"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye’de demokrasi ve sivil toplum

Osman KOYUNCU
12 Aralık 2021, Pazar
Demokratik ülkeleri ayakta tutan, okumuş ilim sahibi kişilerden oluşan sivil toplum kuruluşlarıdır. Sivil toplum kuruluşunun olmadığı veya etkisiz kaldığı yerler, adalet ve hukuktan yoksun, ekonomik yönden gelişmemiş ülkelerdir.

Dinin en rahat uygulandığı yerler de yine demokratik ülkelerdir.  İslâm, Avrupa’nın aydınlanmasına (düşünce ve teknik açıdan) büyük katkılar sağladı. Osmanlı’da ise, ilim ve teknikten uzaklaşılınca çöküş başladı. 

Allah’ın sonsuzluk sıfatının bir cüz’î ve sınırlı tecellîsi, insanlara özgürlük ve hürriyet olarak yansımıştır. İnsanın gelişip ilerlemesi, kendisine fıtrî olarak verilen hürriyetler sayesinde olur. Hürriyet, Allah’ın insana verdiği en büyük hediyelerinden biridir. Ne yazık ki bazı idareciler ve dinî liderler, özgürlük ve hürriyetleri kendilerine has veya istediklerine dağıtılacak bir ulûfe olarak görüyorlar.

İslâm geldiğinde, toplumun bütün özelliklerini, gelenek ve göreneklerini ortadan kaldırıp tepeden tırnağa tamamen yeni özellikler getirmedi. Fıtrata uygun olanları bıraktı, yanlış olanları ise düzeltti. Bir kısmının değişmesini zamana yaydı (köleliğin kalkması gibi). Cenab-ı Hak insana akıl, irade ve mantık verip dünyada tasarruf yetkisi vermiştir. Demek hikmet-i İlâhiye, zaman ve zemine göre bunları düzeltmemizi ve dünyayı imar etmemizi istiyor. Fıkhın bir kısmı farz, bir kısmı vacip, bir kısmı da sünnettir. Büyük bir kısmı da zamanın geleneklerine uygun kurallardır. Allah’ın değişmez hükümleri (ahkâmlar) yanında zamana ve zemine göre yorumlanmaya ihtiyaç gösteren müteşabih (fenler ile yorumlanan) âyetler ve hadisler vardır. Sosyal hayatın bazı kuralları, insanlığın müşterek aklı ile çıkarılması gerekiyor; akla, zaman ve zemine göre bu kurallar ‘tecdit’ edilir. Eskiden gelen bazı yanlış anlaşılmış kuralları uygulamak, topluma fayda vermez. Bunlar bilinmeden, kâinatın çekirdeği olan insanı, iradesiz bir yaprak durumuna düşürüyorlar. 

Kur’ân ve kâinat kitabını, müsbet ve doğru fen bilimleri ve mantık ışığında birlikte okumalıyız. Gelişmiş toplumlar, sibernetik ilmi ile bitki ve hayvanların hareketlerini taklit ederek büyük teknolojiler üretiyor. Yani onlar hayvan ve bitkilerden istifade ediyor, fakat geri kalmış toplumlar insanlardan bile istifade edemiyor. 

Gelişmiş toplumlar, sivil toplum kuruluşu, fen ilimleri, demokrasi, hukuk ve hürriyetlerin değerini bildikleri için terakkî ettiler. Geri kalmış ülkelerde sivil toplum kuruluşları olmaz. Çünkü gelişmemiş toplumlarda kalkınmayı sağlayacak birlikte yaşama kültürü yoktur. Neme lâzım başkası düşünsün der, asalak gibi başkasının emeğinden faydalanmak ister. Bazıları da toplumum değerlerini kullanarak maddî ve manevî emellerine basamak yapıyor. Bu şekildeki toplumların oluşturduğu sözde sivil toplum kurumlarının çoğunu bazı çıkar grupları istismar ediyor. Onun için böyle ülkelerde sivil toplum kuruluşları ülkeye faydadan çok zarar veriyor.

Okunma Sayısı: 1596
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı