"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İhlâs, şevk ve beklenti

22 Mayıs 2019, Çarşamba
Kur’ân, iman, İslâmiyet ve Risale-i Nur hizmetinin her zamanı ve her kademesi ve her müntesibi makine-i buhar-ı ihlâsla çalışır.

Ve başta hizmetkârlar, nuranî hademeler ve nura muhtaçlara yine ihlâsla fayda verir ve bu faydaları da yine ancak ihlâsın devam ettirilebilmesi temin eder, sağlar.

Bu hizmetlerde, imanî, Kur’ânî ve İslâmî hizmetlerde ihlâsın yerine başka herhangi bir şey ikame edilir veya ikame edilmeye çalışılırsa sırıtır.

Haksız olarak bu hizmette, sahte hamiyetfuruşluk yapanlar veya fedakârlıkta, hizmetkârlıkta bulunanlar veya kendilerine maddî, manevî makamlar biçenler ve sahiplenenler, evvelâ kendilerini yakarlar. Sonra da hamiyet ve hizmet dâvâsında bulunduklarını iddia ettikleri milleti yakarlar.

Eğer ihlâs varsa orada; hissiyat, enaniyet, menfaat ve menfi-müsbet hiçbir mevki ve makam olmamalıdır. Bunların biri de hepsi de aynıdır ve birbirlerini tetikler.

Her yerde Kur’ân’ın ve İslâmiyetin emirleri doğrultusunda; Kur’ân’a, İslâma, imana, hizmetlere eğer fayda verebiliyorsa hepsi de aynı kıymette ve ehemmiyettedir. Sonra hak haktır... Bunun da küçüğüne büyüğüne bakılmaz.

Hem nefsimize hem de gayra/başkalarına muhakkak bir surette adaletli davranmalıyız. Eğer herhangi birinde adaletli muamele olmazsa; birbirini mahvederek nötr ederler. Adalet terazisinin ibresine bakan gözler daima Kur’ân, iman ve İslâmiyet hizmetini esas almalı ve ihlâslı tercihlerini bu nazarla yapabilmelidirler.

Kafalarındaki, ihlâssızlığı, zulmü, karanlık ve noksan düşünceleri bu hizmetin nuranî çarklarının arasına atanlar elbette ki cehaletin ve nefsin oyuncağı olmuşlardır. Kimselerin Allah’ın emrettiği ve istediği ihlâslı, uhuvvetli, hamiyetli, şevkli, aşklı, ümidli bu hizmet-i Kur’âniye ve İmaniyeyi ketmetmeye hakları yoktur.

Şimdi İslâmiyetin makul ve meşrû olmayan herhangi meselesi olmadığına göre; o zaman herbir ferdin aynı ölçüde meseleleri kavraması mümkün olmuyor demektir. Bunun çaresi ise ekseriyetin sahip çıktığı ve haklılığı değil de hakkı tutup kaldırdığı, sahiplendiği meşveretlere, istişarelere sahip çıkmalıyız ve bunun emrinde olmalıyız.

Hizmet-i Kur’âniye ve İmaniye; inatsız, siyasî olmayan ve menfaatler üzerine dönmeyen; daima ihlâsla ve şevkle hizmeti üstün tutan gönüllere muhtaçtır ve muntazırdır.

Okunma Sayısı: 524
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı