ACBÜ’Z-ZENEB
DR. BAHRİ TAYRAN
Zerrelerin halden hâle geçmeleri ve canlıların vücutlarında yer almaları ve dolaşmalarının binlerce hikmetinden bir hikmeti, zerreleri nurlandırmaktır ve âlem-i uhreviye (ebedi âlem) binasına lâyık
zerreler olmak için, hayattar ve manidar kılmaktır.
Bediüzzaman, önce “zerrelerin hareket etmeleri” yani havayla, suyla, toprakla taşınmaları ve canlıların vücutlarında görev almaları ile Cenâb-ı Hakk’ın “nihayetsiz rahmet hazinelerinin hediyelerini, nihayetsiz kudret mucizelerinin numunelerini gösterdiği” tesbitinde bulunur. Ve zerrelerin “mükemmel bir düzen içinde görevlendirildiğini” söyler. (30. Söz, 2. Maksad, 1. Nokta, 2. Mebhas)
Zerrelerin hareket etmeleri, taşınmaları, bir molekülden başka bir moleküle dönüşmeleri, bir canlıdan başka bir canlıya geçmelerinin kader programındaki büyük amaç ve hedeflerinin mevcudiyetini ise şöyle ortaya koyar:
Zerreler canlı vücutlarında eğitim görmektedir
Zerrelerin halden hâle geçmeleri ve canlıların vücutlarında yer almaları ve dolaşmalarının binlerce hikmetinden bir hikmeti, zerreleri nurlandırmaktır ve âlem-i uhreviye (ebedi âlem) binasına lâyık zerreler olmak için, hayattar ve manidar olmaktır, diye tespit eder. Devamında açılımını yaparken bitkiler, hayvanlar ve insanların vücutlarında görev alan zerrelerin aynı zamanda eğitim gördüğünü söyler. Çünkü ona göre zerreler için her bir canlı, terbiye dersini (yani gelişmesini) almak için bir misafirhane, bir kışla, bir mektep (okul) hükmündedir ve cansız zerreler onlara girmekle nurlanırlar. (3. Nokta/510). “Neden böyle bir eğitim cansız zerrelere verilmektedir?” sorusuna şu cevabı verir: “Bu zerreler birer vazife görerek, baki (ebedi) âleme bütün eczasıyla (birimleriyle) hayattar olan ahiret âlemine zerreler olmak için liyakat kazanırlar.” (30.Söz, 2. Maksad, 3. Nokta/510)