"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsan, Cenab-ı Hakk’a imanıyla kıymet kazanır

Risale-i Nur'dan
22 Ağustos 2019, Perşembe
İnsanın zihnine bazen şöyle bir vesvese gelir, der: “Sen de âdi ve böcek gibi bir hayvansın. Hayvanlardan fazla ne kıymetin var?”

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

Her bir zîhayatın hayatında gayr-i mütenâhî gayeler vardır. Bu gayelerden zîhayata ait ancak binde birdir. Bâkî kalan gayeler, gayr-i mütenâhî olan mâlikiyeti nisbetinde hayatı icad eden Zata aittir. Öyle ise büyük bir mahlûkun küçük bir mahlûka tekebbür etmeye hakkı yoktur.

Ve hakikate nazaran abesiyet de yoktur. Çünkü bir hayatın bütün faydaları bir zîhayata ait değildir ki, abes olsun. Evet, sath-ı arzda her sene yapılan ziyafet-i amme-i İlâhiye, nev-i beşere halife olduğu münasebetiyle bir ikramdır; yoksa hepsi onun istifadesi için değildir.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

İnsanın zihnine bazen şöyle bir vesvese gelir, der:

“Sen de âdi ve böcek gibi bir hayvansın. Hayvanlardan fazla ne kıymetin var? Hem de semavat ve arzı yed-i kudretine alan Hâlık-ı Zülcelâl’e karşı ne meziyetin ve ne gibi bir hizmetin var ki seninle meşgul olsun?”

Bu vesveseye karşı şöyle bir hakikati düşünmek lâzım:

1. İnsan, gayr-i mütenâhî acz ve fakrıyla beraber Cenab-ı Hakk’a imanıyla kudret ve gınâ ve izzetine mazhar olmuştur. İşte bu mazhariyetten dolayı insan, hayvaniyetten terakki edip halife-i zemin olmuştur.

2. Cenab-ı Hak ihata-i kudret ve azametiyle insanın duâsını işitir, hâcâtını görür. Ve semavat ve arzın tedbiri, o insanı da düşünmeye mâni değildir.

Sual: Cenab-ı Hakk’ın cüz’iyat ve hasis emirler ile iştigali azametine münafidir?

Elcevap: O iştigal, azametine münafi değildir. Bilâkis, adem-i iştigali azamet-i rububiyetine bir nâkısedir. Meselâ, şemsin ziyasından bazı şeylerin mahrum ve hariç kalması, şemse bir nâkıse olur. Maahâzâ, bütün şeffaf şeylerde görünen şemsin timsallerinin her birisi, “Şems benimdir, şems yanımdadır, şems bendedir” diyebilir. Ve zerreler ile şems arasında müzaheme yoktur. Bütün mahlûkat, bilhassa insanlarda, ferdî olsun nev’î olsun, şerif olsun hasis olsun, ilim, irade, kudret itibarıyla Cenab-ı Hakk’ın tecellisine mazhardır. Her bir şey, her bir insan, “Allah yanımdadır” diyebilir. Bilhassa insanın, zaafı, fakrı, aczi nisbetinde Cenab-ı Hakk’ın kurbiyeti ve her bir şeyin Cenab-ı Hak’la münasebeti olmakla beraber, o da münasebettardır. Ve gayr-i mütenâhî acz ve fakrı olan insana, gayr-i mütenâhî kudret ve gınâ ve azameti olan Cenab-ı Hak’la münasebeti, ne kadar latiftir.

Takdis ederiz o Zatı ki, en büyük lütfu en büyük azamete, en yüksek şefkati en yüksek ceberuta idhal ettiği gibi, nihayetsiz kurbu nihayetsiz bu’d ile cem’ edip, zerreler ile şemsler arasında uhuvveti tesis etmiştir. Birbirine zıt olan bu şeyleri cem’ etmekle derece-i azametini bir derece göstermiştir.

Mesnevî-i Nuriye, Zeylü’l-Hubab, s. 128

LÛ­GAT­ÇE:

abesiyet: Faydasız, boş, lüzumsuz ve gayesiz oluş.

adem-i iştigal: Meşgul olmama.

arz: Yer, dünya.

azamet-i Rububiyet: Allah’ın terbiye ediciliğinin büyüklüğü, yüceliği.

bu’d: Uzaklık, uzak olma.

ceberut: Ululuk, kudret, icbar, zorlama, Allah’ın yüce kudreti.

cüz’iyat: Ehemmiyetsiz, değersiz, ufak tefek şeyler.

gayr-ı mütenâhî: Sonsuz.

gınâ: Zenginlik.

Hâlık-ı Zülcelâl: Celâl sahibi ver her şeyi yaratan, Allah.

hasis: Kıymetsiz, âdî, bayağı.

ihata-i kudret: Kudretinin kuşatıcılığı, genişliği.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz: “Bil ki ey aziz!” manasında hitap.

kurbiyet: Yakınlık, yakın olma, yakınlık kazanma.

mâlikiyet: Mâliklik, mâlik ve sahip olma.

münafi: Zıt, aykırı.

müzaheme: Zahmet, sıkıntı verme.

nâkıse: Eksiklik, noksanlık, kusur.

sath-ı arz: Yeryüzü.

şems: Güneş.

tekebbür: Kibirlenme, büyüklenme.

terakki: Yükselme, ilerleme.

uhuvvet: Kardeşlik.

vesvese: Şüphe, kuruntu, kalbe gelen asılsız kötü ve sinsi düşünce.

yed-i kudret: Kudret eli (mecaz).

zîhayat: Hayat sahibi.

ziya: Işık.

ziyafet-i amme-i İlâhiye: Allah’ın bütün mahlûkatı için verdiği ziyafet.

 

Okunma Sayısı: 1585
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı