"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kur’ân güneşinden ilham edilen kandiller

Risale-i Nur'dan
06 Ocak 2021, Çarşamba
O zulmetler içinde bana yardım eden o nurlar, Kur’ân güneşinden ilham edilen misbah ve kandillerdi.

İ’TİZAR   Arkadaş!

Bu risale [Katre], Kur’ân’ın bazı âyâtını şuhudî bir tarzda beyan eden bir nevi tefsirdir. Ve hâvî olduğu mesâil, Furkan-ı Hakîm’in Cennetlerinden koparılmış bir takım gül ve çiçekleridir. Fakat ibaresindeki işkâl ve îcazdan tevahhuş edip, mütalâasından vazgeçme. Mütalâasına tekrar ile devam edilirse, me’lûf ve me’nus bir şekil alır.

Kezalik, nefsin temerrüdünden de korkma. Çünkü benim nefs-i emmarem, bu risalenin satvetine dayanamayarak, inkıyada mecbur olduğu gibi, şeytanım da “Eyne’l-mefer” [Kaçacak yer nerede?] diye bağırdı. Sizin nefis ve şeytanlarınız benim nefis ve şeytanımdan daha asi, daha tâğî, daha şakî değiller.

Kezalik, Birinci Bab’da tevhidin beyanı için zikredilen delillerde vâki olan tekrarları faydasız zannetme. Hususî makamlarda, ihtiyaca binaen zikredilmişlerdir. Evet, hatt-ı harbde, siperde oturup müdafaa eden bir nefer, etrafında bulunan boş siperlere gitmeyip, bulunduğu siper içinde diğer bir pencereyi açması, elbette bir ihtiyaca binaendir.

Kezalik, bu risalelerin ibarelerindeki işkâl ve iğlâkın, keyif için ihtiyârımdan çıkmış olduğunu zannetme. Çünkü bu risale dehşetli bir zamanda, nefsimin hücumuna karşı yapılan ânî ve irticalî bir münakaşadır. Kelimeleri, o müthiş mücadele esnasında zihnimin eline geçen dikenli kelimelerdir. O ateşle nurun karıştıkları bir hengâmda, başım dönmeye başlıyordu. Kâh yerde, kâh gökte, kâh minarenin dibinde, kâh minarenin şerefesinde kendimi görüyordum. Çünkü takip ettiğim yol, akıl ile kalp arasında yeni açılan berzahî bir yoldur. Akıldan kalbe, kalpten akla inip çıkmaktan bîzar olmuştum. Bunun için, bir nur bulduğum zaman, hemen üstüne bir kelime bırakıyordum. Fakat o nurların üstüne bıraktığım kelime taşları, delâlet için değildi, ancak kaybolmamak için birer nişan ve birer alâmet olarak bırakırdım. Sonra baktım ki o zulmetler içinde bana yardım eden o nurlar, Kur’ân güneşinden ilham edilen misbah ve kandillerdi.

”Allah’ım” Kur’ân’ı akıl, kalp ve ruhlarımıza nur, nefislerimize mürşid eyle, âmin, âmin, âmin.”

Mesnevî-i Nuriye, s. 88

LÛ­GAT­ÇE:

delâlet: Delil olma, gösterme; alâmet, işaret.

îcaz: Az sözle çok mana ifade etme.

iğlâk: Sözü karışık ve anlaşılmaz bir şekilde söyleme.

inkıyad: Boyun eğme, bağlanma, teslim olma.

irticalî: Hazırlıksız olarak, içe doğduğu gibi, içten geldiği gibi.

i’tizar: Özür beyanı, mazeret bildirme.

işkâl: Müşküllük, güçlük, zorluk.

kandil: Aydınlatıcı, ışık verici alet.

me’lûf: Alışılmış, ülfet edilmiş.

me’nus: Alışılmış olan, alışılan.

mesâil: Meseleler.

misbah: Lâmba.

satvet: Karşı konulmaz derecede zorlu ve ezici kuvvet, sindirici, boyun eğdirici güç.

şakî: Bedbaht, nasipsiz; şekavetli, günahkâr.

şuhudî: Açıkça, gözle görür derecede.

tâğî: Azgın, azmış.

temerrüd: İnatçılık, hakkı kabulde direnme.

zulmet: Karanlık.

Okunma Sayısı: 1445
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk çalık

    7.1.2021 14:34:10

    Her paragrafın ilk cümlesine bakıldığında çok önemli mesajlar verildiği görülecektir. Tefsir, korkma, tekrar ve zorluk kelimeleri anahtar kelimelerdir. Son paragraftaki dua ile bitirmesi de ciddi bir mesajdır. "Çünkü bu risale dehşetli bir zamanda, nefsimin hücumuna karşı yapılan ânî ve irticalî bir münakaşadır." cümlesine ayrı bir dikkat çekmek gerekir. Zira, insan tecrübe ettiği bir vaziyeti rahatlıkla anlatır ve tesiri daha fazladır. Aksi takdirde ayet mealinde de ifade edilen "Niçin yapmadığınız şeyi söylüyorsunuz? " sorusuna verecek bir cevabımızın olmadığı aşikardır...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı