"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Lâzım ve elzem

16 Temmuz 2021, Cuma
Güller açacak…

Sıkıntılı, kara bulutlu semanın arkasından rahmet ve bereket geldiği gibi. Yaşadığımız şu misli görülmemiş hadisât ve hallerin arkasından inşallah aydınlık/nurlu, parlak, berrâk, hoş halleri ve neticelerin görüleceği, geleceği bir sema ve içinde yer aldığı günler, mevsimler gelecek, yakındır inşallah.

Şu gördüğümüz, görebildiğimiz kâinatın ve içinde yaşadığımız dünyanın hayatı, yaşantısı, hali, halleri ve neticeleri Cenab-ı Rabbûl Hakîm tarafından böyle takdir edilmiş, böyle uygun görülmüş, böyle istenilmiş ve böylece de yaratılmış. Yaratılanlara, yaratanı tanımak ve O’nu tanıdığını edeple, ubudiyetle, ilim ve irfanla, hürmet ve muhabbetle göstermek düşer.

İman zafiyeti gözüyle her ne kadar koronadan, selden, depremden ve bunların eliyle gelen ikazat-ı İlâhiyeden ders alınmamış gibi görünse, gösterilse de hakikat-ı halde herkes kendine düşen dersi ve hisseyi alıyor, almıştır.

Dünyanın fani hayatına takılanlar, öbür dünyanın varlığını ve hakikatını bir nebzecik de olsa anlamamışlardır. Elektronmikroskobu ile bakıldığında yaklaşık dokuz bin kere büyütülünce ancak şeklen görülebilen bir mikrobun, her neyse virüsün dünyanın tamamında yaşayan insanları teslim alacağını, sırtüstü düşüreceğini ve ahirete seyahatleri hızlandıracağını iki sene öncesinde kimler tahmin edebiliyor, kimler söylüyor, kimler anlatıyor, kimler dillendiriyordu ki… Yalnızca yüzünden ve anlamak için okumayı ısrarla reddettiğimiz Yüce Rabbimizin kitabı ve hitabı Kur’ân’ın verdiği haberler, yaptığı tasvirler ve tarifler hariç.

İnsanlık olarak, Müslümanlar olarak, ehl-i iman olarak aklımızı başımıza toplamalıyız ve başımızda aklımızın olduğunun farkına varmalıyız!..

Yoksa daha çok baharların gelmesini, çiçeklerin açmasını nurların parlamasını ve insanlığın saadet güneşi ile aydınlanmasını bekleriz.

Müslüman, mü’min ve muvahhid olarak yaşamakta zorluk çekmemizin ve müjdeli güzel günlere erişemememizin, ulaşamamamızın tek nedeni/sebebi iman zafiyetidir, tahkikî imanı elde edemeyerek; dünya ve ahiret adına her türlü belâ, musîbet ve şerre, hastalığa, tuğyana masaddak ve düçar olmamızdır. İlle de tahkiki iman bu zamanda lâzım ve elzemdir.

Okunma Sayısı: 676
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İ. Seyda

    16.7.2021 19:31:23

    Yazdıklarınız bir başka hakikati hatırlattı: ""Ey talib-i hakikat! Madem hakta ittifak, ehakta ihtilâftır. Bazan hak, ehaktan ehaktır. Hem de olur hasen, ahsenden ahsen."... "Herkes kendi mesleğine 'Hüve hakkun' demeli, 'Hüve’l-Hakku' dememeli. Veyahut 'Hüve hasen' demeli, 'Hüve’l-Hasen' dememeli."

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı