"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İki esrarlı kelime: “Hamd” ve “şükür”

Süleyman KÖSMENE
08 Haziran 2026, Pazartesi
Ayfer Yörü: İşârâtü'l-İ'caz da geçen "elhamdülillah" bahsinde; “Saniyen: Şu elhamdülillah cümlesi, her biri niam-ı esasiyeden birine işaret olmak üzere, Kur'ân'ın dört süresinde tekerrür etmiştir.” (En'am, Kehf, Fatır ve Sebe' sureleridir.) Elhamdülillah cümlesi neden bu dört sürede tekerrür etmiştir, bilgi alabilir miyim?

Hamd’in Ağırlığı

Hamd ve şükür, bir yönden ubudiyetin ve kulluğun iki önemli unvânı; diğer yönden ulûhiyete taalluk eden iki önemli sıfatın masdarıdırlar. Örfte neredeyse aynı manalarla iç içe kullanılan bu iki mübârek kelime; ubudiyet açısından baktığımızda, kulun Rabb’ine karşı tüm yönelişlerine, tüm yakarışlarına, tüm temâyüllerine, tüm yaklaşımlarına tercüman olur. 

Ulûhiyet açısından baktığımızda Allah’ın kemâl sıfatlarına, yüceliğine, ulviyetine, izzetine, azametine, şanına, saltanatına, kullarının iyiliklerine karşı iyilik, sevap ve mükâfatla mukabelede bulunmalarına, Rezzâkiyetine, Rahmâniyetine işâret eden iki önemli sıfatın masdarıdırlar. 

Hamd; genel manası itibarı ile mutlak medih, kayıtsız sena ve şartsız övgü demektir. 

Bediüzzaman Hazretlerinin (ra) zengin tefekkür dilinde hamd; “sıfât-ı kemâliyeyi izhâr etmektir”1, yani Allah’ın bütün sıfatlarının kemâl derecede olduğunu bilmek, yahut Allah’ı kemâl sıfatlarla muttasıf bilmek; gücünü, kudretini, yüceliğini, izzetini,azametini, ulviyetini, saltanatını, hikmetini, vahdaniyetini ve sair sıfatlarını O’nun zâtının lâzımı olarak bilmek; Zât-ı Akdes’inin noksan sıfatlardan münezzeh, eksikliklerden müberra ve kusurlardan berî olduğunu takdir etmek; O’na eksiksiz ve kâmil manada iman etmek ve bu imanı söz ve fiil ile takrir etmek, fiiliyata geçirmek demektir. 

Kur’ân’a Göre Hamd

Kur’ân, söze “El-hamdü’lillâh” kelimesiyle başlar2. Zira, mutlak olarak hamd, Allah’a âittir. Bütün mevcûdâtta övgü, medih ve sena sebebi olan kemâlât Allah’ındır. Ezelden ebede kadar, her kimden her kime karşı gelen ve gelecek medh ü sena varsa hepsi Allah’a âittir.

Çünkü medih ve övgüye sebep olan nimet, ihsan, kemal, cemal ve hamd edilmeye sebep her ne varsa, hepsi Allah’ındır.3 Bu kelâm, gerçek övgüyü, hakikî senayı ve medhi doğrudan Allah’a (cc) verir. 

Çünkü kâinatta hadsiz olarak övülecek, sınırsız sena edilecek ve şartsız medhedilecek birisi varsa, O da Allah Teâlâ’dır. Allah’tan başka hiçbir kimse, hiçbir şahıs, hiçbir varlık, hiçbir mevcut, hiçbir makam sahibi gerçek övgüye, senaya ve medhedilmeye lâyık değildir; câiz de değildir. 

Peygamber Efendimiz (asm), kendisinin de medhedilmesini istemez. Hazret-i Ömer’den rivayet edilen bir hadiste Allah Resûlü (asm): “Hıristiyanların Meryem oğlunu bâtıl üzere medhettikleri gibi, beni medhetmeyiniz. Ben bir kulum! Bana; ‘Allah’ın kulu ve O’nun Resulü’ deyiniz’” buyurmuştur.4

Kulu Medhetmek Neden Caiz Olmaz?

Nufey ibni Hâris’ten (ra) de şöyle bir rivayet vardır: Bir defasında, Resûlullah Efendimizin (asm) huzurunda bir kişi öbürünü medhetmişti. Allah Resûlü (asm) tekrar tekrar: 

“Tuhaf şey! Sen arkadaşının boynunu kopardın! Yazık sana! Sen arkadaşının boynunu kopardın!” buyurdu, sonra da; “Sizden her kim din kardeşini her halde medhetmek isterse; “Adamı görünüşe göre iyi sanırım. O’nun sahibi Allah’tır. Ben Allah’a karşı hiç kimseyi temize çıkaramam. Onun şöyle şöyle olduğunu zannederim.” desin. Bunu da, gerçekten onu öyle biliyorsa desin.” buyurmuştur.5 

Hiç şüphesiz hüsn-ü zan başkadır; medih başkadır. Müslüman Müslüman’a hüsn-ü zanda bulunur; ama medih yapmaz; medhini ve hayranlığını Allah’a yönlendirir. 

Dipnotlar:  

1- İşârât’ül-İ’caz, s. 23.

2- Fatiha Suresi: 1.

3- Mektubat, s. 230.

4- Buharî, IX/1405.

5- Buharî, VIII/1152.

Okunma Sayısı: 219
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı