Muin Yasin, “Kur’ânî Çözümler” başlıklı Bediüzzaman Sempozyumu bağlantılı mesajında, “Dünyada adaleti yalnızca İslâm’ın sunduğuna inanıyorum. Çünkü İslâm, ilahî rehberliğe ve insanın efendi değil, emanetçi ve halife olduğu sosyoekonomik ve siyasî bir düzene dayanıyor.” dedi.
RÖPORTAJ - HASAN GÜNEŞ
[email protected]
FOTOĞRAFLAR: MUHAMMED OKUR - YENİ ASYA
İstanbul’da düzenlenen “Bediüzzaman Sempozyumu” sonrasında katılımcılardan Birleşik Krallık’ta bağımsız bir düşünce kuruluşu direktörü olan Muin Yasin ile konuştuk.
Biraz kendinizden söz eder misiniz?
Ben Muin Yasin. Birleşik Krallık’ta kurulan bağımsız düşünce kuruluşu Global Vision 2000’in direktörüyüm. Kuruluşumuz 25 yıldır faaliyetlerini sürdürüyor; bu gerçekten dikkate değer. Çalışmalarımız esas olarak İslâm dünyasına odaklanıyor. Bunun yanı sıra jeopolitik ve politik ekonomi alanlarını da inceliyoruz. Konferanslar düzenliyor, İslâm dünyası hakkında 20 binden fazla videodan oluşan bir arşiv tutuyoruz. Ayrıca bir internet sitemiz ve YouTube kanalımız var.
SİSTEM ÇÖKÜYOR
Küresel kriz ve bunun İslâm dünyası ile genel olarak dünya üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu soruyu cevaplamak için bütün gün konuşabilirim. Dünya kesinlikle bir kriz içinde. Dünya Ekonomik Forumu çevresinden isimler ve Mark Carney gibi kişiler de dâhil olmak üzere birçok kişi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan dünya düzeninin artık eskisi gibi işlemediğini, hatta çökmekte olduğunu söylüyor. Birleşmiş Milletler, IMF ve Dünya Bankası gibi kurumların yanı sıra uluslararası ticaret ilişkileri de bu sistemin parçaları. Dünya değişti; sistemin kuralları ise giderek taraflı ve geçerliliğini yitirmiş olarak görülüyor.
Bence hem Müslüman dünyasında hem de Müslüman olmayan dünyada, 1945’ten itibaren kurulan uluslararası düzenin, yani Bretton Woods düzeninin ve onunla bağlantılı sistemin çözülmekte olduğu konusunda geniş bir mutabakat var. Bu tehlikeli bir dönem. Yerleşik bir düzen çöktüğünde dengesizlik ve belirsizlik ortaya çıkar.
Bu sürecin izleri, 1989’dan sonra komünizmin ve Sovyetler Birliği’nin çöküşüne kadar götürülebilir. Benim görüşüme göre küresel küfrün iki yüzü var: Küresel komünizm ve küresel kapitalizm. Küresel kapitalizmin de çökmekte olduğunu düşünüyorum; çünkü bu iki sistem de dünyanın sorunlarına çözüm sunamıyor. Her ikisi de insan yapımı, seküler ve materyalist ideolojilere dayanıyor.
Bana göre ne kapitalizm ne de komünizm sosyal adalet konusunda çözüm sunabiliyor. Bugünkü mesajım, başlığı “Kur’ânî Çözümler” olan Bediüzzaman konulu konferansla da bağlantılı. Dünyada adaleti yalnızca İslâm’ın sunduğuna inanıyorum. Çünkü İslâm, İlâhî rehberliğe ve insanın efendi değil, emanetçi ve halife olduğu sosyoekonomik ve siyasî bir düzene dayanıyor.

İSTANBUL ÖNEMLİ BİR MERKEZ
İstanbul ve Türkiye sizin için neden önemli? Buraya gelmeyi neden tercih ediyorsunuz?
İdeal olarak Mekke ve Medine’de olmak isterdim; bana göre en güzel yerler oralar. İnşallah bir gün Mekke’ye gitme arzum hâlâ var. İstanbul’u daha önce de ziyaret ettim ve burada, özellikle ifade hürriyeti bakımından, daha fazla hürriyet olduğunu düşünüyorum. İstanbul aynı zamanda Orta Doğu ve dünya açısından önemli bir merkez. Dünyanın merkezi Londra ya da New York değil.
KUR’ÂN’I ANLAMAMIZ GEREKİYOR
Eğitim çok önemli; ancak İslâm dünyasında eğitim alanında ciddî sorunlar var. Kur’ânî çözümleri anlamamız gerekiyor. Eğitim, Kur’ân’ı okumak ve onun mesajını anlamak konusunda ne düşünüyorsunuz?

Bu çok geniş bir konu. Bu konuşmada usûl-i fıkıh veya şeriat gibi terimleri kullanmak istemiyorum. Biz İslâmî bir düşünce kuruluşuyuz ve Kur’ân’dan ilham alıyoruz. Özellikle “ilham” kelimesini vurgulamak istiyorum. Ben bir âlim değilim ve Kur’ân’ın her kelimesini tefsir ettiğimi iddia etmiyorum.
Bununla birlikte, din âlimleri de teknoloji, ekonomi, politik ekonomi ve jeopolitik gibi modern dünyanın meselelerini her zaman anlayamayabiliyor. Biz Kur’ân’ın ruhundan ilham alıyoruz. Benim anladığım şekliyle Kur’ân’ın mesajı, dünyanın Allah’ın adıyla, O’nun yolu ve sistemi doğrultusunda yönetilmesidir.
Kur’ân’ı anlamamız gerekiyor; fakat aynı zamanda küresel ekonominin, politik ekonominin ve jeopolitiğin gerçekte nasıl işlediğini de kavramalıyız. Sekülerizmin bize anlattıkları, dünyanın gerçekte nasıl işlediğini her zaman yansıtmıyor.
Teşekkür ederim. Sizinle konuşmak güzeldi.
Ben teşekkür ederim.