"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayatımda en esaslı düstur, hürriyetim

Risale-i Nur'dan
24 Mayıs 2022, Salı
Ben işittim ki, benim iaşeme ve istirahatime buradaki hükû­met müracaat etmiş, kabul cevabı gelmiş. Ben bunların insaniyetine teşekkürle beraber, derim:

En ziyade muhtaç olduğum ve hayatımda en esaslı düstur olan, hürriyetimdir. Asılsız evham yüzünden, emsalsiz bir tarzda hürriyetimin kayıtlar ve istibdatlar altına alınması, beni hayattan cidden usandırıyor. Değil hapis ve zindanı, belki kabri bu hale tercih ederim. Fakat hizmet-i imaniyede ziyade meşakkat ise ziyade sevaba sebep olması bana sabır ve tahammül verir. Madem bu insaniyetli zatlar benim hakkımda zulmü istemiyorlar; en evvel benim meşru dairedeki hürriyetime dokundurmasınlar. Ben ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam.

Evet, on dokuz sene bu gurbette yalnız iki yüz banknot ile, şiddetli bir iktisat ve kuvvetli bir riyazet içinde kendini idare ederek, hürriyetini ve izzet-i ilmiyesini muhafaza için kimseye izhar-ı hâcet etmeyen ve minnet altına girmeyen ve sadaka ve zekât ve maaş ve hediyeleri kabul etmeyen bir adam, elbette iaşeden ziyade adalet içinde hürriyete muhtaçtır. Evet, emsalsiz bir tazyik altındayım. Bir iki cüz’î numunesini beyan ediyorum:

Birisi: Mahkemece, Risale-i Nur’un ilmî bir müdafaanamesi ve Ankara’nın yedi makamatına ve Reis-i Cumhur’a müdafaatımla beraber gönderilen ve neticede Ankara Ehl-i Vukufunun takdiriyle beraetimize bir sebep olan ve hapis arkadaşlarımın bana bir yadigâr ve hatıra olmak üzere güzel yazılarıyla birkaç nüshası yazılan ve elimde bulunan ve Denizli zabıtası görüp ilişmeyen ve Afyon polishanesinde bir gece ve buranın zabıtasında da açık olarak bir gece kalan Meyve Risalesi ile Müdafaaname’yi, her gün endişeler içinde, bunları da elimden almasınlar diye saklıyordum. Belki beni taharrî edecekler telâşı ile, bu gurbette tanımadığım adamlara “Bunları sakla” diyemediğimden, çok üzülüyordum.

İkincisi: Denizli Mahkemesi hiç ilişmediği ve Eskişehir Mahkemesi yalnız bir tek kelimesine ilişip, bir tek harfle cevabını alan İhtiyarlar Risalesi’ni, İstanbullu bir adam, burada, bir adamdan alıp İstanbul’a götürmüş. Her nasılsa aleyhimdeki bir dinsizin eline geçmiş. Habbeyi on kubbe yaparak, vilâyet zabıtasını şaşırtıp, ‘Kiminle görüşüyor, yanına kimler gidiyor?’ diye beni sıkmaya başladılar.

Her ne ise, bunlar gibi çok acı numuneler var. Fakat en manasızı budur ki, beni konuşturmamak için, hizmetimde bir çocukla bir hastalıklı adamdan başka herkesi ürkütüp, benden kaçırtmalarıdır.

Ben de derim: On adamın benden çekinmeleri yerine, on binler, belki yüz binler Müslüman, Risale-i Nur’un dersine hiçbir mâniye ehemmiyet vermeyerek devam ediyorlar...

Emirdağ Lahikası, s. 46

LÛ­GAT­ÇE:

hâdim-i hak: hakkın hizmetkârı, hakka hizmet eden.

imtizâckârâne: birbiriyle uyuşur, anlaşır şekilde.

ittihad: birlik, birleşme.

taksimü’l-a’mâl: iş bölümü.

tefânî: birbirinde fani olma; kardeşinin meziyetini kendi meziyeti gibi bilip iftihar etme.

tefevvuk: üstün gelme.

telezzüz: lezzet alma.

tesanüd: dayanışma.

uhuvvet: hardeşlik.

vahdet: birlik.

Okunma Sayısı: 1440
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    24.5.2022 22:57:28

    "Fakat hizmet-i imaniyede ziyade meşakkat ise ziyade sevaba sebep olması bana sabır ve tahammül verir. Madem bu insaniyetli zatlar benim hakkımda zulmü istemiyorlar; en evvel benim meşru dairedeki hürriyetime dokundurmasınlar. Ben ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam." Bir tercih yapmak gerekli. Maddiyat mı maneviyat mı? Dünya mı ahiret mi? Hazır lezzet mi ihlas mı? Yani ekmek mi hürriyet mi? Az bir kesim hürriyeti tercih ettiği görülüyor bugünkü durumdan. İhlasla, cesaretle abdullah sınırları içinde hürriyeti haykırmalı ve yaşamalıyız vesselâm.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı