"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasi, barış ve medeniyet karşıtlarının Ortadoğu’daki üssü: İsrail…

Şükrü BULUT
24 Mayıs 2021, Pazartesi
Bu yazımızdan bir “antisemittik” sonuç çıkarma gayretinde olacaklara peşinen belirtelim:

Kur’ân bütün insanların Hz. Âdem’de (as) ve Hz. Âdem’in de topraktan yaratıldığını bize ders veriyor. Irk, sınıf, cinsiyet, yaş ve statü olarak bütün insanların “hukuk önünde” eşit olduklarına İslâm şeriatı bin beş yüz senedir, şahitlik yapıyor. Müslümanların hiçbir zaman dinlerinden ve ırklarından ötürü Yahudilere düşmanlık yapmadıklarını, bir önceki yazımızda belirtmiştik. Bu yazımızda, Cihanşümul cereyanların İbrahimî dinlerin beşiğine kurdukları İsrail Devleti’nin misyonu ile Yahudilerin durumu hakkında birkaç çizgi arz etmek istiyoruz. Avrupa ve Rusya’da yüzlerce defa katle, baskı ve tehcire maruz kalmış Yahudi halkını, “İsrail Projesinden” tamamen ayırmak gerekiyor. Hatta dinî ve millî duygularla “İsrail Devletine” sahip çıkarak, günümüzde kısmî de olsa “Yahudi Şeriatını” bu devlette uygulatan halkı da kastettiğimiz projeden uzak tutacağız. Bilhassa İngiltere ve ABD devletleri üzerinden Cihanşümul hâkimiyete koşanların sözcülerinin parlamentolarda, BM’de ve uluslar arası mahfillerde satır aralarında söylediklerini bir araya getirdiğimizde, bu projenin belli çevrelerce hazırlandığını müşahede ediyoruz.

Ramazan-ı Şerifin çok kıymetli gecelerinde-gündüzlerinde camilerinde katle maruz kalan ve bin beş yüz senelik yurtlarından koparılan Müslümanlarla ortaya çıkan “yeni süreç” münasebetiyle, dünya kamuoyu “İsrail” hakkında epeyce konuştu. Burada dikkatimizi çeken husus ise, İsrail Devleti bahis mevzu olduğunda, “özel hukukun” devreye girmesiydi. İsrail Devleti’ni koruma uğrunda, Ortadoğu’yu baştanbaşa ateşe verecek “vahşi bir iradenin” insanî, demokratik ve medenî olmadığını herkes biliyor. Fakat sıra resmî beyanatlara gelince, “zavallı Yahudiler mağdur” olarak manşetlere yansıtılıyordu. Beş bin seneden beri bu topraklarda yaşayan insanların mülteci durumuna düşürülmeleri, masum insanların evlerinden sürülerek çöllerdeki çadırlara mahkûm edilmeleri ve itiraz edenlerin katl veya hapis ile cezalandırmaları; dünyaya hukuku, insaniyet ve medeniyet dersi verme iddiasındaki “Batılı Ülkelerinin” siyasetçilerini hiç düşündürmediğini mi zannediyorsunuz? Hayır, global dinsiz sermayenin bütün çabalarına rağmen, halklarını ikna edemeyen siyasetçilerin tepesindeki Demokles’in kılıcı, o politikacıları yalan ve haksız beyanlara sevk ediyor. Menfaat, mevki korkusu, neocon-Neoliberal ittifakın global baskısı ve tekelci sermaye…

İki haftaya yakındır medyaya yansıyan haber ve resimlerin turnusol vazifesi yaptığını da gözlemliyoruz. İsrail Devleti’ni can-baş müdafaa eden siyasetçileri, kurumları, yazar ve gazetecileri alt-alta yazdığınızda ortaya çıkacak manzaraya siz de şaşarsınız: Demokrasi karşıtı, emperyalist geleneği Bolşevizm usûlü ile devamdan yana, bilim-teknoloji insan ve çevre zararına kullanmaktan zevk alan, LGBT yandaşı ve Hıristiyan Avrupa kimliğiyle savaş halindeki kişi-kurum listesiyle karşılaşıyorsunuz. İsrail’in yanında poz verenleri, yukarıda arz ettiğim üzere iki kısma ayıracağız. Siyasî menfaat, global korku ve Neoliberallerin ellerindeki dosyalardan dolayı bir nevi mahkumiyet içinde konuşan politikacıları, İsrail’i maşa olarak kullanmak isteyenlerden ayırmamız lâzım. Almanya’nın SPD ve CDU’lu çoğu siyasetçilerini, Angela Merkel ile Von den Leyen’den elbette ayıracağız.

İslâm Âlemindeki siyasal İslâm politikacılarının tavır ve beyanlarını dillerine dolayarak haklılık iddiasındaki ikiyüzlü bir kısım Avrupalı siyasetçilere, Paris’ten Tahran’a getirilen Ayetullah Humeyni hadisesini hatırlatmak gerekebilir. Ve sonra da “Salman Rüştü” tiyatrosunu... Türkiye’nin başındaki hükümetin, Neocon-Neoliberal ittifakının destekleriyle getirildiğine, olaya birinci derecede şehadet eden yüzlerce Türk aydını varken, Cumhurbaşkanımızın demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve Müslüman-Hıristiyan ittifakına zarar verecek beyan ve hareketlerini bahane tutanları, insanî değerlerde gayr-ı samimî buluyoruz. Ortadoğu’ya musallat ettikleri BOP’çuları, Türkiye’nin başına sardıkları PKK’nın ve yetmiş küsur senedir bizi komşumuzla itiş-kakışa sevk ettikleri Kıbrıs’ın ipleri ellerinde oldukları halde, Marksist reflekslerle ülkelerinin menfaatlerini çatışmalarımızda arayan siyasetçilerin demokrasiye inandıklarını kabullenir misiniz?

İsrail’in sıradan bir devlet olmadığını dünya biliyor. Fakat misyonunun karanlık ilişkilerle global dinsiz cereyanlara bağlanmış olması, İslâm dünyasına ve Araplara vereceği kadar zararı Avrupa’ya, Hıristiyanlık Âlemine, ABD’ye ve dünya barışına da vereceğinden emin değil misiniz? Türk milleti, PKK, Barzani ve YPG gibi Marksist Kürt hareketlerinin İsrail üzerinden bölgeye terör getirdiklerine inanıyor. Irak ve Suriye’yi kana boyayan IŞİD hareketinin bir tarafında İsrail’in bulunduğunda Araplar ittifak ediyorlar. Yüzlerce IŞİD militanının İsrail hasta hanelerinde tedavi gördüğüne dair, yüzlerce haber sızmıştı, medyaya… Trump’ın Çin Vebası dediği korona ile alâkalı İsrail’de işlenen cinayetleri de dünya kamuoyu biliyor. Ve günümüz Doğu Afrika’sındaki onlarca iç çatışmanın da İsrail üzerinden organize ile yürütüldüğünde kimsenin şüphesi yok. Elbette nüfusu birkaç milyonu geçmeyen İsrail halkı bütün bu cinayetleri, entrikaları ve yolsuzlukları yapamaz. İsrail’in dünyayı tehdit eden demokrasi, barış ve medeniyet karşıtı çete tarafından bir üs olarak kullanıldığını söylüyoruz.

Bu üssün icra ettiği misyonun genişliği de konuşulmalı. Mütemadiyen bu bölgede beslenen iç çatışmalar, demokrasi karşıtı hareketlerin aynı mihraklarca desteklenmesi, çatışmalar bahanesiyle bu güne kadar Arap ülkelerine satılmış silâhlar, bazı silâh fabrikalarının bu vesile ile silâhlarını bölgede deneme imkânı bulmaları ve en önemlisi de ABD ile AB arasındaki ittifakın engellemesi cihetiyle İsrail üzerinden dünya demokrasisine, barışına ve çevreye verilen zararların da bir dökümü yapılsaydı, “İsrail Devleti” projesinden dindar Yahudi halkının mı, yoksa Marksist felsefe üzerinden dünyada ihtilâl ve sınıf çatışmalarına girişen global cereyanların mı daha kârlı çıktıklarını açıkça anlardık. Kadir Gecesi’nden başlayarak tırmandırılan süreçte, global sermayedarlara ait twitter ve diğer sosyal medyanın Filistinlilerin mağduriyetinin neşrine getirdikleri yasaklar da, projenin nereden başladığını az-çok meraklılarına gösteriyor, değil mi?

Trump’ın başaramadığı Filistin-İsrail barışını, Siyonistlerin işgali altındaki Joe Biden hükümeti hiç gerçekleştiremeyecek gibi. Netanyahu bu ayrıntıyı bildiği için, siyasî rant istikametinde “mevcut durumdan kendisine rol çıkarıyor”. Amerika’yı idareden âciz Biden hükümetinin günümüz İsrail çetesini de ortada bırakacağını şimdiden söylemek erken mi olur? 

Okunma Sayısı: 1435
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Osman

    24.5.2021 21:01:35

    Birinci avrupa yı uyandırıp yardım etmeliyiz bu şekilde dünya kurtulur

  • Muhammed Said

    24.5.2021 20:19:24

    Müslümanlar; Nurcuların ittihadı neticesinde hasıl olacak tıkanıklıkları açma fütuhatına vasıl olduğunda İsrail o vakit kaçacak delik arayacak. İsrail irtibatsızlığımızın en somut, en büyük zakkumvari meyvesi! Niye zakkumvari? Zira İsrail ben arkasındaki destekleri, siyonizmin şubeleri Filistin’de müslümana cehennem hayatı yaşattırıyor. Bunu ben böyle algılıyorum ben o yüzden dar düşüncelere de dar görüşlere de aldırış etmeyip, kendi vazifeme bakıyorum. Dahilde asayiş için gereken ne varsa yapmaya gayret ediyorum. Allah Nurcuları ağır ben mesuliyeti büyük bu vazifede muvaffak eylesin. Sonsuz âmin...

  • Nura

    24.5.2021 18:06:04

    Türkiyede m. kemal düşmanı ve avrupada yahudi düşmanı görünmemek için insaniyete saldıranlara sessiz kalanlara ne denilir? Sultan için: Kur’an bir toplumu toptan mahkum etmeyi yasaklıyor. Bireyin hukukunu da topluma peşkeş çekmiyor. Bu yazıda söz konusu ölçülerin izlerini görüyorum. Yeni Asya ve yazarlarını tebrik ediyorum.

  • Demokrat Avrupa

    24.5.2021 17:40:49

    2/2 - 4.) AB konusunda gereken reformlar yapılsaydı ve AB’ye girmek için Türkiye üzerine düşen vazifelerini bütün samimiyeti ile yerine getirseydi; aynı zamanda da AB’nin içinde ki 1. Avrupa / Türkiye taraftarları ile ittifak kurarak Türkiye’nin alınması için ciddi bir şekilde mücadele verilseydi; AB’ye alınmasak bile “de facto” Türkiye’yi AB’nin bir parçası olarak hissettirip Marksist PKK’nın sonu getirilseydi; günümüzde ki İsrail / Filistin sorunu hangi boyutta olurdu acaba?

  • Demokrat Avrupa

    24.5.2021 17:39:42

    1/2 - Neocon / neoliberal ittifakın desteğiyle 20 yıldan beri Türkiye’de iktidar olan bugünkü siyasal islamcılar: 1.) Demokrasi, hürriyet, adalet ve hukukun üstünlüğü konusunda samimi olsalardı; 2.) BOP eş başkanlığı yapmayarak BOP’a destek vermeselerdi, sözde “Arap Baharını” doğru okuyabilselerdi; 3.) İrak’ta ve Suriye’de yanlış tarafları desteklemeyip, her iki ülkede Marksist Kürtlerin ( İrak’ta Barzaninin, Suriye ise YPG’nin ) toprak elde etmelerine destek olunmasaydı, İsrail’e karşı bu iki ülkeler zayıflatılmasaydı; Libya’da Gaddafi’nin devrilmesinde / ölümünde, Libya’nın yıkılmasında, Mısır ile diplomatik bağları 8 yıl keserek Mısır’ı İsrail ile işbirliğine sunulmasaydı;

  • Sezai MUMCU

    24.5.2021 16:43:11

    Dünya'da kac milyon tür, kac septilyon cesit agac var. Bu agaclardan yüzde 99,99 soyle 40 bin defa Dünyayi turlayacak kadar 9 daha agac MÜSLÜMANDAN YANA. Sadece bir agac ve cali tipi agac GARKAD MÜSLÜMANLARDAN YANA DEGIL. ALLAH'in kelamini degistirirlerse, onbinlerce peygamberini katlederlerse, katledemediklerini reddedip yalancilikla asagilarsa ONLARI KIM SEVER? IBLIS bile ben Allah'tan korkarim, ben onlardan BERIYIM DER!

  • Serap

    24.5.2021 12:55:54

    Nur talebeleri yahudi ve israil düşmanlığı yapmazlar. Fakat dünyanın bir çok yerinde iç savaşı ateşi çıkaranlar, fukaranın ekmeğini gaspeden, teknolojiyi insanlığı yok etmek için kullananan yahudi olduğunda, bana antisemitist diyecekler diye doğruyu söylemekten de kaçınmazlar. Ellerinize sağlık

  • İ. Seyda

    24.5.2021 12:52:59

    Başkan Biden bazı önemli ama küçük adımlar atsa da Filistinlilerin hukukunu korumak konusunda henüz ciddi bir çaba içerisinde değil, ancak İsrail ile ilişkilere Trump kadar önem vermiyor gibi görünüyor. Diğer taraftan Biden Ortadoğu’daki geleneksel ve otoriter Arap rejimlerine koruma desteği vermeyi ve onlarla birlikte çalışmayı vaat etti. Bunun karşılığında da söz konusu rejimler İsrail ile ilişkilerini iyileştirdiler. Biden şimdi İsrail’i eleştirerek, Arap rejimlerinin de aynı şekilde davranmalarına yeşil ışık yakmak istemiyor.

  • Salih

    24.5.2021 12:47:48

    Filistin meselesini ABD ve AB adalet ile çözerlerse, bu konuda şiddetlice tenkit edilen Yahudiler de kurtulup, devletlerinde korkusuzca yaşayacaklar. Barışa karşı çıkanların Yahudilere de zulüm ettiğini düşünüyorum. Yanlış mı?

  • Orhan Ali YILMAZ

    24.5.2021 11:48:37

    وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ Bakara 61 Asıl sorun şu ki, madem Âyet'teki Yahudiler hakkında "Zillet" ve "Meskenet" tabirindeki ifade Mutlaktır, Mukayyed değildir; neden bugün Mescid-i Aksâ meselesinde neden ve niçin Yahudiler Müslümanlara gâlip geliyorlar?..

  • Rasim

    24.5.2021 11:31:54

    “Fakat misyonunun karanlık ilişkilerle global dinsiz cereyanlara bağlanmış olması, İslâm dünyasına ve Araplara vereceği kadar zararı Avrupa’ya, Hıristiyanlık Âlemine, ABD’ye ve dünya barışına da vereceğinden emin değil misiniz?” Evet, bu cümle olayı özetliyor.

  • Haşim Özkan

    24.5.2021 11:21:24

    Son sözünüz dua olsun.ABD elini İsrail’in üzerinden çeksin.Türkiye de İsraile haddini bildirsin.

  • Rehanur

    24.5.2021 11:19:54

    Kur'an bir toplumu toptan mahkum etmeyi yasaklıyor. Bireyin hukukunu da topluma peşkeş çekmiyor. Bu yazıda söz konusu ölçülerin izlerini görüyorum. Yeni Asya ve yazarlarını tebrik ediyorum.

  • sefer hoca

    24.5.2021 11:15:14

    Adalet-i mahza anlayışıyla yazılmış bir yazı.Tebrikler

  • Hüseyin

    24.5.2021 10:53:00

    İslam ülkelerinin çoğunun ekonomik ve siyasi yönden batı ve israille olan ilişkileri, derecesi, bağımlılık düzeyinde olduğu bilinmeyen bir sır değil, gerçektir ..Batılı teorisyenlerin gözlemleri ve dijital medya platformlarındaki verilerin analizleri sonucu, müslümanı müslümandan daha iyi tanıyan çeşitli yazılım ve yapay zekaların ortaya çıkardığı  tesbitler, teşhisler ve imkanlar batıya ve israile İslam ülkelerine karşı kolay manevra kabiliyetini sunar.. İslam ülkeleri demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, kişi hak ve hürriyetlerini, eğitimi, sosyal devlet anlayışını, ülke kaynaklarının ve gelirlerinin hakça paylaşımını benimseyip, hayata geçirmedikleri müddetçe batı ve israil karşısında yapacakları pek bir şey yok...

  • Mustafa coban

    24.5.2021 10:38:19

    Super gucler cok zaman yapilanlara goz yumar.haksiz taraf cesaretlenir.oysaki kafese girmiştir.suç hanesi dolmaya başlamiştir.1.dunya harbi oncesi bizi ermeni tehciri icin cesaretlendirenler şimdi ermeni katliami diye tepemizde boza pişiriyorlar.israil bunu bilmeli.bugunun dostlari bir bakarsin hesap sorar.zaten hz.isanin hesabini yahudiler henuz odemediler

  • Halim

    24.5.2021 10:12:53

    Ayarı kaçmamış bir Filistin yazısı. İstismarcıların elinden kurtarmamız gerekiyor, bu konuyu. Güzel olmuş Allah razı olsun.

  • İsmail Atak Cebecili

    24.5.2021 10:11:28

    "Trump’ın başaramadığı Filistin-İsrail barışını, Siyonistlerin işgali altındaki Joe Biden hükümeti hiç gerçekleştiremeyecek gibi. Netanyahu bu ayrıntıyı bildiği için, siyasî rant istikametinde “mevcut durumdan kendisine rol çıkarıyor”. Amerika’yı idareden âciz Biden hükümetinin günümüz İsrail çetesini de ortada bırakacağını şimdiden söylemek erken mi olur?" SÖZLERİ, ERKEN VERİLMİŞ hükümler değil mi? Bu sözler Türkiye Devleti adına olsa, baştan, ABD Yönetimine karşı tavır almak, kurulabilecek dostluk ve işbirliği köprülerini atmaktır. Nurculuk adına olsa, Hz Üstad'ın ABD'ye bakışına ve ABD değerlendirmesine ters düşer, Zira Üstad, ABD'nin İslam'a düşman olamayacağını bu konuda İngiltere ile ters olduğunu beyan ediyor. YENİASYA açısından ise, epey erken, tecrübe edilmemiş ve sonuçları alınmamış ABD Uluslararası Politikaları bakımından erken bir tavır olup, teenni, tedebbür kavramlarına ters, okuyucu yönünden de erken bir yönlendirme olmaktadır.

  • Sertaç Lüser

    24.5.2021 09:19:38

    Erken olmaz,özellikle Ülkemizde ve Dünyada yalnız kalmaları adına dua ederken ayrıca bunları bir bir gerçekleştiğini görmek ümit verici.Özellikle Ülkemizde yalnız kaldıkça saldıran ve en yakınındakini ateşe atan bir zihniyetin timsali büyürse Dünyada da aynı şablonu göreceğiz.2021 Gebe fakat geç kalmış bir hızlı doğum anı yaşanacak gibi duruyor.Bu hızlı doğum çok kişiyi şok edebilir.Risale-i Nur'u hakiki anlayanları asla.

  • Halil İbrahim Karahan

    24.5.2021 04:12:02

    Rabbim zalimleri kahreylesin, ehl-i imanı Deccal ve Süfyanın komitelerinin şerlerinden emin etsin.

  • Kerem

    24.5.2021 00:38:31

    Bugüne kadar fazla karşılamadığımız özgün bir bakış ve çok farklı bir analiz. Mutlaka nazaıitibare alınmalı diyorum.

  • Sezai MUMCU

    24.5.2021 00:29:44

    Belagat Yolunu Allah-Kur'an ve Hz. Muhammed ASM'i bir de Ilmin Kapisi Dördüncü Halife Hz. Ali RA HUTBELERIYLE sonuna kadar acarak AHIRETTE Allah'in sectigi Peygamberini, Kitabi Kur'ani, Dini Islami REDDEDENLERIN isterse tüm insanlik, cinler arkalarinda olsun hicbirini CEHENNEMDEN KURTARAMAYACAGINI fesih ve belig tarzda HUTBELERINDE ilan ve isbat etmistir. Risale i Nur Külliyatinda Hz. Ali RA'in HUTBELERINDE BELIRTTIGI HAKIKATLERE ZERRE MIKTAR muhalif bir beyan yoktur. O FITNE ve FESAT Millet TABUTU/SEKINEyi MÜSLÜMANLARA KAYBETMIS, soylulugu ayaklar altina alarak esfeli safiline düsmüstür. Hersey olacagina varir! SEKINE 'nin mu'cizevi 19 AYETI herseyi izah etmistir, kafi ve vafidir!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı