"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suriye Vakıflar Bakanı: “Bediüzzaman Türkiye ve İslâm âleminin iftihar vesilesidir”

06 Kasım 2026, Cuma 00:38
Suriye Vakıflar Bakanı Dr. Muhammed Ebu’l-Hayr: “Allah’tan, ilmi dünyanın doğusuna ve batısına yayılan, ahlâk sahibi rabbânî bir âlim olan Bediüzzaman Said Nursî’yi Türkiye ve İslâm dünyası için bir iftihar vesilesi kılmasını diliyoruz.”

RÖPORTAJ - İBRAHİM ERSOYLU
[email protected]

İstanbul’da düzenlenen 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu’na katılan Suriye Hükümeti Vakıflar Bakanı Dr. Muhammed Ebu’l-Hayr Şükri ile Bediüzzaman Said Nursî ve Risale-i Nur eksenli bir mülakat gerçekleştirdik. Buyrun...  

Okurlarımıza ve Yeni Asya TV izleyicilerine kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Bismillahirrahmanirrahim. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Salât ve selâm Efendimiz Muhammed’in, ailesinin ve bütün Ashâbının üzerine olsun. Ben Suriye Arap Cumhuriyeti Vakıflar Bakanı Dr. Muhammed Ebu’l-Hayr Şükri’yim. Allah’ın lütfuyla, eski rejimin sona ermesinin ardından bugün yeni Suriye’de görev yapıyoruz.  

Bediüzzaman’ı hutbeye şeyhimiz çıkardı

Bediüzzaman Said Nursî’yi ve Risale-i Nur’u nasıl tanıdınız?

Bediüzzaman Said Nursî’yi birkaç yoldan tanıdım. Bunların başında, yaklaşık 115 yıl önce Şam’daki Emevî Camii’nde verdiği Hutbe-i Şamiye geliyor. Bu hutbeyi on binden fazla kişi ve Şam bölgesinden yüzü aşkın âlim dinlemişti. Nursî’yi minbere, o dönemde büyük Şam âlimlerinden ve “Muhaddis-i Ekber” diye tanınan şeyhimiz Bedreddin el-Hasenî çıkarmış ve hutbesini takdir etmişti.

Üstad Nursî’nin fikrine dönmeye ihtiyacımız var

Hutbe-i Şamiye’nin sizi etkileyen yönleri nelerdir?

Hutbe-i Şamiye bugün toplumun cehalet, fakirlik, bozulma, istibdat ve ümitsizlik gibi hastalıklarını teşhis eden, bunların ferd ve toplum üzerindeki etkilerini ortaya koyan örnek bir metin kabul edilebilir. İslâm âlemi olarak Üstad Nursî’nin fikrine dönmeye ihtiyacımız var. Risale-i Nur yoluyla da kendisini tanıdım. Bugün İslâm ümmetinin, Müslüman toplumlarının hastalıklarını teşhis eden ve tedavilerini gösteren bu fikre ihtiyaç var.

Hutbede o zamanlar İslâm âleminde bulunduğunu teşhis edilen hastalıklar, günümüzdeki İslâm toplumlarında da var mıdır?

Bu hastalıklar- ne yazık ki- günümüz toplumlarında da mevcuttur. Bediüzzaman, bu hastalıkların tedavi çarelerini Kur’ân-ı Kerîm’in ve Peygamberimizin sünnetinin eczanesinde bulunduğunu göstermiştir. Peygamberimiz, sahâbe ve tâbiîn dönemindeki toplumu ıslah eden Kur’ânî çözümler bugün de toplumumuz için geçerlidir. Hastalıklar aynı, ilâçlar aynı. İhtiyacımız olan, Kur’ân’ı anlayarak ve tefekkür ederek okumak, ondan tedaviler çıkarmak ve bunları toplumda doğru şekilde uygulamaktır. Kur’ân, gönüller ve kalpler için; fert ve toplum için şifadır.

Ahlâkî değerlerimizi bütün dünyayla paylaşabiliriz

Sizce Müslümanların içinde bulundukları sıkıntılardan kurtuluş yolu nedir?

Bana göre kurtuluş yolu, İslâm ahlâkına, terbiyesine ve yaşayışına dönmekten geçiyor. Gurur duyduğumuz ve dünyayla paylaşabileceğimiz değerlerimiz var. Maddî alanda aramızda bir mesafe bulunuyorsa bu zamanla kapanabilir; ahlâkî değerlerimizi ise bütün dünyayla paylaşabiliriz.

Said Nursî, eğer biz Müslümanlar, imanın hakikatlerini ve İslâm’ın ahlâkını fiillerimizle göstersek, sair din mensuplarının fevc fevc İslâm’a gireceklerini, hatta dünyanın katıları ve devletlerinin İslâm’a dahil olacaklarını beyan ediyor. Bu düşünceye katılıyor musunuz?

Evet. İslâm’ı yaymanın en etkili yolu, onun ahlâkıyla ahlâklanmaktır. İnsanlar yalnızca söz duymak istemiyor; sözün hayata yansımasını da görmek istiyor. İnsanlar üzerinde etkili olan davranış, sözden ve hutbeden daha tesirlidir. Peygamberimizden miras aldığımız doğruluk, emanet, iffet ve diğer İslâmî ahlâkî değerlere sahip çıkmalıyız.

Vakıflar Bakanlığı olarak Suriye’de yaptığınız faaliyetleri kısaca anlatır mısınız?

Suriye Vakıflar Bakanlığı olarak her ay bir cuma hutbesini “Ahlâkî Değerler Hutbesi” adıyla düzenliyoruz. Hutbelerde doğruluk, emanet, iffet, temizlik, sevgi, hoşgörü, birlikte yaşama, akrabalık bağlarını koruma, ilim ve merhamet gibi değerleri ele alıyoruz. Bu hutbeler ümmetin birliğini ve ahlâkını güçlendirmek, söz konusu değerleri toplumda yaygınlaştırmak amacıyla bütün camilere ulaştırılıyor.

Yeni Suriye, İslâmî değerler ve ahlâk üzerine yükselmeyi hedefliyor

Geçen yıl Halep’i ziyaret ettiğimizde, büyük camilerde namaza gelen çok sayıda genç gördük. Bu gerçekten sevindirici. Yeni Suriye’nin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hamdolsun, Allah eski rejimden kurtularak Suriye’nin özgürlüğüne kavuşmasını nasip etti. Eski rejim ülkeye, insanlara, yapılara ve toplumsal hayata zarar vermişti. Yeni Suriye, İslâmî değer ve ahlâkını koruyarak dünyaya açılmayı, değerler ve ahlâk üzerine yükselmeyi hedefliyor. Diğer ülkelerden bize fayda sağlayacak şeyleri almak, bizim sahip olduğumuz faydalı sözleri, ahlâkı ve değerleri de onlarla paylaşmak istiyoruz.

Risalelerin okunmasına imkân sağladık

Geçen yıl Suriye Vakıflar Bakanlığının, cami imamlarına Risale-i Nur’u Suriye camilerinde okumaları ve müzakere etmeleri, gençleri ve vatandaşları da okumaya teşvik etmeleri yönünde talimat verdiği haberini almıştık. Bu doğru mudur?

Yeni Suriye’de Risale-i Nur’un okunmasına imkân tanıdık; düşünce hürriyetine, ilmin ve nurun yayılmasına kapı açtık. Kurtuluştan sonra, birliği sağlayan ve ümmetin sözünü birleştirmeyi amaçlayan İslâmî Söylem Birliği Misakı’nı yayımladık. Fıkıhta dört mezhebi —Şâfiî, Hanefî, Mâlikî ve Hanbelî— esas aldık. İtikadî ve ilmî konularda da Eş’arîlik, Mâtürîdîlik ve Ehl-i Hadis çizgilerini benimsiyoruz.

Ehl-i Sünnet ve Cemaat çizgisinde şiddet yanlısı olmayan, müspet dinî faaliyet yapmak isteyenlerin yolunu açtınız öyle mi?

Evet. İlim ve nur yaymak isteyen herkese hizmet alanı açıyoruz. Geçmişte bu kitapların bazıları yasaktı; bugün ise vasatlık ve itidali esas alan eserleri teşvik ediyoruz. Çünkü ülkemiz itidal ülkesidir. Allah, “Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık” buyurur. İslâmî düşünceyi derinlemesine incelemeli; başta İmam Nursî olmak üzere, Müslüman mütefekkir ve âlimlerden toplumun hastalıklarına Kur’ânî çözümler bulmayı öğrenmeliyiz. Bu tedavileri uygulamaya ve onlardan faydalanmaya ihtiyacımız var.

Risale-i Nur’u daha derinlemesine okumaya davet ediyorum

Yeni Asya Gazetesi okurlarına ve Yeni Asya TV izleyicilerine iletmek istediğiniz mesaj nedir?

Risale-i Nur’u, Lem’alar’ı ve Hutbe-i Şamiye’yi daha derinlemesine okumaya; İmam Nursî’nin fikrini daha iyi anlamaya davet ediyorum. Ondan Kur’ânî tedavileri öğrenip toplumda uygulamalıyız. Konferansa katılan, İmam Nursî’yi seven ve İslâm ahlâkını yaşamaya çalışan kardeşler gördüm. İnsanın diğer insanlara sunabileceği en güzel örnek kendi ahlâkıdır. İnsanlar sözlerinden çok davranışlarını görür.

Allah’tan, ilmi dünyanın doğusuna ve batısına yayılan, ahlâk sahibi rabbânî bir âlim olan Bediüzzaman Said Nursî’yi Türkiye ve İslâm dünyası için bir iftihar vesilesi kılmasını diliyoruz. Konferansa altmış ila yetmişten fazla ülkeden katılım olması, bu düşüncenin hepimizin aradığı vasat ve mutedil İslâmî düşünce olduğunun göstergesidir. 

- Bize bu imkanı verdiğiniz için Yeni Asya adına size çok teşekkür ederiz.

- Ben de size teşekkür ederim. Allah sizden razı olsun.

Okunma Sayısı: 93
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı