"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Oruç, sosyal hayat açısından yardımlaşma ve dayanışma vesilesidir!

Prof. Dr. İlyas Üzüm
20 Mart 2024, Çarşamba 01:04
RAMAZAN RİSALESİNDEN GÜNLÜK MESAJLAR

Said Nursi, Ramazan Risalesinin Üçüncü Nüktesinde orucun “hayat-ı içtimaiye-i insaniye”ye yani sosyal hayata bakan yönüyle de çok hikmetler ihtiva ettiğine dikkat çekiyor. Bunlardan birisi olarak orucun insanlara özellikle varlıklı olanlara yoksulun halini bir şekilde hissetme imkanı verdiğini, bunun da toplumsal dayanışma ve yardımlaşmaya vesile olduğunu belirtiyor. Metin şöyle: 

“İnsanlar maişet cihetinde muhtelif bir surette hâlk edilmişler. Cenâb-ı Hak, o ihtilâfa binaen, zenginleri fukaraların muavenetine davet ediyor. Halbuki, zenginler fukaranın acınacak acı hâllerini ve açlıklarını, oruçtaki açlıkla tam hissedebilirler. Eğer oruç olmazsa, nefisperest çok zenginler bulunabilir ki, açlık ve fakirlik ne kadar elîm ve onlar şefkate ne kadar muhtaç olduğunu idrak edemez. Bu cihette insaniyetteki hemcinsine şefkat ise, şükr-ü hakikînin bir esasıdır. Hangi fert olursa olsun, kendinden bir cihette daha fakiri bulabilir; ona karşı şefkate mükelleftir. Eğer nefsine açlık çektirmek mecburiyeti olmazsa, şefkat vasıtasıyla muavenete mükellef olduğu ihsanı ve yardımı yapamaz, yapsa da tam olamaz. Çünkü, hakikî o hâleti kendi nefsinde hissetmiyor.”1

Dünyanın bütün toplumlarında insanlar arasında ekonomik durum bakımından büyük farklılıklar olduğunu biliyoruz. Kimleri çok varlıklı, kimileri “kendi yağıyla kavrulacak” durumda, kimileri temel ihtiyaçlarını bile karşılamada ciddi sıkıntı içinde olabiliyor. Bunun hiç şüphesiz kadere bakan boyutu var2, insanların çalışma ve gayretine bakan boyutu var. Ama durum ne olursa olsun, tabakalar arasındaki maddi imkanlar bakımından bu farklılık birtakım sorunlara yol açabiliyor. Özellikle fakir ve yoksul olanlar varlıklı kimselere içten içe düşmanlık besleyebiliyor. Bunlar giderek -tarihte görüldüğü gibi- büyük sosyal kargaşalara da yol açabiliyor. Kur’an infak, zekât, sadaka gibi emirlerle toplumsal dayanışma ve yardımlaşmayı emrediyor. Bu açıdan bakıldığında Ramazan orucu aynı zamanda buna hizmet eden bir mahiyet taşıyor. Metinde açıkça ifade edildiği üzere oruç tutan bir kimse bizatihi yaşayarak yoksulun ve açın halini hissetme imkanı buluyor. Bu suretle hemcinslerine yardım etmeye dair güçlü bir şuur oluşuyor, onlara karşı şefkat duyuyor, yardım etmek için elini cebine daha çok atıyor. 

Sosyal hayata yansınmaları açısından Ramazan-ı Şerifte çarşı ve pazarların rengi değişiyor. Üretimler artıyor, çeşitler artıyor. Yoksullar daha çok gözetiliyor. Dul, yetim ve fakirlere daha çok el uzatılıyor. Her yerde dalga dalga yardımlaşma ve dayanışma faaliyetleri gözleniyor. Yardım paketleri hazırlanıp bazen başka diyarlara gönderiliyor. Kurulan iftar sofralarına akrabalar çağrılıyor, sıla-y rahim kuvvetleniyor; fakirler, gurbette olanlar yahut öğrenciler davet ediliyor muhabbet ortamları teşekkül ediyor. Böylece Ramazan insanların sadece şahsî hayatıyla ilgili faziletlerin söz konusu olduğu ay değil aynı zamanda maddi ve manevi paylaşımın gerçekleştiği dinî-içtimai şölen özelliği taşıyor. Ne mutlu hissesi ziyade olanlara!

Dipnotlar:

1- Mektubat (İstanbul 2020), s. 396-397.

2- Bk. Ra’d 13/26.

Okunma Sayısı: 932
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı