"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Asya’nın bahtı meşveret ve hürriyette

Risale-i Nur'dan
22 Şubat 2021, Pazartesi
Asya’nın bahtını, İslâmiyet’in taliini açacak, yalnız meşrûtiyet ve hürriyettir. Fakat Şeriat-ı Garranın terbiyesinde kalmak şartıyla…

Tenbih: Mehasin-i medeniyet denilen emirler, şeriatın başka şekle çevrilmiş birer meselesidir.

Muhakemat, s. 53

***

Hem de mana-yı meşrûtiyete ibtilâ ve muhabbetimin sebebi şudur ki: Asya’nın ve âlem-i İslâmın istikbalde terakkîsinin birinci kapısı meşrûtiyet-i meşrûa ve Şeriat dairesindeki hürriyettir. Ve tâli ve taht ve baht-ı İslâmın anahtarı da meşrutiyetteki şûrâdır. Zira şimdiye kadar üç yüz yetmiş milyon İslâm ecânibin istibdad-ı manevîsi altında eziliyordu. Şimdi hâkimiyet-i İslâmiye, âlemde, bahusus bundan sonra Asya’da hükümferma olduğu halde her bir ferd-i Müslüman hâkimiyetin bir cüz-ü hakikîsine mâlik olur. Ve hürriyet üç yüz yetmiş milyon İslâmı esaretten halâs etmeye bir çare-i yegânedir. Farz-ı muhâl olarak; burada yirmi milyon nüfus, tesis-i hürriyette çok zarardide olsalar da feda olsunlar. Yirmiyi verir, üç yüzü alırız.

Yazık! Eyvahlar olsun! Bizdeki unsurlar, ırklar, hava gibi muhtelittir. Su gibi memzuç olmamışlar. 

İnşaallah, elektrik-i hakaik-ı İslâmiyetle imtizâc ederek, ziya-i maarif-i İslâmiye hararetiyle kuvvet tevlid ederek bir mizac-ı mutedile-i adalet vücuda gelecektir.

Yaşasın meşrûtiyet-i meşrûa! Sağ olsun hakikat-ı Şeriat terbiyesinden tam ders alan neyyir-i hürriyet!

B. S. Nursî Tarihçe-i Hayatı, İlk Hayatı, Tembih, s. 87

***

Evet, nasıl ki nev-i beşerdeki telâhuk-u efkâr ünvanı altında asırlar ve zamanların tarih vasıtasıyla birbiriyle meşvereti, bütün beşeriyetin terakkiyatı ve fünunun esası olduğu gibi; en büyük kıt’a olan Asya’nın en geri kalmasının bir sebebi, o şûra-i hakikiyeyi yapmamasıdır.

Asya kıt’asının ve istikbalinin keşşafı ve miftahı şûrâdır. Yani, nasıl fertler birbiriyle meşveret eder; taifeler, kıt’alar dahi o şûrayı yapmaları lâzımdır. Ki üç yüz, belki dört yüz milyon İslâmın ayaklarına konulmuş çeşit çeşit istibdadların kayıtlarını, zincirlerini açacak, dağıtacak; meşveret-i şer’iye ile, şehamet ve şefkat-i imaniyeden tevellüd eden hürriyet-i şer’iyedir. Ki o hürriyet-i şer’iye, âdâb-ı şer’iye ile süslenip, Garb medeniyet-i sefihânesindeki seyyiatı atmaktır.

B. S. Nursî Tarihçe-i Hayatı, İlk Hayatı, s. 111

LÛ­GAT­ÇE:

mizac-ı mutedile-i adalet: Adaletin sevimli ve yumuşak yapısı, huyu.

ecânib: Yabancılar.

istibdad-ı manevî: Manevî baskı.

mehasin-i medeniyet: Medeniyetin güzellikleri.

memzuç: Mezc olunmuş, farklı özelliklerin birbirine geçip kaynaşmasıyla oluşmuş karışım.

miftah: Anahtar.

muhtelit: Karışık, farklı nitelikteki unsurların bir arada bulunması, karma halde olması.

Şeriat-ı Garra: Parlak ve nurlu şeriat; İslâm dini.

tâli: Kısmet, baht, talih.

terakkî: İlerleme, gelişme.

ziya-i maarif-i İslâmiye: İslâmî bilgi ve eğitimin ışığı.

Okunma Sayısı: 1149
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    22.2.2021 11:36:10

    Meşrutiyet, hürriyet, meşveret ve şura kelimelerini Risale-i Nur pasajları eşliğinde tanımlamak, anlamak ve yaşamak gerekiyor. Aksi halde geçmişteki tecrübeler ve şu an ki halimiz söze hacet bırakmıyor. Bu kavramların sistemli bir şekilde izah edilmesi ve topluma mal edilmesi elzemdir. Bu kutsi vazife kurumsal olarak cemaatimize ve gazetemize düşüyor. Kurumsal vazifenin de ifa edilebilmesi için de her ferdin elini taşın altına koyarak sorumluluk alması gerekiyor vesselâm...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı