"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Allah imanı herkese neden nasip etmiyor?

Süleyman KÖSMENE
27 Eylül 2021, Pazartesi
Caner Aksoy: “Cenab-ı Allah kitabını herkese neden nasip etmiyor da, sevdiği ve seçtiği kimselere nasip ediyor? Herkes Allah’ın kulu değil mi?”

Tebliğde İrade Hürriyeti

Allah kitabını bütün insanlığa indirmiştir. İsteyen herkes Allah’ın kitabını okuyup hakikate ulaşabilir, dileyen de okumaz ve hakikate ulaşmaz. Allah kendi kitabını okumak isteyen hiçbir kimseyi bundan alıkoymaz. Okumak istemeyen hiçbir kimseye de zorla okutulmasına razı olmaz.

Allah, kullarının hür iradesini öyle tanımıştır ki, kullarının kendi Zat-ı Akdes’ine inanmalarında bile zor kullanmaz. Kullarının hür iradeleriyle inanmalarını ister.  

Allah hakkı ortaya koyar, bunun için peygamber görevlendirir, kitap indirir, din gönderir. Kullarının hidayete ermesi için yardım da eder. Kullarının günahtan pişman olmaları ve tövbe etmeleri halinde tövbelerini kabul de eder. 

Ancak O kullarını hür bırakır. Kullarının hürriyetini selp etmez. “De ki: Hak Rabbinizdendir. Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin!” 1 buyurur. 

İman istibdat kaldırmaz. İman hürriyet ister. İman hür irade ister. İman hür biçimde yönelmek ister. Cenab-ı Allah hiçbir peygamberine, insanların inanmalarını sağlamak için baskı kurmalarını ve insanları inanmaya zorlamalarını emretmemiştir.  

Hatta peygamberde böyle bir eğilim gördüğü anda, peygamberini -tabir caizse- şiddetle azarlamıştır. Sadece şu hitaplar Peygamber Efendimiz’edir (asm): “Peygamberin görevi tebliğ etmekten ibarettir.” 2 “Sen bir zorba değilsin!” 3 “Onun arınmak istememesinden sana ne?” 4  

Allah Zulmetmez

İrade ve inanç hürriyetini işleyen âyetleri, Allah’ın kullarını sevmediği ve kullarını kendi haline bıraktığı şeklinde anlamak Allah’a haksızlık olur. Hür iradeli olmak, hür iradesinin farkında olmak, hür iradesini kullanmak, inancında da, amelinde de, ahlâkında da hür iradesi ile hareket etmek insana verilen nimetlerin başında gelir. Bu nimet, insanı çok yükseklere kanatlandıran bir imtiyazdır. 

Tabiî ki hürriyet aşağılara da düşürebilir. Ancak insan bu özelliklerle yaratılmıştır. Aşağılara düşme tehlikesi insana yükseklere çıkma fırsatı veriyor.

Allah’a inanma konusunda ilk adım kulun iradesinden gelir. Kul irade eder, yönelir, Allah hidayet eder. İman kulun iradesinden sonra geliyor. İşaratü’l-İ’caz’da imanın tarifini Sa’d-ı Taftezani böyle yapmıştır: “İman, Cenab-ı Hakk’ın, istediği kulunun kalbine, cüz-ü ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur.” 5  

Kulun cüz-ü ihtiyarını sarf etmesi, kulun iman etmeye yönelmesi, hidayete götüren sebeplere başvurması, Allah’ın rızasını celp eden davranışlarını ve iyiliklerini arttırması, haramlardan Allah rızası için uzaklaşması, Allah’ın emrini ve nehyini dinlemesi, anne -babasından ve gıyabi biçimde ehl-i imandan makbul duâlar alması gibi.. Ve buna benzer nice hasenatla olur. 

Hidayet Allah’tandır

İnsan eğer niyetiyle ve fiilleriyle hidayetten kaçmazsa, Allah hidayeti insandan kaçırmaz. Cenab-ı Allah iman ve hidayet açısından bütün insanlara aynı mesafededir.   

Bundandır ki, hidayet hiç kimsenin elinde değil, doğrudan Allah’ın elindedir. Peygamber bile sadece tebliğcidir. Hidayet etme yetkisine sahip değildir. Allah kulunun kalbini bildiği için, kulunun kalpten ve içtenlikle hidayet isteğini hidayetiyle cevaplandırır. Hidayet isteyen ve bunun için gayret eden hiç kimseyi dalâlette bırakmaz. Ancak hidayet için adım atmayan kimseye de zorla hidayet etmez.  

“Sen sevdiğine hidayet edemezsin. Oysa Allah dilediğini hidayete erdirir.” 6 “Allah dilediğini sapkınlık içerisinde bırakır, dilediğini de doğru yola iletir.” 7 gibi âyetleri bu çerçevede anlamalıdır.  

Yoksa Allah’ın insana torbadan çeker gibi rastgele seçerek hidayet ettiği ve rast gele çekerek (adeta sen gel… sen gel.. diyerek-sebepsiz yere) dalâlette bıraktığı şeklinde anlamak doğru değildir. Bu zulüm olur. Bu adalet olmadığı gibi, Allah’ın rahmetine de uygun düşmez. Allah zalim değildir.   

Dipnotlar: 

1- Kehf Sûresi: 29. 2- Maide Sûresi: 99. 3- Gaşiye Sûresi: 22; Kehf Sûresi: 50. 4- Abese Sûresi: 7. 5- İşaratü’l-İ’caz, s. 60. 6- Kasas Sûresi: 56. 7- İbrahim Sûresi: 4.

Okunma Sayısı: 2441
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı