"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Minnesota!

Şükrü BULUT
04 Şubat 2026, Çarşamba
Başlığımızın, söyleyeceklerimizi ihata edememesi hakikati değiştirir mi?

ABD’nin Kanada’ya yakın bu kuzey eyaletinden dünyaya verilen mesajlar da, Minnesota’nın boyunu çok aşıyor… ICE, İlham Ömer, Somaliler, Zenciler ve yabancılar… Başkalarının yardımları olmadan biraraya gelemeyecek ve dünyaya masumiyetlerini seslerini duyuramayacak insanlar… Fakat Federal Polise karşı eğitilmiş disiplinli altmış iki bin kişi, gizlilik içinde sivilce teşkilâtlanmışlar. Çok gizli haberleşme zincirleriyle Minoseta’da eğitilmişler, ABD’nin göçmen politikasının karşısında bir set gibi duruyorlar…

Dünya siyasetinin; millî devletleri baskılayan ve küresel Marksist ihtilâlcilerin göçleri kullanmaları mevzulu yazılarımızda değinmiştik. Üstadımızın tabiriyle; devletler ve milletler mücadelesi, yerini küresel sınıf savaşlarına bıraktığından; artık demokratik devletler ile karşılarındaki Marksist küreselciler olarak tarafları tanıtmaya çalışacağız. Bir taraftan milletlerin içinde savaşlarla coğrafyaları ateşe verecekler, diğer yandan bu yangından kaçanları organize ederek AB ve ABD gibi ülkelere musallat ederek, oralarda siyasî ve ekonomik krizler çıkaracaklar… Sonra da; mağdurları vitrine sıralayarak hem insanî değerlerin, hem demokrasilerin, hem semavî dinlerin ve hem de millî ekonomilerin karşısına geçerek gizli savaşlar tertip edecekler… Sonra da; bütün bu cinayetleri organize edenlerin kimler olduğunu, dünyaya soracaklar… Garip değil mi?

Senaryodaki değişiklikleri, kahramanları ve zamanı nazara alırsanız, hatırlayacaksınız. 12 Eylül öncesindeki Türkiye’mizde beş bin gencimizin hayatına mal olmuştu. Kurtarılmış şehirler… Fatsa, Kars ve Tunceli… Büyük şehirlerde kurtarılmış mahalleler… İstanbul’da Bir Mayıs, Armutlu ve Gazi…  Ve Ankara’da Çırçır…

Hatta zihinlerinizi azıcık yormanız da gerekebilir… İhtilâl sürecinde Doğu’daki köy baskınları; geceleri maskeli ve gündüzleri piyade tüfekli kolluklarla boşaltılan Ağrı, Van, Bitlis, Hakkâri ve diğer vilayetlerimiz… Perişan halde Adana’ya, Gaziantep’e, Antalya’ya, Mersin’e, İzmir, Bursa ve İstanbul’a sürgün edilen Kürtler… Marksizm’le metropollerde Kürtlere musallat olanlar, Kürtlere zulmeden Kemalistler birlikte çalışmışlardı… Neticede iki taraf da ihtilâlci sosyalist idiler…

Sonra ne oldu… Türkiye’yi hem demokrasiden mahrum ile kaoslarla tahrip ettiler. Şerlerden hayırlar da doğdu. Türklerle Kürtler İslâm milliyetindeki ortak hayatlarını buldular… Sekiz milyonu aşkın Türk-Kürt evliliği gerçekleşmiş. Gördüğünüz üzere Marksist Kürtlerin Cumhur İttifaklı Efendileri, bilmecburiye uğurlama merasimlerine girişmişler…

Suriye’de ABD büyükelçisi, sokak çatışmalarını önce otuzar dolar ve sonrasında ellişer dolarlarla nasıl başlattığının hikâyesini medyada anlatmıştı. Şam-ı Şerif’te yangın başlayınca da milyonlarca Suriyeli kaçmaya mecbur oldu. Ve işte bu renkli Marksist devrimciler, onları Türkiye ve Yunanistan üzerinden –bir kısmı İtalya- AB’ye aktarmak üzere vakıflar kurdular… (Soros-Merkel İşbirliği) Ve nihayet milyonları aşkın Irak ve Suriyeli Avrupa’ya gelince de; yerli-yabancı tezgâhıyla Almanya siyasetini tahribe yöneldiler… Burada da güzel şeyler olmadı mı? Beş bin civarındaki cami/mescidin sayıları, şimdi on binlere dayanıyor… Avrupalılara yakın mesafede İslâmiyetin güzelliklerini yaşayarak gösteriyorlar…

Minoseta’yı Neoliberaller Kanada’nın arka bahçesi olarak kullanıyorlar. Toronto’ya vizesiz uçan musibetzedeleri, sivil Marksist devrimciler, ABD’nin kuvvetli yapısını tahripte kullanmaya yönelmiş… Zira Davos’un çocuğu (Trudeaau)  başbakan olunca, Yeni Dünya’ya göçü buradan sağladılar. Türkiye’ye haritalardan göremediğiniz ülkelerden vizesiz giriş yapanların hedefleri Almanya’ydı…  Minoseta, Kuzey’deki giriş kapılarıydı… Tıpkı Latin Amerika üzerinden Meksika’ya yakın şehirler gibi…( https://www.yeniasya.com.tr/sukru-bulut/kuresel-ihtilalcilerin-tetikledigi-gocler_616791)

Kontrolünü dev kapitalle sağladığı küçük dünyamızda, insaniyeti fitnelerle perişan eden küresel bir aktörden bahsediyoruz; göçmenleri, devletlerin göç politikalarını, ekonomik krizlerini ve içsavaşlarını konuşmuyoruz. ABD ile AB’yi hegemonyasına, hürriyetler ve mağduriyetler perdesinde almaya çalışan ahirzamanın dehşetli hareketinden bahsediyoruz. Demokrasi, insaniyet ve din düşmanlarını…

Okunma Sayısı: 1225
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • cemal

    4.02.2026 10:29:23

    Covid-19 pandemisinden 5 sene evvel, yani 2015 yılında Jeffrey Epstein'e gönderilen bu mailin başlığı ise "Pandemilere Hazırlık".Epstein'e gönderilen mailde "Talep edildiği üzere, pandemilere hazırlık konulu toplantı için taslak bir gündemi ekte bulabilirsiniz." denilerek, Epstein tarafından bu konuyla ilgili bir talep olduğu belirtiliyorken, mailin devamında, "Örneğin DSÖ (WHO) ve ICRC'nin (yani ortak markalama/co-branding yoluyla) sürece resmi olarak nasıl dahil edileceği gibi bir sonraki adımları konuşalım. Saygılarımla, umarım bunu başarabiliriz!" cümleleriyle mail sona eriyor. bu küresel ifsad komiteleri komplo teorisi denen çok şeyi yapmışlar. sonradan itiraf ediyorlar. her milletten varlar. bunlara karşı bu zamanın en mühim farz vazifesi ittihadı islamdır emrinden başka bir yol gözükmüyor.

  • Bülent Bektaş

    4.02.2026 09:01:39

    Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık Şükrü bey

  • Hakan

    4.02.2026 08:41:22

    Türkiyedeki kürtlerin batıya göçettirilmelerini hiç bu şekilde okumamıştım. Resmi mükemmel çizmişsiniz. Allah razı olsun.

  • Kani

    4.02.2026 08:33:44

    Olaylara bakış açınız çok farklı. Fakat irtibatları yapay zekadan araştırınca, bilgilerin doğruluğu şaşırtmıyor değil.

  • S.topuz

    4.02.2026 08:25:04

    Muhterem Hocam, kısaca DECCÂLILIYET'DEN, SÜFYÂNIYETTEN, ANT-İ KIRİST'DEN, İfsad şebekelerinden, fitne ve fesad şebekelerinden, teröristlerden, nifak ve şikaktan, Egoist ve Firaun'laşanlardan, ulûhiyetini îlân edenlerden, zındık Münâfıklar ve avenelerinden bahsediyorsun, apacık. "HELÂKET ve FELÂKET ASRINDA" yaşıyoruz, imtihan çok çetin! Deşifre etmeye devam bi izni Allah! Cenab-u Allah c.c. yâr ve yardımcımız olsun inşâallah ,Amiiin! 😢🙌🌹🤲🌹♥️☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊😭🌍😭🕋😭🇪🇺😭😭🇹🇷😭🇩🇪😭🇷🇺😭🇺🇸😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • Doğu Batı

    4.02.2026 02:07:39

    Şükrü Bey, yine ufuk açıcı ve çok boyutlu bir analiz olmuş. Özellikle göç dalgalarının sadece bir 'mağduriyet' meselesi değil, küresel odakların eliyle planlanmış stratejik bir hamle olduğu vurgunuz çok önemli. Üstadımızın 'İstikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır' müjdesi, bugün Batı’nın göbeğinde yankılanmaya devam ediyor. Onlar bir hesap yaparken, kader-i İlahi’nin de bir hesabı var; Batı'yı istikrarsızlaştırmak için kullanılan göçmenlerin, oralarda camilerin ve İslami hayatın filizlenmesine vesile olması 'şerden hayır doğması' hakikatini bir kez daha teyit ediyor. Minnesota örneğiyle küresel oyunun perdelerini araladığınız için teşekkürler. Kaleminize sağlık.

  • Demokrat Avrupa

    4.02.2026 01:54:38

    (4) Sonuç olarak; bu yapılar varmak istedikleri hedefe ulaşmak için bizzat tetikledikleri istikrarsızlığı bir yakıt olarak kullanıyor ve küresel bir düzen adına, aslında küresel bir düzensizliği amaçlıyorlar…

  • Demokrat Avrupa

    4.02.2026 01:54:20

    (3) Özünde yeni nesil komünizmi barındıran Neoliberal ve Neocon akımlar, bugün tarihin en büyük ideolojik maskelerinden birini takmış durumdadır. Bu "münafıkane" tavır, toplumsal olayları doğal akışından saptırarak tersine çeviriyor. Hedeflenen sonuç ile yaratılan kaos iç içe geçtikçe, insanlık belirsizliğe daha fazla hapsediliyor.

  • Demokrat Avrupa

    4.02.2026 01:54:02

    (2) Bu süreç, çelişkili bir şekilde "Demokrasi", "Hürriyet" ve "Çevrecilik" gibi evrensel ve cazip kavramların arkasına gizlenerek yürütülüyor. Ancak uygulanan yöntemler, savunulan bu değerlerin tam aksine hizmet ediyor: • Özgürlük vaadiyle bireyler köksüzleştiriliyor. • Demokrasi söylemiyle yerel iradeler zayıflatılıyor. • Çevre hassasiyetiyle ekonomik bağımsızlıklar hedef alınıyor.

  • Demokrat Avrupa

    4.02.2026 01:53:42

    (1) Günümüzde kadim devletler ve milletler arası savaşlar yerini, küresel manada sınıfsal bir çatışmaya bırakıyor. Bu yeni mücadele biçimi, bir yandan dini ve milli değerleri sistematik bir tasfiyeye tabi tutarken, diğer yandan mevcut her türlü toplumsal düzeni sarsarak kontrollü bir kaos iklimini besliyor.

  • Hüseyin T

    4.02.2026 00:45:39

    Kıymetli yazarımızın bu analizi, yaşanan göç hareketlerini ve toplumsal çalkantıları, sadece yüzeysel insani krizler olmanın ötesinde, küresel ölçekte bir strateji ve sistem manipülasyonunun parçası olarak okumamız gerektiğine işaret etmektedir. Tarihteki benzer süreçler, büyük kaosların ve kitlesel yer değiştirmelerin ardında, nihai amacı ulus-devlet yapılarını aşındırmak, sosyal dokuyu dönüştürmek ve yeni bir dünya düzeni inşa etmek olan planlı bir mühendisliğin izlerini gösteriyor. “Mağdur” ve “mazlum” söylemi, bu süreçte etkili bir psikolojik araç olarak kullanılmaktadır. Bu bakış açısı, günümüzde yaşadığımız toplumsal gerilimleri anlamlandırma konusunda bizlere oldukça ufuk açıcı ve üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken bir perspektif sunmaktadır.

  • Cemal Özkaya

    4.02.2026 00:28:49

    Demokrasi, insaniyet ve din düşmanları çok sabırlılar. Kim giderse gitsin kim kalırsa kalsın planlarını uygulamada hem başarılılar hemde ısrarlılar. Adına komplo teorisi denerek üstü örtülmeye çalışılan herşey gerçek anlaşılan. Bu küresel Marksist ifsad komitelerinin hükümetleri ve yöneticileri aldatmalari yönlendirmeleri bitmediği sürece dünya huzura kavusmayacak.

  • Recep Nuri KAÇMAZ

    4.02.2026 00:18:22

    Allah razı olsun muhtarım abi yazınızı okudum Allah razı olsun.Devam edecek değil mi Suriye'deki gibi dağıtılan dolarlar Türkiye'de de işleyebilir mi

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı