"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

12 Eylül’den korona sürecine, kısacık zihnî bir seyahat…

Şükrü BULUT
03 Mayıs 2021, Pazartesi
Biliyorum, şu Ramazan-ı Şerif’in manevî atmosferiyle bu yazıyı mutabık görmeyenlerimiz olacaktır.

Gel gör ki, dünyamızın dönüşüyle mütenasiben dehşetli bir mücahedeye de şahit oluyoruz. Labirentlerin içinde boğulup kalmanın, Risale-i Nur Talebelerine yakışmadığı gibi, zaman hadiseleriyle ne Ramazan’ı ve ne de pandemiyi beklemiyor.

Bütün renk ve şekilleriyle yoğun bir şekilde yaşadığımız ahir zamanın olaylarını ferdî veya birbirinden ayrı düşünmenin artık mantıklı olmadığını da biliyoruz. Dünya sermayesinin önemli bir kısmını ele geçiren “Avrupa zalim kâfirleriyle Asya münafıkları” bütün entrikalarını global komiteler halinde çevirdiklerinden, mutlaka Kur’ân’ın merdivenlerinden yükselerek olaylara çok yukardan bakmamız gerekiyor. Toplumun ekseriyetinden farklı şeyler görüp konuşacağınızdan, ”komplo teoriciliği” suçlamasına da kulak asmamalısınız.

Dünya laboratuvarında insanlığı kobay olarak kullanan “ahir zaman dinsizleri”nin elindeki korona silâhıyla 12 Eylül ihtilâli arasında bağ kurmanın zorluğu ortada. Önce, kırk seneye yakın bir zaman geçmiş üzerinden. Sonra, çoğu açığa çıkarılmadığından hadiseleri aydınlatacak bilgi ve belge sıkıntısı da başladı. İnsanlığı tamamen kontrollerine almak isteyen “semavî dinler karşıtı” Marksist kapitalistler Kemalistlerle ittifak kurduklarından, ülke içinden hadiseleri açığa çıkaracak yardımı alamıyorsunuz. Bu dehşetli ittifakın karartmaları olmasaydı, 12 Eylül ile başlayan “bozgun ve tahrip sürecinin”, Vuhanlı vebaya gelene kadar uğradığı istasyonları kahramanlarıyla birlikte bir bir sayabilecektik.

Sıra sıra uzunca dizilmiş deve kervanının önündeki merkebin vazifesini bilemeyenler, hayvancağızı küçümseyebilirler. Koca katarın merkebi takip ile dünyada seyahat ettiğini bilenler ise, önce merkebe bakarlar. Bediüzzaman Hz.leri, ahir zaman hadiselerinin mahiyetini anlattığı bir mektubunda, küçük ve basit görünen süfyaniyetin, misyon olarak büyük deccaliyetten daha önemli olduğunu ifade ediyor. Hatta deccaliyetin bozulmuş ve tahrif edilmiş dinlere musallat olmasının, süfyaniyetin Hak dine ve fıtrata musallat oluşu kadar zarar vermediğinin altını çiziyor. Zira doğru din ve yaratılışın esas kanunları tahrip edilecek olsa, insanlığın başka bir çaresi kalmıyor. Deccaliyetin önünde merkep görevi gören Süfyaniyetin 12 Eylülde İslâmiyet’e, Risale-i Nur’a, insaniyete ve demokrasiye vurduğu derin ve büyük darbenin tesiriyle korona sürecine girdiğimizi anlatmanın zorluğunu yukarda arz etmiştim.

Büyük tarihî eserlerin çok kuvvetli ve sağlam temeller üzerinde yükselmesine benzer şekilde, önemli sosyal vakıaların ve felâketlerin de dayandıkları temelleri bilemeyenler, asla çare üretemezler. On iki Eylül felâketinin mahiyetini bilenler; Özal’ın Türkiye’ye dâvet ettiği “neocon projesi” Çekiç Güç’ün ülkemize konuşlandırılmasından başlayarak; Barzanistan, PKK’nın kurumsallaştırılması, Kuzey Irak’ın Irak’tan koparılması, Körfez savaşları, 11 Eylül ve Irak Savaşı, Afganistan’ın işgali, Ortadoğulu insanlardan oluşturulan El-Kaide, Eş-Şebabb, Bokoharam, IŞİD ve diğer terör örgütleriyle yapılan katliâmlar, Arap Baharı, Yemen Savaşı ve nihayet Suriye savaşına gelirsiniz.

Yukarda isimlerini verdiğimiz hadiselerin, yalnızca bölgemizle alâkalı olduğunu biliyoruz. Bu sürecin Avrupa, Amerika ve Ukrayna ayakları da süreçte önemli hadiselere sahne olmuşlardır. Buralardaki Marksist kapitalist aktörlerle Troçkist aktörleri ayrı ayrı tahlil etmemiz de gerekiyor. Çoğu kez ittifak halinde çalışan bu iki cereyanın, bazen ayrıştığını da belirtmek durumundayız. (2013’te başlayan ayrılığı, Trump’a karşı kurulan cephe birleştirmişti) Burada bundan böyle, Avrupalı Amerikalılar ile önemli Yahudilerin içinde bulundukları neocon-Neoliberal ittifakı çarpışacaklarından, Avrupa Birliği’ndeki gelişmeler de hayatî önem kazanıyor. Bu İttifak’ın Avrupa’daki organizelerin ve devletlerin başına getirdikleri elemanlarının işi başarmaları halinde, Amerika’daki durumun hürriyetçi Hıristiyan Amerika’nın aleyhine gelişeceğinden kimsenin şüphesi olmamalı.

Bediüzzaman’ın gösterdiği paradigmaları esas almayanlar; dünya barışı ve insanlığın kurtuluşu noktasında AB’nin önemini kavrayamıyorlar. Amerika’nın geçmişte ve günümüzdeki misyonunu bilemediklerinden şia-harici karışımı bir düşünceye kapılıyorlar. Yani Amerika karşıtlığı veya en azından ona bigâne kalmak… Trump’ın neocon-Neoliberal ittifakı karşısında terk ettiği başkanlığın hangi menfi hadiseleri tetikleyeceğini de birlikte gözlemlemeye başladık: LBGT’nin dünya insanlığının başına musîbet kesilmesi, Türkiye açısından 1915 olaylarının geldiği nokta, NATO‘yu tahrik ile Ukrayna’yı parçalamak, Çin üzerinden Afrikalılara yapılan zulüm.

Çin meselesini daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Hem 1949 Çin Komünist hareketinin ve hem de 1980’den sonraki Neoliberal destekli yeni Çin komünizminin, bahsini ettiğimiz meşhur dinsizlik cereyanının eseri olduğunu isim, hadise ve belgeleriyle okuyucularımıza arz etmiştik. Günümüz Çin’in zenginlik ve teknolojisinin de; 1980‘lerden sonra Avrupa-Amerika’dan buraya söz konusu dinsizlerin organizesiyle transfer edilmiş unsurlar olduğunu herkes biliyor. Çin, yöneticilerinin tam müstebit ve idaresinin komünist olması hasebiyle; bozguncular için vahşi bir laboratuvar ve atölye haline getirilmiştir. Bir sene içinde iş kazası ve benzeri bahanelerle kaybolan insan sayısının üç yüz elli bin olduğunu düşündüğünüzde, insanlığın bu yüz karası sizi bir daha dehşete düşürüyor.

Papa Johannes Paul’un Warşova üzerinden komünistlere vurduğu darbenin tesiriyle, bildiğimiz gibi “Komünist Doğu Bloku” dağılmaya başlamıştı. Zaten komünistler demir perdenin içinde değillerdi, Londra, Şikago, New-york, Frankfurt ve kısmen Paris onların mekânlarıydı. AB’nin giderek demokrasi ile şeffaflaşması, onları Çin’e yöneltti. Amerika’daki hâkimiyetleri de kısa sürmüştü. 11 Eylül ile birlikte halk, mahiyetlerini öğrendiğinden Hillary etrafına toplanan çapulcuları terk ederek irapta yeri olmayan Trump’ı seçmişti. Ve Trump da, örtülü bir üslâpla küresel düzeyde bu dehşetli cereyanla savaşa girişmişti. Neoliberallerin, Çin halkını sömürerek dünyayı tekelleştirmesine karşı bir kampanya başlatmıştı. Deccaliyet cereyanlarının menfaatleri için “jandarma” olarak kullandığı orduyu merkeze çekerek “Önce Amerika” prensibini seslendirdi. Andrew Jackson’ın 1832’de bankalara karşı kazandığı “demokrasi zaferini” tekrarlamak isteyince, bildiğimiz üzere kıyamet koptu. Çin’deki on binlerce üretici firmanın Batılılara ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Buradaki bütün ilâç fabrikaları, laboratuvarlar, deney merkezleri ve daha nice insanlık dışı AR-GE’lerin Neoliberallere ait olduğu da ortada. Trump ile ölüm-kalım mücadelesine girmiş bir kısım Amerika zenginlerinin laboratuvarlarında üretilen korona ile alâkalı sosyal medyada yazılan-çizilenler, olayların ortaya çıkış biçimini gösterdiği gibi, bu küresel cereyanın arkasındaki aktörleri de gösteriyor.

Koronayı -bildikleri halde- üç ay boyunca saklayan, bilgi sahibi ilim adamı ve gazetecileri öldüren Çin Komünist Partisi’nin ipi, elbette Marksistler elinde olacaktı. Ve Trump’ın yerine getirilen yeni başkanın ilk icraatı, Çin’i bu hususta temize çıkarıp, Çin ile olan münasebetlerin eski haline dönüşü oldu.

Gördüğünüz gibi, hikâyemiz bitmedi, inşaallah devam edeceğiz.

Okunma Sayısı: 1537
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Osman

    3.5.2021 21:02:36

    Yakın tarihe kısa bakış Güzel bir yazı Gidişat çok doğru analiz güzel Birinci avrupa ile ittifak dünya yı düzeltebilir inşallah zındıkların oyunlarını bozalım

  • Serap

    3.5.2021 16:20:18

    Öyle görünüyor ki deccaliyet covidi, bundan böyle bir biyolojik silah olarak kullanmaya devam edecek. Allah deccalın şerrinden korusun.

  • Nura

    3.5.2021 14:22:04

    Kartlar her gün yeniden karılıyor. Bahsettiğiniz marksist kapitalistlerin çin komünist partisiyle giriştiği koordinasyondan milletler habersiz. Uyandırmaya devam. Allah razı olsun.

  • Mustafa Said

    3.5.2021 13:59:09

    Batılı sermayenin destek olduğu ve hedefinde hem insanı hem de dünyayı yok etmeye yönelik bir programın ip uçlarını gösteren makalenizin devamını bekliyorum. Hayırlı Ramazanlar olsun

  • Ömer Yavuz

    3.5.2021 13:48:51

    "Amma Deccalın yalancı cenneti ise, medeniyetin cazibedar lehviyâtı ve fantaziyeleridir. Merkebi ise, şimendifer gibi bir vasıtadır ki, bir başında ateş ocağı bulunur; kendine tâbi olmayanları bazan ateşe atar. O merkebin bir kulağı, yani diğer başı cennet gibi tefriş edilmiş; tâbi olanları oraya oturtur. Zaten sefih ve gaddar medeniyetin mühim bir merkebi olan şimendifer, ehl-i sefahet ve dünya için yalancı bir cennet getirir; biçare ehl-i diyanet ve ehl-i İslâm için, medeniyet elinde cehennem zebanîsi gibi tehlike getirir, esaret ve sefalet altına atar."

  • Ömer Yavuz

    3.5.2021 13:48:47

    Hem 15. mektupta işaret edilen Büyük Deccalin bineği olan şimendifer gibi bir binek ise Çin'den başlayıp İngilterede biten ve Çin'in zalim diktaörü Şi tarafından 2013 yılında Doğu Türkistandaki Müslümanların göz yaşları üzerine inşaa edilen Demir İpek Yolu projesidir. Evet Şimendfier fransızca bire kelime olup Demir yolu demektir.

  • Ömer Yavuz

    3.5.2021 13:45:46

    Şimdi tahmini bir hesapla Süfyanın zuhur tarihini 1920 olarak seçersek ve Üstadın işaretini referans alarak bu tarihe 100 eklersek 2020 yılını buluruz ki bu yıl "Deccalin birinci günü bir senedir, ikinci günü bir ay, üçüncü günü bir hafta, dördüncü günü bir gündür." ihbarına tam muvafık olarak büyük deccal komitesinin korona virüs bahanesi ile 1 yıl müddetinde 300 yılda yapılamayacak icraatleri yaptığı birinci devre-i istibtad tarihinin aynıdır.

  • Ömer Yavuz

    3.5.2021 13:45:16

    Trump Alman kökenli bir Amerikalıdır. Temsil etiiği şahs-ı manevi Üstad hazretlerinin kastamonu lahikasında işaret ettiği Hazret-i İsa aleyhisselamın cemaati ile aynıdır. O cemaat 2. Dünya savaşında deccalin dizine kadar erişti lakin öldüremedi. Çünkü asıl Hazret-i İsa aleyhisselam ile Büyük Deccalin savaşı önümüzdeki yıllarda olacak. Zira zuhur-u Mehdi yaşandı lakin nuzül-ü İsa yaşanmadı. Buna delil, sırr-ı inna atayna risalesinde Üstadımızın söylediği şu sözdür: " 'Hurûf-u Arabiye Acemî yâni Frengî hurûfuna tebdîl edildiği zamân, Deccâl’i intizâr ediniz.' Evet o işi yapan ise küçük Deccâllerdir ki, büyük Deccâl’in ileri karakoludur ve bu küçük Deccâllerden yüz sene sonra büyük Deccâl’e işâret vardır. " Büyük Deccal süfyanın zuhurundan 100 sene sonra zuhur edecek. Süfyan ile Hazreti Mehdi, Büyük Deccal ile Hazret-i İsa mücadele edecek.

  • Zeliha

    3.5.2021 13:00:48

    Düşmanı tanımadan yol alınmıyor demek ki. Aslında zindikanin 100 ve 1000 yıllık planlar yaptığını düşünürsek herşey netleşiyor. Küfrün beli kırıldı diyor üstadimiz. Ayağa kalkmaya mi çalışıyor. Sanki çırpındıkça daha çok açığa çıkıyor. Bu da şunu gösteriyor ki İslam'ın insanlığın önlenemez yükselişi onları daha da hırçın hale getiriyor. Kıyamete kadar devam edecek bir mücadele. Risale-i Nur her hali avantaja çevirecek, Sulhi umumiyi tesis edecek bir tefsir. Gittikçe daha çok parlayacak. Çalışmalarınızla ufuk veriyorsunuz. Allah razı olsun

  • Sezai MUMCU

    3.5.2021 12:44:54

    1) Dessas Ingiliz Gladstone Planini yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetine A dan Z ye kadar KABUL ETTIRMIS ve en derin inceliklerine kadar uygulanacagi taahütünü LOZAN da almis iken niye ekstra KEMALIZM ve PKK yi Türkiye'de KURMUSTUR? Türkiye'de bütün DARBELERIN KEMALIZM ODAKLI INGILIZ MUHIBBANLARININ destegi olmaksizin düsünülemeyecegini bizzat safkan KEMALIST DARBECILER itiraf etmistir. Aymaz Kemalistler ise Darbelerin kötü gidisatlari durdurdugunu iddia etmisler, bilakis ülkeyi her defasinda bir 20 sene geriye atan, ülkenin KÖTÜLÜKLERE, MUSIBETLERE, ZAAFLARA, BELALARA GÖTÜRÜLDÜGÜNÜ, BUNU TEMIN EDEN lanet olasi darbe ANAYASALARINA aman yamansin yamansin asla yenisiyle degistirilmesin diye TAPMALARIYLA ispatladiklarinin farkinda olmadan.

  • Sezai MUMCU

    3.5.2021 12:44:21

    2) Ithal ve TERCÜME olmasina ragmen benimsenen Türk Ceza Kanunu 86 milyon vatandasa YETIYOR ama bir kisiye YETMIYOR ONA ÖZEL koruyucu 5816 lazimmis! 5816 yi da kendi kafalari tasarlamaya yetmemis, bir ALMAN HUKUKCUYA KITABINA UYDURUVER DEMISLER. Mübarek Ramazan AYINA ait bir Risale yüzünden bir köyde bütün RAMAZAN isimli adamlari kelepceleyip kuru ZANNLA devleti yikmak NIYYETI UYDURUP saf Anadolu MÜSLÜMANLARINI KAFIRLERDEN beter eziyetlere GARK ETMISLER. Kuzey cereyani DECCALIZM bu ISLAM DÜNYASININ DECCALI SÜFYANIZM karsisinda hafif kalir. Iste Kemalizm dessas Ingiliz tarafindan ISLAM DÜNYASININ DECCALI SÜFYANIZM in koruyucusu, garantörü, varliginin teminati olmasi icin kurulmustur! PKK ise Anadolu insanini ve Islam Dinini inkar etmeye hayati hallac pamugu gibi savurmak; TERÖR icin dessas Ingiliz tarafindan kurulmustur. PKK yi komünist, dinsiz Abdullah Öcelan’in marifeti sananlar cok aldaniyor.

  • Sezai MUMCU

    3.5.2021 12:43:49

    3) NASRANIYET, KOMÜNIZMI POLONYADA PAPA II.JOHANNES PAUL liderliginde MAGLUP ETTI. Dünyanin en güclü istihbarat agi papaliga bagli Hristiyan Katolik ISTIHBARATI diger azili muhalifini LUT KAPISINDA devre disi birakip bu tarihi basariyi elde etti. Hz. ISA AS namina KOMÜNIZMIN devasa PUTLARININ DIZINE bile ulasmayan manevi KILINCIYLA alni secdeye giden, Gizlice ISLAM DININE IHTIDA eden PAPA eliyle KUZEY cereyani Deccalizm öldürülmüstür. Ne gariptir, ne elim izdirapdir ki sun'î teneffüsle, YASAM ÜNITESIYLE, SIYASAL ISLAM, Islam Deccali SÜFYANIZMI dessas Ingilizin Lozan mucibince emir ve görüslerine ittibaen yasatiyor. Hepsini Allah'a havale ediyoruz!

  • Hasan YİGİTKAN

    3.5.2021 10:36:51

    Güzel tesbitler teşekkür ederi

  • Halim

    3.5.2021 10:10:43

    Ahirzaman dinsizliğinin planları, ancak zamanın Kurani tefsir-i olan risalei nur ile görülebiliyor.Yazıyı tamamlamanız dileğiyle.

  • Hüseyin

    3.5.2021 05:38:04

    (2)Günümüzde ise, kaynağınız olduğu müddetçe hammaddeyi savaşsız elde etmek, ülkeye getirmek, işlemek oldukça kolaydır. Amerika birleşik devletlerinin ve demokratik ülkelerin çinle ilişkileri, insan haklarına ve küresel ısınmaya zarar vermesine rağmen, ucuz işçilik, ucuza üretim ve çıkarlar söz konusu olduğu için, Çinin içerdeki zulmü ya görmezden geliniyor ya da bir iki küçük kınama ile geçiştiriliyor...

  • Hüseyin

    3.5.2021 05:37:21

    (1)Dinleri, dilleri, ideolojileri, coğrafyaları, kültürleri ne olursa olsun, çıkarlar söz konusu olduğu zaman, benzerler birbirini çeker ..En muannid, en amansız gibi görünen düşmanlar bile gizli kapılar ardında , perde arkasında konuşurlar, gizli açık birbirine yaklaşıp, ilişki kurdukları, ticaret yaptıkları nadir görülen bir durum değil. darbı meseldir. "ülkelerin düşmanları yoktur, çıkarları vardır.." Realitesi, şu gerçeği gösteriyor; yeryüzünde birbirine düşman ülke yoktur. Devletlerin düşmanlık gibi görünen politikaları, taviz koparma, çıkar elde etme amacıyla yapılır. Eskiden ülkelerin hammadde ihtiyacı vardı. Hammadde elde etmek için, ülkeler birbiriyle dalaşır, yerine göre savaşırlardı.

  • Kerem

    3.5.2021 04:43:35

    Ahirzamanın cereyanları, geleceğe hükmedecek biçimde plan yapmışlar. Onların küresel planlarını deşifreye yardımcı güzel bir makale. Allah razı olsun gazetemizden ve yazarlarından.

  • Sertaç Lüser

    3.5.2021 03:13:50

    Perşembe'nin gelişi,Çarşamba'dan bellidir derler. Ahirzaman olaylarının gelişine de bakıldığında vitrinde kalmayanlar için hakikat aşikardır.Bu aşikarlık içinde hala kaos faillerinden umut bekleyenler,zihni bataklıktadır.Bataklık kurumayacağı gibi,düşmeye heveslilerde uslanmayacaklar.Risale-i Nur her türlü uyarı tabelasını ve görevlisini bataklık etrafına koyduğu halde zarara kendi rızası ile girenler, maalesef merhamet beklemekte etraflarına kızmaktalar.El insaf...

  • Ahmet Danışmaz

    3.5.2021 03:02:15

    Bizde de Korona Kemalizm projelerini ihya etmek için kullanılıyor.

  • Bedreddin

    3.5.2021 01:44:05

    Amerikanın eski yönetimi (Tramp) tahminimizin ötesinde insaniyete çok mühim işler yapma emelindeymiş diye anladım.Şuanki durum hüsran denilebilir öyleyse yazık.Biz sabredeceğiz islamın istikbalini rahmeti ilahiyeden intizar ile bekleyeceğiz.Amerika-Rusya-Avrupa'da onlarca islam konfederasyonları kurulmuş ve artmaya devam ediyor.Bunlar ittihadi islamın ayak sesleri inşallah.

  • Çuhadaroğlu

    3.5.2021 01:12:23

    İşte böyle hiçbir kanun-u adalete ve insaniyete ve hiçbir düstur-u hakikata ve hukuka muvafık gelmeyen boğuşmalardan, elbette âlem-i İslâm ve Kur'an teberri eder. Yardımcılıklarına tenezzül edip tezellül etmez. Çünki onlarda öyle dehşetli bir firavunluk bir hodgâmlık hükmediyor; değil Kur'an'a, İslâm'a yardım, belki kendine tâbi' ve âlet etmekle elini uzatır. Öyle zalimlerin kılınçlarına dayanmak, hakkaniyet-i Kur'aniye elbette tenezzül etmez. Ve milyonlarla masumların kanıyla yoğrulmuş bir kuvvet yerine, Hâlık-ı Kâinat'ın kudret ve rahmetine dayanmak, ehl-i Kur'an'a farz ve vâcibdir. Gerçi zındıka ve dinsizlik, o boğuşanların birisine dayanıp ehl-i diyaneti ezer. O zındıkanın tazyikinden kurtulmak, onun aksi cereyanına tarafdar olmak bir çaredir. Fakat şimdiye kadar o tarafdarlık, bir menfaat vermeyerek çok zararları dokunmuş. Kastamonu Lâhikası - 208

  • Halil İbrahim Karahan

    3.5.2021 00:29:55

    Allah razı olsun abi

  • Niyazi N.

    3.5.2021 00:29:55

    Müdakkik, muhakkik, isabetli ve ibretlik bir tahlil... tebrikler 🌷

  • ozanky

    3.5.2021 00:18:06

    Maşaallah. Çok elzem bir konu, anlamamız ve sindirmemiz gereken..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı