"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çocuğu vefat edenlere Kur’ânî bir müjde

Risale-i Nur'dan
26 Şubat 2023, Pazar
ÇOCUK TAZİYENÂMESİ

On Yedinci Mektub

Yirmi Beşinci Lem’anın Zeyli

Aziz ahiret kardeşim Hafız Hâlid Efendi,

“Sabredenleri müjdele. O sabredenler ki başlarına bir musibet geldiğinde, ‘Biz Allah’ın kullarıyız; sonunda yine Ona döneceğiz’ derler.” (Bakara Suresi: 155-156.)

Kardeşim, çocuğun vefatı beni müteessir etti. Fakat “El-hükmü lillah”, kazâya rıza, kadere teslim İslâmiyet’in bir şiarıdır. Cenab-ı Hak sizlere sabr-ı cemîl versin. Merhumu da size zahîre-i ahiret ve şefaatçi yapsın. Size ve sizin gibi müttakî mü’minlere büyük bir müjde ve hakikî bir teselli gösterecek Beş Noktayı beyan ederiz.

BİRİNCİ NOKTA

Kur’ân-ı Hakîm’de “vildânün muhalledûn” [“Ebediyen yaşlanmayacak olan çocuklar.” (Vakıa Suresi: 17; İnsan Suresi: 19)] sırrı ve meali şudur ki:

Mü’minlerin kable’l-bülûğ vefat eden evlâtları, Cennette ebedî, sevimli, Cennete lâyık bir surette, daimî çocuk kalacaklarını; ve Cennete giden peder ve validelerinin kucaklarında ebedî medar-ı sürurları olacaklarını; ve çocuk sevmek ve evlât okşamak gibi en latif bir zevki, ebeveynine temine medar olacaklarını; ve her bir lezzetli şeyin Cennette bulunduğunu; “Cennet tenasül yeri olmadığından, evlât muhabbeti ve okşaması olmadığını” diyenlerin hükümleri hakikat olmadığını; hem dünyada on senelik kısa bir zamanda teellümatla karışık evlât sevmesine ve okşamasına bedel, sâfî, elemsiz, milyonlar sene ebedî evlât sevmesini ve okşamasını kazanmak, ehl-i imanın en büyük bir medar-ı saadeti olduğunu şu ayet-i kerîme “vildânün muhalledûn” cümlesiyle işaret ediyor ve müjde veriyor.

(Devamı var)

Mektubat, s. 94-95

LÛ­GAT­ÇE:

kable’l-bülûğ: ergenlik öncesi, bülûğdan önce.

medar-ı sürur: sevinç ve neşe sebebi, kaynağı.

müttakî: takva sahibi, Allah’tan korkan, Onun emir ve yasaklarına titizlikle uyan.

sabr-ı cemîl: güzel sabır, rıza göstererek dayanıp katlanma.

şiar: nişan; temel prensip, düstur.

teellümat: teellümler, elemler, acılar.

tenasül: nesli devam ettirme, üreme.

zahîre-i ahiret: ahiret azığı.

Okunma Sayısı: 2445
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    26.02.2023 21:11:21

    "hem dünyada on senelik kısa bir zamanda teellümatla karışık evlât sevmesine ve okşamasına bedel, sâfî, elemsiz, milyonlar sene ebedî evlât sevmesini ve okşamasını kazanmak, ehl-i imanın en büyük bir medar-ı saadeti olduğunu şu ayet-i kerîme “vildânün muhalledûn” cümlesiyle işaret ediyor ve müjde veriyor." 10 sene gidiyor sonsuzluk geliyor. Elem gidiyor saadet geliyor. İşte rahmetin bünler vechinden birisi. Rabbim amelimizi bu rahmete göre işlemeyi ikram eylesin. Âmin!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı