"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Butlan!..”

Cevher İLHAN
26 Mayıs 2026, Salı
“Tek adam rejimi”nde siyasî iktidarın siyasallaştırıp “araçsallaştırdığı” yargı üzerinden siyasete müdahalesi devam ediyor.

Vakıa şu ki “iktidar cephesi”, şantajlarla “etkin pişmanlık”tan yararlandırılan “itirafçıların ilk duruşmalarında iftiralarını inkârlarıyla, uydurulmuş “gizli tanıklar”ın isnadlarından caymalarıyla 19 Mart (2025) operasyonlarının hukuken çöküp halkın kâhir ekseriyeti nezdinde inandırıcılığını kaybetmesine karşı yeni komplolara başvuruyor.

Bir “yüksek yargı organı” olan Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) mazbatasını verip kesin hükme bağladığı kararlarını, “ayarlanmış” bir Asliye Hukuk Mahkemesi’yle Bölge Adliye Mahkemesi üzerinden yok sayarak “seçim hukuku” bir defa daha berhava ediliyor.  

HUKUK DIŞI TEZGÂHLARLA…

Gerçek şu ki Anayasanın 79. maddesiyle “Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme, genel yönetim ve denetimi görevinin YSK’nin olduğu ve YSK kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamayacağı” hükmünce “seçim yargısı” tamamen YSK’nin uhdesindedir.

Öncelikle bu esas açıkça çiğneniyor. Tıpkı Anayasanın 153. maddesindeki “Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. Yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar” esasına rağmen, Cumhurbaşkanı’nın “Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını tanımıyorum ve saygı da duymuyorum” çıkışıyla yerel mahkemelere “tanımayın!” tâlimatını vermesi gibi.

Ya da Anayasanın 90. maddesiyle “temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalar”ın başında gelen ve iç hukuku bağlayan AİHM’in defalarca verdiği “hak ihlâli” kararlarının dinlenilmeyip Demirtaş’la seçilmiş siyasetçilerin, sırf siyasî görüşlerinden dolayı yıllardır hapis tutulmasındaki gibi.

Bundandır ki YSK’nin “mutlak butlan” başvurusunu reddetmesi, her ne kadar “verdiği karara ve Anayasal sorumluluğuna sahip çıkması” olarak yorumlansa da aslında kurultay sonrasında düzenlenen bütün olağan ve olağanüstü kurultayların ve verdiği mazbataların geçerliliği anlamına geldiği hukukçularca belirtiliyor.

“MAHKEME YSK KARARINI BOZAMAZ…”

Esasen daha önce “kongrelerin seçim kısmını ve mazbatayı düzenleyip onaylayan yegâne merciin YSK olduğunu” bildiren AKP’nin YSK temsilcisinin, Anayasanın 79. maddesine göre YSK yetkilidir, herhangi bir mahkeme YSK kararını bozamaz. Seçim kısmıyla ilgili herhangi bir karar vermesi çok çok yanlış olur. Siyasî partilerin davalarında, kongrelerinde “yok hükmünde kabul edilmesi”yle “mutlak butlan” görülmüş şey değil. Seçimle ilgili karar verme ve itiraz süreçlerini, mazbatanın verilmesini belirleyen seçim kurullarıdır, en son da YSK’dır. Bu kararları ortadan kaldıracak herhangi bir karar olamaz. Seçim hukuku ve mecrâsı içerisinde sistemin özüne terstir” tesbitleri gerçeği ortaya koyuyor. (Nefes, 28.6.25)

Görünen o ki bu tür tezgâhların sonuçta millet nezdinde ters tepeceğini bile bile Saray iktidarı, iktidar koltuğundan düşme akıbetini geciktirmek hesabıyla demokrasi dışı “tezgâhlar”a başvuruyor.

Artık “yolun sonu”na geldiğini gören, ekonomiyi düzeltmeye, çöken sosyal yapıyı, çürüyen kamu kurumlarını tâmire mecâli kalmayan; battığı yolsuzlukların, rüşvetin, ihaleye fesad karıştırmanın, yandaşlara millet malını peşkeşle yargılanmaktan kaçan “otoriter yönetim”, çarnâçar hukuku darbeleyen kumpaslar kurmaya kendini âdeta “mecbur” biliyor!

Topyekûn muhalefeti, sandıkta yenemeyeceği rakiplerini siyasî oyunlarla tasfiye haksızlıkları ve hukuksuzluklarıyla demokrasiyi, hukuku darbeliyor, ülkeye yazık ediyor.

Yazık, çok yazık…

Okunma Sayısı: 1530
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    29.05.2026 17:04:22

    Bir müslüman ve hele hele risalei nur pınarlarından beslenmiş fani olarak aynen aziz üstadımın dediği gibi diyorum: 'HAK'KIN HATIRI ALİDİR,HİÇBİR HATIRA FEDA EDİLMEEEEZ, Yüce rabbimizin bahşettiği HÜRRİYET hakkımızı kim gasp edecek,müslümanları ve insanalrı kim aldatırsa biz bu aldatanalra karşıyız. Hele hele siyonist katillerin sözüne,siyasetine meftun olanlar asla bizden de olamaz.

  • Hüseyin ilhan

    27.05.2026 00:15:49

    Muhterem yazarımız iman ve kur'an hizmetinde yarım asra varan bir sahibiyim.Ne idugu belli olmayan,soyadını dahi belirtecek kadar yürek mert,doğru dürüst olamayan amma siyonist katillerin destekçisi,YAHUDI CESARET ödülü namlı demokrasi,hak,hukuk ve adalet düşmanı şahsın entrikalar ile zihinleri iğfal edilmişlerdir kardeşimize karşı necis siyaset uğruna yazdığı bu yorum ve benzeri olan yorumların yayinlanmamasini talep ediyorum. Çünkü maddi ve manevi ortak olarak.

  • Emrah Bağcı

    26.05.2026 22:25:46

    Kim kimi nereden nereye hangi hakla kovuyor? Demokrasi bu ise ben böyle demokrasi istemiyorum. Beğenmediğiniz yorumlara kapıyı gösterenler demokrasiye dair konuşma hakkına da sahip olamaz.

  • Mehmet Türeli

    26.05.2026 22:01:55

    Risale-i Nuru anlayarak ve kabul ederek okuyan her nur talebesi sol partileri desteklemez. Üstadın genel sekreterler aracılığı ile yaptığı nasihatı biz de aynen katılıyoruz. Toptancılık yapıp bütününe suç isnat etmemiş Yüzde 5 ine suçu yüklemiş, Risale-i Nur’da muhalefet kavramının temel ölçütleri şunlardır: "muhalefet meşru ve samimi bir muvazene-i adalet unsurudur" bunları söylerken muhalefeti veya iktidarı hatalarıyla destekleyin anlamı çıkmaz. Darbe anayasına karşı geldiğimizde solculara da karşı gelmesi aynı düşünceye sahip etmez.

  • Cetin acar

    26.05.2026 18:48:06

    Ne zaman ki benim gibi düşünmesede hukuk herkese lazım Dediğimizde biraz ilerleyebiliriz . Yazınızın noktasına virgülüne katılıyorum. Tebrik ederim.

  • Ömer

    26.05.2026 17:58:59

    Artık “yolun sonu”na geldiğini gören, ekonomiyi düzeltmeye, çöken sosyal yapıyı, çürüyen kamu kurumlarını tâmire mecâli kalmayan; battığı yolsuzlukların, rüşvetin, ihaleye fesad karıştırmanın, yandaşlara millet malını peşkeşle yargılanmaktan kaçan “otoriter yönetim”, çarnâçar hukuku darbeleyen kumpaslar kurmaya kendini âdeta “mecbur” biliyor! Topyekûn muhalefeti, sandıkta yenemeyeceği rakiplerini siyasî oyunlarla tasfiye haksızlıkları ve hukuksuzluklarıyla demokrasiyi, hukuku darbeliyor, ülkeye yazık ediyor. Yazık, çok yazık…Adalet, liyakat ve ahlak duvarları yıkılmış hala aynı kafada olanlar 🙈maymunu oynuyor. Kaleminize sağlık tebrikler 👏👏👏🌅

  • Mehmet Türeli

    26.05.2026 16:58:04

    2. Cemaatimize ve dayanağı olan Risale-i Nura uygun olmayan siyasi görüşe sahip ve lahikalar ile görüşlerine uygun olmayan kısımları okumayan farklı guruplar var. Halis niyete sahip herkes kendisine uygun olan cemaatler ile hizmetini devam ederler ise daha evla olur.

  • Mehmet Türeli

    26.05.2026 16:48:07

    1. Soyadı tarafımızdan bilinmeyen adı bile 'Hasan' olduğu kesin olmayan vatandaş yazarlarımızın görüşüne katılmamanız bizi ilgilendirmez. Yazarların yazısı da haber ve tüm yazılar da günlük heyet tarafından incelenip hizmet prensiplerime aykırı ise yayınlamazlar. Gazetemiz Cemaatimizin prensip ve siyasi görüşü Risale-i Nura dayanıp şahıslar ile değiştirilemez.

  • Yusuf

    26.05.2026 12:07:50

    Chp neredeyse biz oranın karşısındayız. Chp ye acınmaz. Başlarına ne gelirse hak etmişlerdir.

  • Hasan

    26.05.2026 05:29:26

    Yazdıklarınızın hiçbirine katılmıyorum. Tamamen Halkçı fondaş yayınların özeti.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı