"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cisim hanemizde Cennet arkadaşları

Süleyman KÖSMENE
04 Temmuz 2019, Perşembe
Necdet Atıcı: “Akıl, kalp, ruh, nefis, vicdan, nefsin mertebeleri, lâtifeler vs. Ayrımını nasıl anlarız?”

İki Rakip Arkadaş

Üstad Hazretleri 21. Söz’de “şikemperver nefse” namazla ilgili ikazında der ki: “Hane-i cismimde senin arkadaşların olan kalbimin gıdası, ruhumun âb-ı hayatı ve lâtife-i Rabbaniyemin hava-i nesimini cezb ve celp eden namaz dahi seni usandırmamak gerektir.” 1

Demek, cisim hanemizde kalp, ruh, akıl, lâtifeler ve vicdanın arkadaşı nefistir. Bu arkadaşlar içinde iki ekip başı vardır ki, biri menfide, diğer müsbette birbirine rakip olarak çalışır: Vicdan ve nefis.

Bu iki ana unsurun rekabetlerinden gaye, kalbin, ruhun, aklın, lâtifelerin ve vicdanın nefisle beraber kazanması ve terfi etmesidir. Vicdan bu sebeple, hiçbir zaman ipini nefsin eline teslim etmek istemez, nefsin tek başına ne müptezel istekler sahibi olduğunu bilir, nefse karşı hep mağrurdur.

Ancak nefis de işinin kurdudur. Yıkım işine vicdandan başlamaz. Vicdanın bileğini kıramayacağını bilir. İşe duygulardan, hislerden, heveslerden, arzulardan, hazlardan başlar. Bu aşamada nefis “emmare”dir. Kötülükleri şiddetli emredicidir. Duyguları ele geçirdikçe kullanır. Yıkıcıdır.

Bir defa yıktı mı, artık yıkım peş peşe gelir. Çünkü nefis kulağını şeytana dayamıştır. “Şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez; görse de, yüz tevil ile tevil ettirir.” 2

Bu halde nefsi bıraksan, bu yıkım belki ölümle de durmaz, ancak Cehennemde son bulur. İşte Yusuf Aleyhisselâm’ın şikâyeti, nefsin bu yıkıcı halinedir: “Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü nefis sürekli kötülüğü emredicidir. Ancak Rabbimin merhamet edip koruduğu kimseler kurtulabilir. Rabbim çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” 3

Nefis Ne Zaman Geri Adım Atar?

Nefis, duyguları taru mar edip yıkıma uğrattıkça gizli bir plânın daha peşine düşer. Aklı ele geçirmek! Aklı kendisine fetvacı yaptı mı, sırada vicdan vardır. Vicdanı da tefessüh ettirdi mi, tamam; artık bu nefis soluğu Cehennemde alıncaya kadar yıkımını sürdürür.

Ancak aklı ele geçiremezse, nefis mevzide kaybeder. Akıl ile vicdan el ele verdiğinde nefis geri adım atar. Hele bu akıl vahyi dinleyen bir müdrike ise nefsin vay haline! Başını kaldıramaz! Başını kaldırdı mı, sopayı yer.

Artık ataklarla, saldırılarla, tasallutlarla işi götürmeye çalışır. Vicdan işi sıkı tuttuğunda ise, nefsin her atağı, her saldırısı, her tasallutu, vicdanın nefisle beraber terfiîne yarar. Bu aşamada nefis “levvame” durumundadır. Vicdan ile akla yaslanır ve kendini kınar. Kınadıkça makamı yükselir. Aslında kötülüklerinde yine ısrarcıdır. Ama neden kötülük yapmaması gerektiğinin de bilincindedir.

Nefsin bu halini Allah sever. 

Kur’ân’da nefsin bu hali üzerine yemin eder: “Kendini kınayan nefse yemin ederim.” 4

Bu aşamada aslında nefsin boynuzu kırılmıştır. Ama her fırsatta tıynetini göstermekten geri kalmaz. Bu böyle ölünceye kadar sürer. Terfii de, tedennisi de ölünceye kadar devam eder.

Nefsin MuTmeinne Mertebesi

Vicdan akıl ile el el verip nefse göz açtırmamayı başardığında, nefisle birlikte terfi başlar. Nefsin aşırı istekleri terfiine yarar. Artık kalbin, ruhun, vicdanın, aklın, sırrın, duyguların ve nefsin birlikte âlâ-yı illiyyine kadar yükselişlerinin yolu açılmıştır. Nefis “Levvame” halinden “mutmeinne” haline geçer.

Bu mertebede nefis tahkiki ölçüde imana sahiptir. Mana-yı ismi ile kendine güvenmez ve kendini sevmez. Rabbine güveni ve sevgisi ise sınırsızdır. Her şeyi mana-yı harfi ile sever. Yani Rabbinden dolayı sever. Rabbinin emir ve yasaklarına zorlanmadan uyar. Rabbinin vaadinden mutmaindir. Rabbinden, Resulünden, kitabından, dininden razıdır. Ve artık Rabbi de kendisinden razıdır.

Böyle terfi etmiş nefse Kur’ân şöyle müjde verir: “Ey nefs-i mutmeinne! Sen O’ndan, O senden razı olarak Rabbine dön! Has kullarım arasına katıl! Cennetime gir!” 5

Dipnotlar:

1- Sözler, s. 425. 2- Lem’alar, s. 240. 3- Yusuf Sûresi: 53. 4- Kıyamet Sûresi: 2. 5- Fecr Sûresi: 27-30.

Okunma Sayısı: 1068
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı