"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hısset ve iktisat

Osman KOYUNCU
16 Mayıs 2019, Perşembe
Şeklen birbirlerine benzeyen hatta halk arasında birbirine karıştırılan, fakat birbirinden farklı olan pek çok olay vardır.

Cömertlik ile israf, hısset (cimrilik) ve iktisat, birbirinin aynı gibi görülüp karıştırılabilen meselelerdendir. Cimrilik, aşırı şekilde dünyayı sevme, mal biriktirme sevdası ve imanın zayıflığından kaynaklanan ruhî bir hastalıktır. Bediüzzaman’ın ifadesi ile cimrilik, tamahkârlık (aç gözlülük) ve aşırı hırsın bir karışımıdır. İsraf, nimetleri hor görmek, hafife almak ve nimetleri verene karşı nankörlükte bulunmak manasına gelir. İktisat, malı gerekli olduğu zaman gerekli ve istenen miktarda israf etmeden kullanmak demektir. Cömertlik, kendisi muhtaç duruma düşmeyecek şekilde, ihtiyacı olanlara, kendi mallarından vermektir.

Bediüzzaman, hısset ve cömertliğin farklarını, kendi hayatından verdiği bir misalle özet olarak şöyle açıklıyor. Kendisini ısrarla hediye edilen iki buçuk okka balı, yanındaki üç talebesine Ramazanda yedirmek ve onları tatlısız bırakmamak için talebelerine almalarını söyler. Ramazanda her gün birer tatlı kaşığı bal alırlar, hem onlar tatlısız kalmazlar hem de hediye eden sevap kazanır diye düşünür. O mübarek talebeler birbirlerinin nefislerini okşayıp, ısrarla birbirlerine ikram edince, iktisadın güzel hikmetlerini unutup otuz gün iktisatla yiyecekleri balı üç günde bitirirler. Bediüzzaman onlara, “Ben sizi 30-40 gün o balla tatlandıracaktım, siz 30 günü üçe indirdiniz, afiyet olsun” dedi ve kendi bir okka balından küçük bir kaşıkla onlara vererek 30-40 gün onları tatlısız bırakmadı.

Bediüzzaman, “Benim halimi görenler o vaziyetimi belki hısset telâkki etmişlerdir. Öteki kardeşlerimin üç gecelik vaziyetini bir civanmertlik telâkki edebilirler. Fakat hakikat noktasında o zahiri hısset altında ulvî bir izzet ve büyük bir bereket ve yüksek bir sevap gizlendiğini gördük. Ve o civanmertlik ve israf altında, eğer vazgeçilmeseydi, bir dilencilik ve gayrın eline tamahkârane ve muntazırane bakmak gibi hıssetten çok aşağı bir haleti netice verirdi.” buyurmuştur.

İnsana düşen, israf ile cimrilik arasında orta bir yol bulmaktır. Dünya ve içindeki kaynaklar sınırlı olduğuna göre bu kaynaklar israf etmeden kullanılmalı, bunların bir gün sona ereceğini düşünmeliyiz. Araf Sûresi 31’de Allah, “Yiyin için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez” diyor. 

Peygamberimiz (asm) mana olarak “insanoğluna bir vadi dolusu altın verilse daha yok mu der.” buyurmuştur. Bu konuyla alâkalı olarak İmam-ı Azam Hazretleri de “İsrafta hayır olmadığı gibi hayırda da israf olmaz.” diyor.

İnsan, bir bardak içine bir kazan su dökse, bardak kapasitesi kadar su alır, diğeri dışarı dökülür. İnsan vücudu, çok mükemmel bir mu’cize-i kudrettir, çok harika bir makinedir. İnsanın günlük bal ihtiyacını on gram balın karşıladığını düşünelim. Eğer insan, on gram yerine yüz gram bal yerse, 90 gram balı fuzulî şekilde dışarı atmış olur. Halbuki bu 90 gram bal ile dokuz kişi daha ihtiyacını karşılayabilir. 

Peygamberimiz (asm) “İktisatlı insan ailece geçim sıkıntısı çekmez” diyor. Üç kişinin iki buçuk okka balı tüketmesi, birbirlerine ikram etmesi bir iyilikseverlik değildir. Görünen bu zahirî cömertliğin altında büyük bir israf vardır. İnsan günde bir kilo bal yese bile yine vücut on gr baldan aldığı faydaları alır, gerisini dışarıya atar. Hem de iktisatta büyük bir bereket vardır. İsrafta bulunan bir nevi şeytana arkadaş olmuş olur, çünkü israf şeytanın istediği şeydir. 

Peygamberimiz (asm) “İsraf ve gösteriş olmaksızın yiyiniz, giyiniz, tasadduk ediniz. Allah verdiği nimeti kulunun üzerinde görmekten hoşlanır” ve “Sadâkanın hayırlısı, kişiyi fakir yani başkasına muhtaç duruma düşürmeyecek kadar olandır” buyurmuştur. Hz. Peygamber (asm) malın tamamını sadâka olarak vermeyi veya vasiyet etmeyi yasaklamıştır. İktisatlı davranmak, Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmaktır. İktisat Allah’ın ahlâkı, israf ve cimrilik ise şeytanın ahlâkıdır.

Okunma Sayısı: 1052
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı