"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korona, Avrupa Birliğini dağıtabilecek mi?

Şükrü BULUT
20 Nisan 2020, Pazartesi
Koronanın bir milât olduğu, artık kamuoyunda kabul edilir görülüyor.

Milâttan önce ve sonra gibi olmasa da, cihan harbinden önce ve sonra kadar değişimin kapılarını radikalce aralıyor. Bu süreçte, ilimlerin ve hayatın bütün sahalarında, bu değişimin renk ve çizgilerini gösterecek yazılarla karşılaşacağız. Bunların başında Avrupa Birliği etrafında yapılan tartışmalar geliyor. Koronavirüsünün İtalya, İspanya ve Fransa gibi ülkelerde sebep olduğu ölümler, neoliberallerce burada dizayn edilmiş sağlık sektörlerinin çökertmesi ve arkasını AB’nin avantaj ve zenginliklerine dayamış toy, şımarık ve kumandalı bazı siyasetçilerin beceriksizlikleri; bazı yerlerde ahalide AB’ye karşı bir tepki oluşturmadı değil. Bilhassa İtalya’daki kabiliyetsizlerin Le Pen ve Brexit’i takliden AB’yi tehditleri; AB’nin mahiyetini kuruluş tarihçesini, misyonunu ve mevcut işleyişini bilmeyen dışardaki insanlarda farklı duygular uyandırdı. AB’ye; demokrasi, insaniyetin inkişafı, adalet ve çevre gibi adeselerden ümit içinde bakanlar üzülürlerken; AB’yi istemeyenler hem sevindiler ve hem de hayallere kapıldılar.

AB karşıtlarının tek bir pencereden bakmadıklarını biliyorsunuz: Dünyamızın çok sür’atlice girdiği ahir zaman dörtgenini bilmeyen Müslümanların, klâsik Avrupa düşmanlığını hepimiz anlıyoruz. Siyasal İslâmcılar ile ırkçı milliyetçilerin AB şartlarında “dini ve milliyeti” istismar edemeyeceklerinden bu yapıya itiraz ettikleri de ortada. Fakat bizim için üzerinde durulması gereken grup komünist ve masonlarla global düzeyde yaptıkları ittifak gereği Kemalistlerdir. Hz. İsa’nın “barış, adalet ve demokrasi” projesi olarak gördüğümüz AB’ye karşı düşmanlığına; Türkiye’mizdeki birçok sivil kanatları yanlarına çekme gayreti burada önem kazanıyor. Rüşvet, korkutma, makam vaatleri ve cemiyetin içine nifak atarak AB düşmanlığını ülkenin kılcal damarlarına kadar indirmeye çalışanlar…

Koronanın küresel ölçekte hakimiyet kurmak isteyen dinsiz ve ahlâksız cereyanlara indirdiği darbeyi önceki yazılarımızda anlatmıştık. Zaten AB’ye en büyük hücum da kendilerine “neocon-neoliberal” ismini alan ittifaktan geliyordu. Macron’u Fransa’ya devlet başkanı ve Von der Leyen’i AB’ye sekreter seçtirenler elbette koronayı beklemiyorlardı.

Korona bir taraftan insanlığın barış ve adalet eksenindeki dayanışmasına vurgu yaparken diğer yandan da üye ülkelerin “millî kimliklerini” öne çıkardı. Hem fert olarak ve hem de ülke itibariyle “kendi kendine yetme” prensibi, virüs ile birlikte neoliberallerin oyuncağı olmuş siyasetçilerin suratlarında patladı. Cihanın her tarafında parayı kontrol eden sınıfın bankalarının kredileri üzerinde insanları köleleştirme sürecine bu virüs müdahale etti. Yunanistan’ın, İtalya’nın ve İspanya’nın bir önceki krizdeki hallerini hatırlıyorsunuzdur. Canavar bankaların kredilerini çar-çur eden kumandalı siyasetçiler, halklarını zalimlerin pençesine terk ederken kendileri de zillete düşmüşlerdi. Çin üzerinden de beslenen bu sermayedar sınıfın dünyamızın servetine el koymasına karşı, koronadan yedikleri tokadın sesi yedi kıt’ada çınlıyor bugün. AB’nin de bu musîbette hissesi az değildi.

Koronavirüsü AB’yi yeniden dizayn edecek. Üyelerine yeni yeni millî kimlikler dağıtacak. Arkasından neoconların işgal ettikleri NATO ve Pentagon’u kurtarmak üzere kendi güvenliğini sağlayacak PESCO’yu ihya edecek. Dünya Sağlık Örgütü’nü neoliberallerin patronluğundan kurtarıp hakikî manada uluslar arası bir sağlık meclisi hüviyetine kavuşturacak. Sosyal devlet karşıtlarına indirdiği darbenin haşmetini de ayrıca kutlamamız gerekiyor. Devleti yetkisiz ve etkisiz hale sokmak üzere, misyonunu özelleştiren neoliberallerin ellerindeki sermaye organizasyon, teknoloji ve elemanlarıyla ülkelerin idarelerine yaptıkları müdahaleleri de korona zaman içinde durduracak. Bundan böyle; gerek uluslar arası kuruluşların ve gerekse ülke siyasetlerinin tepelerine, gaipten inercesine gelen elemanların, kimlerin imkanlarıyla okuduğu, hangi burslarla ihtisas ve kariyerlerini yaptıklarını ve hangi global sınıfın emir ve himayesinde çalıştıklarının çetelelerini de, AB’yi Hz. Mesih’in projesi olarak gören insanlar tutacaklardır.

Netice olarak AB’nin bir hedef değil, bir sonuç olduğunu korona bütün dünyaya anlatacak gibi. Ahir zamanın dinsiz ve ahlâksız cereyanlarına karşı; ülkeleri, demokrasileri, temel ahlâkı, barış ve adaleti, çevreyi ve nihayet insan sağlığını korumak üzere, AB’nin bir zaruretten ortaya çıktığını görüyoruz. Ve fıtrî olarak gelişen bu ittifakın, mevcut dünyamızda alternatifi olsaydı; AB’nin yetersizliğini, ilgisizliğini, yanlış hürriyet-demokrasi uygulamalarını bahane ederek diğer bir yapıyı tercih edebilirdik. Meselâ tamamen kabuğuna çekilmek isteyen ABD’yi mi, insanlarına hayvan muamelesini bile çok gören komünist Çin’i mi, demokrasisi henüz emeklemekte olan Rusya’yı mı? Kimi? Demek ki dünya ülkeleri ve insanlık için AB, ehvenüşşer prensibiyle takip edilecek bir birliktelik olarak karşımıza çıkıyor.

Okunma Sayısı: 1835
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ensar

    21.4.2020 21:23:52

    Coronavirus ile dünya sağlık örgütünün yapısı, finans kaynakları ve bazı idarecileri hakkındaki kuşku büyümüştür.

  • Naim Kav.

    21.4.2020 00:01:06

    Bu musibete kaderin adaleti nazarı ile yani Uhrevi bakışı üstadımiz ve gazetrmiz vasıtasıyla harika ezber eyledik. Sosyopolitik -beşerin zulmü - ve ortakalari açısindan ise nasıl neresinden bakacağımiz için harika bir perspektif ile beklediğimiz tahlil geldi . Teşekkürler Hocam

  • Hıdır Yıldırım

    20.4.2020 23:27:47

    Avrupa aleminin içini dışına aksettiren bu yazınız. Kimin hangi güzergahta olduğunu açık bir şekilde ifade etmişsiniz. Sizleri tebrik ediyorum. AB insanlığın huzuru ve mutluluğu için yaşaması gerekir.

  • Osman

    20.4.2020 20:51:16

    Tebrik ederim. Çok net ve güzel bir yazı AB son kale dir bunu yıkmaya çalışıyorlar Hz. İsa. 'nın projesidir. Üstadımızıın müjde sidir. AB uyanmalıdır. İki şık var. AB yani birinci avrupa kazanırsa insanlık kurtulacak. Yada insanlık mahvolacak

  • Demokrat Avrupa

    20.4.2020 19:19:27

    AB Corona sayesinde zaruret haline gelen kendi ev ödevlerini yapıp toparlandıktan sonra dünya çapında cazibe merkezi olacaktır. AB’ye aday ülke olan Türkiye de zorunlu olarak siyasal islamcılara rağmen bundan nasibini alarak “Kemalizm’den” kurtulacaktır Hz. Mesih ve Mehdi’nin sayesinde...

  • LeylaNur

    20.4.2020 18:57:26

    Avrupa Birliğine barış, demokrasi ve hukukun üstünlüğ olarak bakıldığında, bu medeni topluluğa karşı çıkanlara müsbet bakmanın zorluğu kendiliğinden ortaya çıkıyor.

  • İ. Seyda

    20.4.2020 14:43:24

    DAĞITMAMALI Yazar, “Korona, Avrupa Birliğini dağıtabilecek mi?” diye soruyor. Cevabımız dağıtmamalı. Zira kanaatimce bir yönüyle AB, “insaniyet-i Kübra” projesidir. İnsanlığa sunulan değerler; hukuk, adalet, insana saygı ve hürmet, çevreyi koruma… Bununla birlikte orada da “iki AB” var ve birbirleriyle mücadele ediyorlar. Bize düşen “birinci Avrupa’ya” destek vermektir. Bediüzzaman “Avrupa ikidir” diyor. Biri, “İsevîlik din-i hakikîsinden ve İslamdan aldığı feyizle adalet ve hakkaniyete, insanlığa faydalı ilim ve sanatlara hizmet eden; diğeri sefahet ve dalâleti tervic eden Avrupa….” Netice itibariyle “insaniyet-i kübra” anlayışının tesis edilmesi için “hakiki Isevi”ler ile “hakiki Müslüman”ların ittifakına ihtiyaç var.

  • Nasahmet

    20.4.2020 11:59:07

    Gercekleri yazmisin tebrikler

  • Oğuz yiğiter

    20.4.2020 11:35:21

    Arşivlik bir makale. Mehdiyet-Mesih ittifakının izlerini sürecek, istikbâl araştırmacıları için bu makaleler birer cep feneri olacak inşaallah...

  • Zübeyir

    20.4.2020 11:26:31

    Bir de şu husus var klasik Avrupa hasımlarının anlayamadıkları: "Avrupa'nın insani değerler etrafında birleşmesi, birleşmemesinden daha mı kötü?" Birinci, İkinci Dünya savaşlarında olduğu gibi daima savaş ortamlarının olması daha mı güzel dünya ve insanlar için?

  • Zeliha

    20.4.2020 09:31:52

    Her musibet gizli kalmış ya da saklanmaya çalışılmış bir çok şeyi ortaya koyduğunu yazıyor bir mektubunda. Bize ümit oluyor , daha nelere ümit olacak zaman gösterecek. Ama saydığınız onca uluslar arası mekanizmaları bile yoluna koyacak olması geleceğimiz için daha bir ümit veriyor. Allah'ın rahmeti kâinatı kuşatmıştır ,hayırlar külli, şerler cüzî kanunu gereği biz de beklemek hakkımızdır diye dua ediyoruz.

  • Hüseyin

    20.4.2020 08:46:27

    Çok kıymetli yazar abimiz ne kadar veciz bir ifade etmiş ; "milât" kelimesi. Tıpkı milattan önce, milattan sonra gibi. Coronavirüsten önce, coronavirüsten sonra. Coranavirüs hakikaten dünyanın dengesini bozdu.Tabiiki, Avrupa Birliği de bundan hali değildi. Birliğin zor günler geçirdiği hepimizin malumu.Özellikle birliğin lideri konumundaki Almanyadan, üye ülkeler bu zor süreçte gerekli desteği alamadılar. italya, ispanya başta olmak üzere ve diğerleri , birlik neye yarıyor? iyi günde varsınız! kötü günde neden yoksunuz! diye birliği suçladılar. Coranavirüs ; birliğin, hayatın, eşyanın mahiyetini ne olduğunu tüm taraflara gösterdi.Kanaatimce Avrupa birliği bu minvalde yürümez ancak ilişkiler yeniden kurulur. Sağlık, ekonomi, güvenlik temelli sağlam bir gelecek inşa edilirse birlik kurtulur yoksa çok ciddi çatırdamalar kapıda...

  • Ahmet Bilal

    20.4.2020 08:43:00

    Olaylara Risaleinur penceresinden bakıp her hadisenin rahmet yönünü görmenin zevkini Yeni Asya ile yaşıyoruz.Avrupa Birliğine karşı çıkanların maksatlarını açığa çıkarmışsınız. Tebrik ediyorum.

  • Hayati

    20.4.2020 08:23:34

    Doğru bir tesbit.Globalciler insanları bireyselliğe özendirdiler. Dayanışmayı bitirdiler. Böyle bir felaket de kendi kendine yetmeciliğin önemini ortaya koydu. Öyleyse AB nin neden yardım etmediğinden şikayete ülkelerinin hakkı yok Şayet sorumlu aranacaksa da; tüketimci, faizci, bireyselci globalcilere bakmak gerekir. Yerinde tesbitler.

  • Ali Tam

    20.4.2020 08:01:34

    Acimasiz Sömürgeci 3lü Ingiliz, Fransiz ve Italyan sürüler halinde bircok kez bizim karsimiza cikmis vatanimizi istilaya kalkmis ve Italyanlarin Ege-Adalarindan vazgecip giderken onlari Yunanlara peskes cekmesi gibi uluslararasi hukukta yer olmayan ESKIYALIK PAYINI PESKES CEKMEK gibi bir mentaliteleri var. Gerci bu üclünün motoru hep Ingiliz oldu. Italyanlar ise takviye SIRTLANLARI olarak arkaplandan saldirdi. AB de Ingilizin olmamasi sayet Türkiye ABye dahil olursa MUHTESEM bir avantaj olacaktir. Türkiye üzerindeki Ingiliz NÜFUZU hala kurdugu Kemalizm ve PKK üzerinden zayif da olsa devam eden Ingiliz'le dostluk SAMAR olarak yüzümüzde patlar. MESIH konusunda en naf'i iliskiler Ispanyolca lisaninin hakim oldugu cografyadir, en radikal gibi gözükür ama en büyük müsbet kirilmalar buralardan olabilir.

  • Niyazi N.

    20.4.2020 02:34:50

    Koronanın kaynağı ne olursa olsun, bela ve musibet ciheti yanında müsbet ve hayırlı neticeleri de olacağı muhakkaktır, yazıdakilerin ümit ve temenni ettiğim tahakkuku gibi. Korona virüsünün bir takım çevrelerin bir projesi (kontrollü ya da kontrolden çıkmış) olduğu hakkında haberler de gözden kaçmıyor. İşin aslı hakkında da sizden aydınlatıcı bir yazı bekleriz.

  • Abdullah

    20.4.2020 01:22:46

    AB herkese herşeyde standart veya mihenk taşı gibi olacak. Bunu inanç ve ahlak hususu da dahildir diye acizane böyle anlıyorum ve böyle inanıyorum

  • İsmail Atak Cebecili

    20.4.2020 01:12:55

    Evet, Ülkemizde, İslam’ın tekellerinde olduğunu sanan, öyle bir anlayışın sahibi, ırkçı kelimesi ile ifade edilebilecek, fanatik, aklı kıt bir kitle maalesef var. Sanki, bir başkası, bir dinsiz, bir Alman, bir Hristiyan Müslüman olsa, bunlar dünyalarında eksilme olacak gibi sıkıntı izhar ediyorlar, çıkarıyorlar, seslendiriyorlar. İtalya; uzun yıllar Mafyayı barındırmış, korumuş, her türlü pisliğin merkezi olmuş bir Devlet/Millet olarak, son yıllarda seçimlerde Ülkeyi bölünmeye götürecek bir Tiyatrocuya %17 oy vererek, sonra da LİBYA’ya ihanetin ve saldırının en önemli adımı olarak, devamında da Akdeniz’in kaçak, çaresiz göçmenlerin boğulduğu deniz olmasına yol açarak elbette tokad-ı İlahîyi hak etmişti, yedi. Muhammed Örtlek’in Uluslararası İlişkiler Uzmanı olarak yazdığı gibi, henüz herşey bitmiş değil. Küresel Kraliyetçilere patron olan İngilizler bile AB’ni dağıtamayacaktır.

  • Mehmet Demir

    20.4.2020 00:42:02

    İyi bir analiz kaleminize sağlık hocam.

  • Ahmet Danışmaz

    20.4.2020 00:32:08

    AB sadece bir ekonomi veya para birliği değildir. AB bir barış ve huzur projesidir. Ve sizin de dediğiniz gibi zaruri bir birliktir. Alternatifi kaostur. Allah korusun. Selamlar

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı