"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nerede kalmıştık?

21 Ocak 2020, Salı
Burada kalmıştık; bu satırlarda, bıraktığımız yerde. Fakat köprünün altından, çok sular akmış bir vaziyette…

Tevafuk bu ya, o zamanki son yazımız, 15 Temmuz 2016’da neşredilmiş. O zamandan sonra, ortadan kaybolmuşuz gibi bir intiba uyanmış. Hatta bizim burada, onu diline dolayan, hariçten densizler bile olmuş. Yazı o güne tevafuk etti, ama biz daha önceden yazmamayı niyetlemiştik.

Neyse… Yarım asırlık neşriyat hayatında, hep Üstad Said Nursî Hazretlerinin, meslek ve meşrebini takip etmeye çalışan Yeni Asya, hadiselere sathî değil, derinden baktığı ve Üstadın en büyük özelliği olan adalet-i hakikiye mesleğini esas aldığı için, ölçüleri keyfîyet olanlar tarafından hep yanlış anlaşıla gelmiştir.

 Bizler, Üstadın, İ’lâ-yı Kelimetullah bayrağını burçlara dikme hedefinde, hep birer nefer gibi çalışmışızdır, çalışıyoruz şükür. Siyâsetle, devleti ele geçirme gibi (bizim kitabımızda hiç yeri olmayan) şeylere değil, iman-Kur’an hizmetlerine vaktimizi sarf ediyoruz. Bu uğurda da tabiî, yanlış anlayanlar tarafından, çeşitli şekillerde itham ediliyoruz. Olsun, kimin ne dediği mühim değil. Herkesin dediğine bakacak olsak, sırat-ı mustakimde yoluna devam eden bizim kervanımız yol alamaz.

15 Temmuz’dan sonraki günlerde, müteyakkız bir kardeşim yanıma geldi. “Osman Abi, Yeni Asya; 12 Mart 1971’den sonra ne dediyse haklı çıktı… 12 Eylül 1980’den sonra ne dediyse haklı çıktı...28 Şubat 1997’den sonra ne dediyse haklı çıktı… Bunda da haklı çıkacak inşâallah! Ama üç, ama beş sene sonra haklılığı anlaşılacaktır.” Böyle şuurlu kardeşlerimizin ferasetine helâl olsun! Şükür, şimdiye kadar yanılmadık, yanıltmadık. Şaşırmadık, şaşırtmadık. Çünkü elimizdeki muvazenemiz sağlam.

 Yeni Asya’mız, enteresan bir gazetedir. “Yeni Asya yazıyorsa, doğrudur” sloganı, hiçbir zaman yüzümüzü kara çıkartmadı şükür. 51. Sene-i devriyesine yaklaştığımız bu günlerde, ilk günlerdeki gazetemizle, bugünkü gazetemizin tahlillerine, hadiselere bakış açısına bir bakın, hiç zikzak var mı? Hiç, aziz okuyucularını yanıltmış, yüzünü kara çıkartmış mı? Her zaman, Üstadından aldığı dersle, ihtilalci olan mübalağaya yanaşmamış, hadiseleri ve şahısları, kameti kıymetince değerlendirmiş. Ne, dün “Haydar ağa” diye göklere çıkarmış, ne de bugün “ Haydo” diye yerin dibine batırmıştır. Haydar’a hep ismiyle hitap edip, “Haydar” demiştir.

Bugüne kadar, haksızlığa kimler maruz kalmışsa, hep onun yanında, “Hakkın hatırı âlidir, hiçbir hatıra feda edilmez” prensibiyle hareket etmiştir. Şimdiki tatlı su kahramanları gibi, rahat zamanda konuşup, sıkıştığında sıvışmamıştır. Siyâsî, v.s. görüşü farklı da olsa, hep haklının yanında olmuştur. Bugün üst seviyelerde bulunan şahısların uğradığı haksızlık ve mağduriyetlerin de yanında olmuş. Haksızlara da, hakkı haykırmıştır.

Evet, nerede kalmıştık? Hakkı, doğruyu bıraktığımız yerde... Yine oradan sizlere hitap etmeye devam, inşâallah!

Okunma Sayısı: 880
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mücahit

    21.1.2020 23:42:14

    Abdullah Tunç abi, vallaha ben Osman abinin yazdığını anladım. 28 Şubatta Erbakan haksızlığa uğradı gazetemiz destekledi. Erdoğan’ın uğradığı haksızlıklardan, Siirt hapsi, e muhtıra gibi hadiselerde hep destekledi.

  • Abdullah Tunç

    21.1.2020 17:18:03

    " Bu gün üst seviyelerde bulunan şahı ların uğradığı haksızlık ve mağduriyet lerinde yanında olmuş" cümlesi izaha muhtaç,çünkü yanlış anlaşılmaya müsait bir cümledir.

  • Ceren

    21.1.2020 08:51:52

    Evet Osman abi, bizde sizi, bizi bıraktığınız yerde bekliyorduk. Tekrar hoş geldiniz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı