Ekonomi politikalarını eleştiren DEVA Partili İdris Şahin, iktidarın mazeret üretme hakkının kalmadığını belirterek, milletin bunun hesabını ilk sandıkta soracağını söyledi.
Ankara - Mehmet Kara
[email protected]
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, hukuktaki “ayıplı hizmet” kavramını siyasî tabloya uyarlayarak, iktidarın verdiği vaatlerle vatandaşların yaşadığı koşullar arasında büyük bir fark bulunduğunu ifade etti.
İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Şahin, şunları kaydetti: “Hukukî bir kavramı siyasete tercüme edersek, iktidarın millete sunduğu hizmetin adı artık ayıplı hizmettir. Çünkü millet refah istedi, siz yoksulluk teslim ettiniz. TÜRK-İŞ’in son araştırmasında dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 120 bin lirayı aştı. Asgarî ücret, bir ailenin yalnızca mutfak giderini dahi karşılayamaz hâle geldi. Emeklinin aylığı açlık sınırının binlerce lira altında kaldı. Sonra çıkıp ekonominin iyiye gittiğini söylüyorsunuz. Kimin ekonomisi iyiye gidiyor? Pazara çıkamayan emeklinin mi, kirayı ödeyemeyen çalışanın mı, çocuğunun beslenme çantasını dolduramayan annenin mi? Millet size sofrasını büyütün diye yetki verdi; siz sofradan eti, sütü, meyveyi eksilttiniz. Vatandaşı kredi kartına, esnafı borca, emekliyi pazardaki artık ürünlere mahkum ettiniz.”
“On iki paket çıktı, adalet gelmedi”
Yargı alanında çıkarılan düzenlemelerin temel sorunları çözmediğini vurgulayan Şahin, “Millet adalet istedi, siz paket teslim ettiniz. On iki yargı paketi çıkardınız ancak paketlerin numarası büyürken adalet bekleyenlerin sırası bir türlü gelmedi” dedi.
Gençlerin, öğretmenlerin, çiftçilerin yaşadığı mağduriyetlerin bir an önce giderilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, şu değerlendirmelerde bulundu: “Millet çocuklarına gelecek istedi, siz belirsizlik teslim ettiniz. Millet üretim istedi, siz çiftçiye zarar teslim ettiniz. Millet liyakat istedi, siz sadakat teslim ettiniz. Ortaya çıkan tablo açıktır: Refah vadettiniz, yoksulluk teslim ettiniz; adalet vadettiniz, güvensizlik teslim ettiniz; demokrasi vadettiniz, baskı teslim ettiniz. Hukukta vaat edileni karşılamayan hizmet ayıplı hizmettir. Siyasette de millet, kendisine verilen sözle yaşadığı hayat arasındaki farkı gayet iyi görmektedir. Bu iktidarın eksiklerini giderme süresi de mazeret üretme hakkı da tükenmiştir. Millet bu ayıplı hizmetin hesabını ilk sandıkta soracaktır.”