"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Okuyucu mektupları” üzerine değerlendirmeler -1

24 Mart 2020, Salı
İlkinde (2010-12) intizamlı fasılalarla yaptığımız “‘okuyucu mektupları’ üzerine mülâhazalar”ımızı bu ikinci yazarlık devremizde (2017- ~) aksattığımızın maalesef farkındayız!

“Okuyucu yorumları”ndan söz ediyoruz... 

Sağ olsunlar köşemizin ta’kipçileri, gerek “yeniasya.com.tr,” gerek şahsî e-mail adresimiz ve(ya) cep telefonu numaramız vasıtasıyla yazılarımıza dair yorumlarını iletmekteler. 

Bizse itiraf edelim ki kesinlikle “şahsî ihmal” neticesinde, bu yorumlara ekseriyetle bîgàne kalmış bulunuyoruz—bilvesile özür dileriz! 

Fakat inşallah bundan böyle aralıklarla bu tür yorumlara icap ettiği ölçüde köşemizde yer vermeye çalışacağız. Böylelikle sair okuyucularımız hem bu enteresan tespitleri hem de bu yorumlarla alâkalı görüşlerimizi öğrenme imkânı bulacaklar. 

Ve işte,—elbette mukàbil teşekkürlerimiz ve duâlarımız ile—başlıyoruz... 

***

11 Şubat 2020 tarihli ve “Vefat ve ta’ziye yazıları veya yazarlarımızın vefası...” başlıklı yazımız hakkında: 

Hilâl: “Orhan Bey’in yazılarını da severek okuyorum—çok güzel tahliller ve araştırmalar yapıyor ve bizlere sunuyor. / Fakat muhterem abimiz Osman Zengin’in 100’ ün üzerinde [ta’ziye yazısı] yazdığını bilmiyordum! Kitap ne zaman çıkar acaba, bilmem.”

İlgili kitap (“Allah Rahmet Eylesin” – ta’ziye yazıları) Yeni Asya Neşriyat’a (YAN) teklif edilmişti. Fakat “sahasında orijinal” addedebileceğimiz çalışma—her hâlde—geçen birkaç senelik zaman vetiresindeki namüsait şartlar yüzünden neşredil(e)medi... 

Bundan sonra olur mu, onu da biz bil(e)meyiz! 

***

20 Şubat 2020 tarihli ve “Yeni Asya’da yazmak” başlıklı yazımız hakkında: 

Said Yüksekdağ: “Bu güzel düşünceleriniz ve tespitleriniz için Rabbim ebeden razı olsun Orhan Ağabeyim! Bizler için şevke medar oldu... İnşâallah okumaya ve yazmaya devam edeceğiz. / Rabbim, sizleri ve bizleri hizmetten ve istikàmetten ayırmasın, Nur’a hakikî talebe olanlardan eylesin inşâallah!”

Abdurrahman Aydın: “‘Mü’min, Allah’ın nuruyla bakar.’ hadîsi fehvasınca ve ‘takdir edici yoldaş’ olmaya yaraşırca, yazarları teşvik eden bu şehadetiniz[in],—başka şeylerimizi değil—belki Risale-i Nur’un ışığını günümüze tutarak hâdiselerin mahiyetini gösterme gayretimizi arttırmasını niyaz ederim!”

Hem Said Yüksekdağ hem de Abdurrahman Aydın şahsen bizim ve—tespit edebildiğimiz kadarıyla—sair yazarlarımızın beğenisini kazanan münevver kalemlerimizden. 

Bizi tenvir ve motive edici yazı gayretlerinin devamını hassaten rica ve temenni ediyoruz! 

Bilâl Tunç: “Bugünkü yazınızı okudum. Tebrikler sunuyorum! / Gözüme ilişen kelime, ‘kàbilinden...’ Bu cümlede ‘kabîlinden’ olmalıydı sanıyorum. / Selâm ve muhabbetler!..”

Bu fakir, mesleği “gazetecilik-yayıncılık” olsa da bir “transkripsiyon” (dil bilimi) mütehassısı değil. Fakat elhamdülillah “ortalama bir yazar”ın yazım (imlâ) bilgisini haiziz. 

Osmanlıcaya vâkıf olduğunuzdan belki de haklısınız! Fakat biz de yazılarımızda—bazen ihmal etsek de—telâffuza (söyleyiş/söyleniş) uygun bir yazımı tercih etmekteyiz. 

Dolayısıyla “kàbilinden” kelimesinin yazılışının hem—bilhassa mühimsediğimiz—“fonetik (ses bilgisi) ciheti,” hem de “sözlük mânâsı” (Osmanlıca-Türkçe Lügat, s. 597.) itibariyle doğru olduğuna kàniiz. 

Okunma Sayısı: 1088
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nahit Topaloğlu

    25.3.2020 18:14:24

    Orhan Kardeşim, Bilal Tunç Ağabeyin "kabîlinden" kelimesi hakkındaki ikazı bence de doğrudur. "Bu kabil" "Bu kabilden" "kabîlinden" biçimindeki kullanımlarda kelime "‘kabîl"dir. yani "a" kısadır. Osmanlıca-Türkçe Sözlük s.597. şeklinde verdiğiniz kaynak kimin eseridir belirtmemişsiniz ama Develioğlu'nun lügati ise eğer, oradaki bilgiler de Bilal Tunç'u destekler mahiyettedir. TDK sözlüğü de aynı şekilde Bilal Tunç'u doğrulamaktadır: "Kabîl: Türlü, gibi, benzer" Durumu bir dahaki yazınızda tashih ederseniz isabetli olur. düşüncesindeyim. Bir hocamız vardı Edebiyat fakültesinde. Benzer tartışmalarda "Lügata pehlivanlık olmaz," der ve ne kadar makbul lügat varsa hemen açtırır, yerinden okuttururdu. Muhabbetlerimle . Bâki selamlar

  • A. AYDIN

    24.3.2020 23:55:39

    🙂

  • cenk çalık

    24.3.2020 14:27:39

    İkinci husus ise gazetemizin başyazarı Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin her gün çıkan yazısına yorum yapmak. Birçok kazanıma vesile olacağını düşünüyorum. Mesela günlük okumamızın bir kısmını yapmış olacağız,günlük gündemi doğrudan risale-i nur'dan yakalamış olacağız,diğer yorumları okumak bizlere göremediğimiz bir açıyla eksiklerimizi tamamlamamıza vesile olması gibi çok sayıda kazanım bizi bekliyor gibi. Gayret bizden, muvaffakiyet Rabbimizdendir.

  • cenk çalık

    24.3.2020 14:17:35

    Yazılarınıza bir katkı ve şevke medar olması için iki noktayı nazara vermek istiyorum. Belki sizde uygun ve yararlı görürseniz yazı olarak yazmak isteyebilirsiniz. İlki bir zaman önce bir karar aldım. Gazetemizde yazar ayırt etmeden her gün hangi yazı çıkarsa okuma kararı aldım. Bu bana çok şey kattığını itiraf etmeliyim. Zira gündemi risale-i nur gözüyle değerlendiren abilerden okumak hadiselerin bizlere hakikat yönünün anlaşılması açısından çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Eğer buradan bu bilgileri almaz isek sosyal medya,yazılı-görsel diğer medyalardan gelen yanlış bilgilerle hataya düşme ihtimalimiz çok yüksek. Bu tehlikeden kurtulmanın en sağlam yolu Yeni asya yazarlarını günü gününe takip etmektir diye düşünüyorum.

  • cenk çalık

    24.3.2020 14:10:19

    Son olarak da üslubunuzun akıcı olduğunu belirtmem gerekiyor. Bir nefeste okunan ve okuru sıkmayan bir diliniz var maşaAllah. Üslubunuzda noktalama işaretlerini de sıklıkla ve ustaca kullanmanız da sizi çoğu yazardan ayıran özelliklerinizden.En zevkle okuduğum yazarlardansınız. Emeğinize sağlık Orhan abi. Rabbim hizmetlerinizi daim eylesin inşaAllah!...

  • cenk çalık

    24.3.2020 14:10:10

    Yeni Asya yazarları içerisinde ayrı bir yeriniz var. Yazdığınız formatta başka yazarın olmaması sizi alanınızda ayrı bir yerde tutuyor. Takip ettiğim ve anladığım kadarıyla yazılarınız genelde analiz ve motivasyon olmak üzere ikiye ayrılıyor. Analiz kısmında geçmiş dergi pasajları, bazı yazarlarımızın önemli değerlendirmeleri ve yayınlarımızla alakalı plan ve projeler olduğunu müşahede ediyorum. Bu analizleri okuyunca " Yeni asyada ne işler yapılıyor da haberim olmuyormuş" şeklinde düşünüyorum. Motivasyon yazılarınızda da özellikle bazı yazarlarımızın değerlendirmelerine nazara vererek dikkat çekiyorsunuz. Bu da hem ilgili yazarı motive ederken o yazıyı okuyan abi ve kardeşlerinde dikkatini celp ederek o yazıları okuması yönünde motive olmasına vesile oluyorsunuz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı