"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrafta tuzak var

Süleyman Uçar
10 Ağustos 2023, Perşembe
Âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimizin (asm) rahmeti tüm zaman dilimlerini içine almıştır.

Ümmetinin derdiyle dertlenmesi ve saadetiyle sadetlenmesinde de alemlere rahmet olarak gönderilmesinin cilvesi tecelli ediyor. İsraf tuzağının, ahirzamanın dehşetli şahsı olan Süfyan ve onun rejim-i bid’akeranesinin ümmet için kurduğu bir tuzak olduğunu peygamberimiz haber vermiştir.

Said Nursi (r.a), Peygamberimizin (asm) müteşâbih, yani benzetme yoluyla verdiği bu haberleri Beşinci Şûa eserinde vukuundan evvel yaptığı yorumlarıyla manalarını ortaya koymuştur. Rivayette var ki: “Âhirzamanın eşhas-ı mühimmesinden olan Süfyanın eli delinecek.” 

Allahu a’lem, bunun bir tevili şudur ki: Sefahet ve lehviyat için gayet israf ile, elinde mal durmaz, israfata akar. Darb-ı meselde deniliyor ki: “Filân adamın eli deliktir.” Yani çok müsriftir. (Şualar, sh 614)

İsrafın en aşağı ve dehşetli derekesi, sefahat ve lehviyatı irtikâp etmekle ortaya çıkıyor. Cenab-ı Hak insanı saray gibi yaratmış. İnsanın yaratılış gayesinin tahakkuk etmesi için binler cihazatlarla teçhiz edilmiştir. Kuvve-i şeheviye ve gadabiye duyguları sarayın kapıcısı ve güvenlik bekçileri görevlerini yürütürler. Bu iki duygunun israfâtla etkilenmesi neticesinde ifrata çıkmasından tüm latif duygular üzerinde hâkim vaziyete girer. Başta Süfyan ve yolunda gidenlerin tüm duygu ve hisleri şehevi ve gadabi duyguların emri altına girmesiyle, fıtratındaki tüm latifeleri vazifelerinden alıkoyup abesiyete düçar ederek israfın en edna derekesini irtikâp ederler. Konuşma kabiliyetimiz şehevi duygunun emrine girdiğinde, hikmetli kelimeler yerine mâlâyani sözler sarf edilmiş olur.

İhtiyaç dairesinin genişlemesi karşısında zaruri olmayan ihtiyaçların tiryakilikle zaruri telakki edilmesinden, dünya malına karşı hırs ve tama duyguları israfla şiddet kesb eder. Zaruret zannıyla çok mukaddesat feda edilir. Ahireti kazanmak için verilen keskin duygularımızın yüzü, israfla dünya hayatının zaruri olmayan ihtiyaçlarına çevrilmesi neticesinde, ahireti kaybetmek için kullanılan muzır bir vasıtaya dönerler. 

Bediüzzaman hazretleri Emirdağ Lahikasında bu tehlikeye dikkat çekmiştir: Birincisi: Bedevîlikte beşer üç dört şeye muhtaç oluyordu. O üç dört hâcâtını tedarik etmeyen, on adette ancak ikisiydi. Şimdiki garb medeniyet-i zalime-i hâzırası, sû-i istimalât ve israfat ve hevesatı tehyiç ve havaic-i gayr-i zaruriyeyi, zarurî hâcâtlar hükmüne getirip görenek ve tiryakilik cihetiyle, şimdiki o medenî insanın tam muhtaç olduğu dört hâcâtı yerine, yirmi şeye bu zamanda muhtaç oluyor. (Emirdağ Lahikası, 294. mektup.)

Hayat makinamızın içindeki aletlerin herbirisi kendine hitap eden nimetlerden istifade ile herbirine karşı şükür ve rıza meyvesini vermesi lazımken; israfın tetiklediği hırs marazıyla şükür kapısı kapanıyor. 

İsraf üzerinde Süfyan rejiminin küfrî nişanı vardır. Ehl-i imanı da tehdit eden israf tuzağına düşmenin akibeti ise “kırılacak bir cam parçasını bâkî elmaslara bildiği halde tercih etmek bir düstur hükmüne geçmiş” olmasındadır.

Ahirzamanın hastalıklarına tiryaklar sunan Risale-i Nurlar, kendi dairesine dahil olan talebelerini muhafaza altına alıyor. Dünya ve ahireti tehdit eden menfi cereyanların fasit esaslarını zir ü zeber etmekle sahil-i selamete kavuşturuyor.

Okunma Sayısı: 2373
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı