"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeniden dirilişin çok misalleri gözümüzün önünde

Risale-i Nur'dan
20 Kasım 2021, Cumartesi
Bu âlemin Mutasarrıfı, dar ve muvakkat şu arz meydanında, âlem-i ahiretin büyük meydanının çok misallerini, numunelerini her vakit gösteriyor.

Ve keza, bu âlemin Mutasarrıfı, dar ve muvakkat şu arz meydanında, âlem-i ahiretin büyük meydanının çok misallerini, numunelerini her vakit gösteriyor. Ezcümle, bahar mevsiminde arzın sathında yapılan nebatî haşirlere dikkat lâzımdır.

Evet, altı gün zarfında, o karışık nebatatın tohumlarından ölmüş, çürümüş, kaybolmuş olan cesetleri galatsız, haltsız kemâ fi’s-sâbık inşa ve iade etmekle, arz meydanında nebatî haşirleri yapan kudret, semavat ve arzı altı günde halk etmesinden âciz değildir. Ve o kudrete nazaran göz işareti kadar kolay olan haşr-i insânîyi yapmamak imkânı var mıdır? Evet, haşr-i nebatîde, kelimeleri, yazıları tamamen silinmiş üç yüz bin kadar sahifeleri birlikte, bilâhalt ve bilâgalat kısa bir zamanda eski yazılarını iade eden bir kudrete tek bir sahifeden ibaret bulunan haşr-i insânî ağır gelir mi? Hâşâ!

İşte o Kudret Sahibi, lisan-ı Kur’ân ile emrettiği, “Şimdi bak Allah’ın rahmet eserlerine: Yeryüzünü ölümünün ardından nasıl diriltiyor. Bunu yapan elbette ölüleri de öyle diriltecektir. O her şeye hakkıyla kadirdir.” (Rum Sûresi: 50) âyet-i kerîmesi, bu meselenin hakikat olduğuna sarahatle şehadet ediyor.

Ey aziz arkadaş!

Cenab-ı Hakk’ın şu tasarrufatından ve şuunatından anlaşıldı ki, arz meydanında yapılan nebatî haşirler ve neşirler ve sair içtima ve iftiraklar, maksud-u bizzat değildir. Çünkü öteki âlemin meydan-ı kebîrinde yapılan o büyük ve mühim ihtifaller ile kısa bir zamanda yapılan şu cüz’î gayr-i sabit bu semereler arasında münasebet yoktur. Ancak bu cüz’î semereler birtakım misal ve numunelerdir ki, bunların suret ve neticelerine o mecma-ı kebîrde muameleler tatbik ve icra edilsin.

Demek bu fânî şeylerin suretleri o âlemde bâkî semereleri meyve verecektir.

Mesnevî-i Nuriye, s. 60

LÛ­GAT­ÇE:

arz: Dünya, yeryüzü.

bilâgalat: Yanlışsız, yanılmadan.

bilâhalt: Karıştırmadan, hatasız.

ezcümle: Meselâ.

haşr-i insânî: İnsanın haşri, kıyametten sonra insanların diriltilip bir araya getirilmesi.

haşr-i nebatî: Bitkilere ait haşir, bitkilerin yeniden diriltilmesi.

ihtifal: Tören, merasim.

kemâ fi’s-sâbık: Eskisi gibi.

mecma-ı kebîr: Büyük toplanma yeri, ahiret.

mutasarrıf: Tasarruf eden, tasarruf sahibi olan, her şeyin sahibi olan, mâlik.

muvakkat: Geçici.

semere: Meyve, netice.

şuunat: Şuunlar, keyfiyetler, haller; işler.

Okunma Sayısı: 1062
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    22.11.2021 20:49:14

    "Ve keza, bu âlemin Mutasarrıfı, dar ve muvakkat şu arz meydanında, âlem-i ahiretin büyük meydanının çok misallerini, numunelerini her vakit gösteriyor. Ezcümle, bahar mevsiminde arzın sathında yapılan nebatî haşirlere dikkat lâzımdır." Bu dikkatin önündeki en önemli engellerden biri ülfet olsa gerektir. Her baharda gördüğümüz manzaralar bşr noktadan sonra adi bir nazarla bakmamıza sebep olabiliyor. Onun için Risale-i Nur ve şahsı-ı manevi içinde olmak çok mühim. Aksi takdirde tablonun ne olduğunu kendi nefsimizden biliyoruz...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı