"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İman yolunda doğru adımlar

Yaşar Olğun
21 Ekim 2021, Perşembe
Bir önceki hafta işlediğimiz sabır konusundan sonra iman konusunu bu Pazar dersinde işledik.

Fark ederseniz bizler, şimdiki neslin dini noktalarda eksik olduğu konulara değinmeye çalışıyoruz. Pazar günkü dersi anlatmadan önce kendimize bir soru yöneltmek istiyorum. Gözlerimizi kapatalım ve ‘biz Allah’a gerçek bir iman gösteriyor muyuz, yoksa bu konuyu ciddiye almıyor muyuz?’ sorusunu kendimize soralım. Sorduysak ve cevabını düşündüysek, derse başlayabiliriz. 

Bu hafta farklı bir yerde ders yaptık. Çünkü sonraki haftalarda yapacağımız spor faaliyetleri için bağ evindeki sahanın çimlendirilme çalışmaları yapılıyordu. Onun için bu Pazar farklı bir yere gittik. Derse başlamadan etraftaki müthiş bahçe beni adeta cezbediyordu. Oradaki sandalyelere oturup derse başladık. Dersi Evren Ağabey yaptı ve konuya, ‘İman nedir?’ diye başladı.  

Sizce iman nedir? Bence herkesin, iman tanımı farklıdır. İman, bana göre Allah’a inanmaktır. Evren Ağabey imanın Allah’a teslim olmak olduğunu söyledi. Allah’a nasıl teslim olur ki insan? Biz zaten ‘Allah’a inandım’ diyerek teslim olmuyor muyuz? İman sadece ‘Allah’a inandım’ demekle olmaz. O’nun emir ve yasaklarını öğrenmek ve yerine getirmekle olur.  

İşte iman, bu gereklilikleri yerine getirmektir. Ama biz imanımızdan gereksiz şeyler için vazgeçmiyor muyuz? Evde TV başında, okulda, iş yerinde, uyurken her zaman nefis bizi imandan uzaklaştırıyor. Ama biz bunun farkında bile değiliz. Peki neden, değiyor mu 60 yıllık, bilemedik 70 yıllık bir ömrü boş işlerle geçirip ilgilenmeniz gereken gerçek konuyla ilgilenmememiz çok üzücü değil mi? 

Umarım herkes yaptığı şeyin kendisine neye mal olduğunu anlar ve çabucak doğru yolu bulur. Peki imanımızı korumak için ne yapabiliriz? Bunu şöyle açıklayabiliriz, insan dünya hayatından zevk aldığı an hemen imanını muhafaza etmeye çalışmalıdır. Çünkü şeytan ve nefis imanımızı elimizden almak için bizleri dünya zevkleriyle kandırma fırsatı kollamaktadır. Onun için, ‘ne oldum değil ne olacağım’ demeliyiz her zaman. Sonuç olarak dünyevî şeyler için ebedî bir hayatı kaybetmeyelim. Şeytanın ve nefsin bize yaptığı oyunlara kanmayıp imanımızı koruyalım. 

Risale-i Nur’da 7. Söz’de konumuz hakkında bir bahis geçmektedir. Bahsi geçen bu konuda, vücudunun iki tarafında derin yaralar mevcut olan bir askerin çektiği acı, arkasında vahşi bir aslan ona saldırmak için fırsat beklerken duyduğu korku ve önünde asılmak için bir darağacı dururken duyduğu umutsuzluk anlatılmaktadır. Böyle bir anda hiçbir kurtuluş yolu görünmemektedir. Ümidi kesilmiş bir vaziyetteyken Hızır (as) gibi bir zatın ona yaklaşıp iki tılsım vermesi ve eğer bu tılsımları kullanırsa arkasından gelen aslanın hizmetkâr bir at, önündeki darağacının ise salıncaklı bir ağaç olacağını bildirmektedir. İşte bunun gibi iman tılsımı da insan için böyle bir umut kapısı açar. Şeytan, umutsuzluk anlarında bizleri kötü yola çekmek istediğinde, aynı o askere gelen Hızır (as) gibi, iman vesilesiyle umudumuzu kesmeyip, o nefse ve şeytana yenik düşmez ve imanın nuruyla aydınlanmış oluruz. 

Peki biz imanımızı muhafaza etmek için nasıl bir çaba içerisindeyiz? 

Okunma Sayısı: 821
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı