasını oluşturduğu ve bölgedeki Amerikan Merkez Kuvvetleri Komutanı’nın sevimli göstermek için “Suriye Demokratik Güçleri (SDG)” adını verdiği “Suriye PKK’sı”, ülkenin kuzeyinde, Fırat’ın doğusunda Haseke merkezli kantonlar üzerinden “otonomi” konumunu tahkim ediyor.

Suriye ordusuyla göstermelik “entegre”nin dışında Cumhurbaşkanı’nın ifadesiyle, ABD’nin füzeden uçaksavara 50 bin TIR dolusu her türlü silâhla silahlandırdığı, İsrail’in eğittiği en az 80 bin silahlı militanını işgalindeki bölgede tutmakla Türkiye’nin dibinde “ikinci İsrail” işlevini görecek emperyal güçlerin güdümündeki taşeron “koridor devlet”in altyapısı oluşturuluyor.

Özetle, İran’ın kuzey batısından Kuzey Irak’a, Suriye’nin kuzey doğusuna uzanan kontrolündeki alanda PKK’nın bütün unsurları “özerklik” perdesinde “devletleştiriliyor.”

Ve “terörsüz Türkiye” sloganıyla başlatılan “süreç”te “terör örgütünün kendini feshi” bir yana ağır silahlarla “silahlanmayı” sürdürmesi, “süreç”i çıkmaza sokuyor.

SİYASÎ OPERASYONLARDA SU-İ İSTİMALİ

Akametin sebebi, şüphesiz baştan beri “süreç”in, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ekseninde değil, kırk bin insanın katlinden sorumlu müebbet hapse mahkûm terörist başına endekslenmesi.

Önceliğin “Türkiye’nin demokratikleşmesi” değil; yargıyı “siyasetin aparatı” haline getiren siyasî iktidarın, “süreç”i topyekûn muhalefeti sindirmede kullanması. İktidardakilerin, “süreç”i “kurucu önder” övgülerini dizdikleri “terörist başının tâlimatları” üzerine kurmaya kalkışmaları.

Dahası siyasî operasyonlarla siyasî rakiplerini tasfiyeyi, antidemokratik ve hukuk dışı haksızlıklarla yüz binlerce oy farkıyla seçilmiş belediye başkanlarını kriminalize edip millet irâdesini kelepçelemeleri.

Ve “tek kişilik rejim” uğruna, Cumhurbaşkanı’nın dördüncü kez adaylığı, ömür boyu iktidar koltuğunda kalması hesabına terörist başının isteğiyle DEM’in devşirilmesine âlet edilmesi.

“Terörist başının otoritesine uyulması”nı salık veren iktidar partisi sözcülerinin “silah bırakıldığını görmek istiyoruz” çıkışları, “terör örgütünün silah bırakması” ön şartını ileri süren Meclis Başkanı’nın “süreç’ başarısız olursa sivil siyaset duvar altında kalır!” tehdidi bundan.

Neticede “sürec”i istismardan hayır” çıkmıyor. “İktidar cephesi”nin siyasî emeller uğruna su-i istimali “süreç”i zehirliyor. Bu yüzden düşülen vartada “süreç’in kilitlendiği” açıkça itiraf ediliyor.

Türkiye’yi demokratikleştirmeden “Kürt sorunu’ çözülüyor” gibi gösteriliyor; yine demokrasiye, hukuka ve “süreç”e yazık ediliyor…

Okunma Sayısı: 225
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı