"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayat ve Hz. İsa (as)(2)

Şemseddin ÇAKIR
19 Mart 2021, Cuma
(Geçen haftadan devam)

Şimdi gelelim hakikaten Yahudilerce öldürülemeyip semaya kaldırıldığına dair sarih naslara. Böylece; “Geldi mi? Deccalı öldürdü mü? Vefat etti mi?” sorularının cevabını daha sonraki yazılara bırakmış olacağız.

Bir kere Hz. İsa (as), 15 sûre ve 93 âyet-i kerîmede isim veya sıfatları ile zikredilmekte olup, bunlarda ağırlıklı olarak; Yahudilerin Hz. İsa’yı öldüremediği, çarmıha geremediği ve bilâkis Allah’ın (cc) onu, ahirzaman alâmeti olarak indirmek için semaya yükselttiği anlatılmaktadır.

Bilhassa Hz. İsa’nın (as) babasız dünyaya gelişi bir mu’cize olduğu gibi, doğumunda putların yere serilmesi ve yeni doğmuşken kundakta konuşup annesinin masumiyetini isbatı da, diğer bir mu’cize olup, daha çocukluğu mu’cize ve harikalara sahne olmuş bir zatı nuranidir. (Maide 75)

A- Hz. İsa’nın (as) semaya yükseltilmesinin Âyet-i kerîmelerden delilleri.

1- “Hani Allah buyurmuştu ki: 

Ey İsa! şüphesiz Ben seni “teveffi” ediciyim, seni kendime yükselticiyim, o kâfir olmuş kimselerden seni tertemiz ediciyim ve kıyamet gününe kadar sana uymuş olanları, inkâr etmiş olanların üstünde kılıcıyım, sonra dönüşünüz ancak Banadır. Artık kendisinde ihtilâf da bulunduğunuz hususlarda aranızda Ben hüküm vereceğim.” (Ali İmran 55) 

İşte “teveffi” kelimesinin anlamları ondan sonraki zikredilen kelimelerdeki anlamlar olup, yüceltmek ve koparıp, yükseltmektir. Bu kelimenin Arap lügatındaki, anlamları da, aynıdır.

2- Bir de onların “biz Allah’ın Rasulü (geçinen!) Meryem oğlu İsa mesihi gerçekten öldürdük” demeleri sebebiyle (Onların kalplerini mühürledik. Halbuki ne onu öldürebildiler, ne de onu asabildiler: ve lâkin onlar(ın kafalarını karıştırmak) için iyice benzetildi. (Yani casus Yahoda’nın, Hz. İsa’ya benzetilmesi) şüphesiz o kimseler de, onun hakkında şüpheye düşmüşlerdir...

Kendileri için bu hususta tamamen zanna uymaktan başka hiçbir ilim yoktur... doğrusu Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah aziz ve hakimdir. (Nisa, 157-158)

  Buradan bir çıkarım yapacak olursak; madem Allah (cc) “o öldürdük diyen Yahudilerin kalbini mühürlediğini” haber veriyor. O Yahudilere uyanların da, mühürlenmiş olması lâzım gelmez mi? diye bir soru aklıma takıldı.

  3- “Andolsun ehl-i kitaptan her biri ölümünden önce ona mutlaka inanacaktır. Kıyamet günü ise onlar aleyhine bir şahit olacaktır.” (Nisa, 159)

  Bu da, Hz. İsa’nın (as) nüzulünü ve ondan sonrasını gösterir.

  4- “Şüphesiz ki, o İsa (as) elbette kıyamet için önemli bir bilgidir (ve alâmet). Öyleyse onun hakkında asla şüphe etmeyin! (Ey kullarım!) siz Bana hakkıyla uyun! İşte bu dosdoğru bir yoldur.” (Zuhruf. 61)

  5- İsa (as) beşikte de, yetişkinken de, insanlara konuşacak ve salihlerden olacaktır. (Ali İmran: 46)

Ulema bu Âyet-i Kerîmede geçen “Kehl” (yetişkin) kelimesinin Arap dilinde otuz beş (35) yaş sonrası anlamına geldiğini ifade ederek 33 yaşında nüzul ettiği düşünülürse ondan sonraki yaşın kast edildiğinin anlaşıldığını ifade etmektedirler. Yani bu yaş; nüzulünden sonraki yaşdır. İmanı, insafı, izanı olana bu kadar yeter diye diğer âyeti kerîmeleri izaha lüzum görmediğimi arz ederim ve bundan sonra da bazı hadisleri zikredelim.

B- Hadislerde Hz. İsa’nın (as) öldürülemeyip semaya alınışı:

Burada da, Hz. İsanın (as) öldürülemeden ruh maal cesed semaya ref olup, kıyametten önce “Nüzulü İsa” olarak, kıyamete alâmet olmak üzere yeryüzüne indirilip Deccalı öldürüp ancak ondan sonra gerçek anlamda vefat edeceğini, sünnetle anlatmış olacağız. Meselâ:

Bir hadis mealinde “Her doğana şeytanın mutlaka dokunduğu, ancak Hz. İsa’ya (as) doğrudan değil perde arkasından dokunabildiği, onun beşikte iken konuşan üç kişiden biri olduğu, Hz. Peygamberin (asm) onunla, Mi’rac Gecesi’nde buluştuğu, kıyamette Hz. İsa’ya (as) şefaat için gelenleri Hz. Muhammed’e (asm) göndereceği” belirtilmektedir.

 Meryem oğlu İsa’ya (as) en yakın kimsenin Hz. Muhammed (asm) olduğu da, yine hadislerden anlaşılmaktadır. (Buhari Salat “enbiya” Menakıbel Ensar, Tevhid) Rikah, Hudud tabiri ureyva ve Fitenlerde...

Meşhur allame Muhammed Enver şah el Keşmir’i Et Tarih bina Tevatüre fi Nuzul’ül-Mesih isimli eserinde; 76’sı merfu, toplam 101 hadis nakletmiştir. Merfu rivayetleri nakleden sahabi sayısı 35 olduğu nakledilir, bir de, sükût ikrardan kaidesine göre kabul edenler de, düşünülürse meselenin tevatür derecesinde olup, inkâr edilemez bir mesele olduğu aşikârdır.

Ehl-i sünnet kelâmcılarıyla, Selefiyye ve şia da bu görüştedirler (ibn. Babeveyh s. 69)

Akla takılan diğer bir soru; Semaya ürüç ve nüzulün aksini iddia eden müddeiler arasında acaba bize Hz. İsa’nın (as) mezarını gösterecek var mı?

Bu konuda Buhari ve Müslim’den Müttefakun aleyh bir hadisle yetinmek istiyorum, zaten izan sahibine biri de, yeter. Said İbn. Müseyyeb’den nakle göre Ebu Hüreyre (ra) şöyle derken işitmiştir: Rasulullah (asm) şöyle buyurmuştur: “Nefsim yedinde (kudret elinde) bulunan Allah’a yemin olsun ki, muhakkak Meryem oğlu İsa’nın (as) sizin içinize âdil bir hakem olarak inmesi, Hıristiyanların o haçını kırması, domuzu öldürmesi, cizye vergisini kaldırması ve malın haddinden fazla çoğalması yakın zamanda elbette vaki olacaktır.”

Sahih ve sarih rivayetlerin tevatüren zuhurundan dolayı ümmetin uleması İsa’nın (as)

Kıyamete alâmet olmak üzere nüzul etmesine icma etmişlerdir. Buna rağmen bu hakikati inkâr etmenin Hz. Peygamberimizi (asm), yalanlamak anlamına geleceği vahametini de o izansızlara söylemişlerdir. 

Hindistan’da, İngiliz projelerinden olan 1880’lerde türeyen Kadıyanilikten önce Hz. İsa’nın (as) öldüğünü söyleyenler İslâm âleminde yok denecek kadar az olduğu halde bu projenin ortaya çıkışıyla birdenbire muhaliflerin hortlaması, bizdeki ulemaissu’un da onlara çeşne olması tesadüf olmasa gerektir. Çünkü bu proje; böylece hem İslâm birliğine, hem de İslâm Hıristiyan ittifakına darbe vurarak Yahudi projelerine hizmet etmiş oluyor. İşin diğer bir calibi dikkat tarafı ki, Yahudiler herkesten çok bu gibi rivayetleri ve zamanlarını takip ederler. Meselâ: 93 harbi (1877 Osmanlı Rus Savaşı)ndan sonra kıyametin son alâmetleri yani, Hz. İsanın (as) inme zamanlarına yaklaştığımız zamanlara tekabül ediyor ki, kâinatta tesadüf yoktur.

Bediüzzaman; ise “Hadislerin de, Âyetler gibi müteşabihatı vardır, tefsirden ziyade tevili gerekir” deyip, şimdiye kadar kimsenin keşfedemediği şekilde hayat mertebelerini izah ederek Hz. İsa’nın (as) vefatından maksadın; ölmek değil, bilâkis bir yüksek hayat mertebesi olan, dünya hayatından Sema hayatına intikal edip 3. Kat semada ve üçüncü hayat mertebesinde yaşaması demektir deyip, çok açık izah ederek, ‘Tabaka-i hayat beştir’ diye de, şöyle sıralamıştır: Birinci tabaka’i hayat: Bizim dünyevî hayatımız ki, dünya levazımatıyle sınırlıdır, İkinci tabaka’i hayat: Hz. Hızır’ın hayat tabakasıdır, Üçüncü tabaka’i hayat: Hz. İsa’nın (as) tabaka’i hayatıdır ki, “beşeriyet levazımatından tecerrütle, melek hayatı gibi bir hayata girerek nuranî bir letafet kesb eder. Adeta bedeni misalî lefaretinde ve cesed-i Necmi nuraniyetinde cism-i dünyevileriyle semavatta bulunurlar.” (Mektubat, s. 16)

Okunma Sayısı: 1585
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    19.3.2021 15:47:53

    " İslamiyete dönüşüp katılacak İsevilik" "hem de İslâm Hıristiyan ittifakına"değil, "Müslüman/Hıristiyan diyalog ve dayanışması!"

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı