"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ramazan-ı Şerif'te yazılan Risaleler (5)

Yasemin GÜLEÇYÜZ
10 Nisan 2024, Çarşamba
Özel okumalarımda ya da derslerde dinlediğim (asrımıza hitap eden bir Kur’an tefsiri olan) Risale-i Nurlarda üç aylara mahsus olan ya da bu ayda yazılan konuları ‘’mim’’ ile belirginleştirip bir liste oluşturmaya çalışıyorum. Maksat özellikle üç aylarda bu bahisleri tefekkür edip paylaşmak.

Ortaya çıkan tabloda ekseri bahislerin Ramazan ayında yazıldığı görülüyor. Zaten Bediüzzaman Hazretleri de ‘’Manidardır ki Ayetü’l-Kübra ve Risale-i Nur’un ekser hakikatleri Ramazan’da ve tesbihatında zuhuru gibi bu Hülâsatü’l-Hülâsa aynen Ramazan’da ve tesbihatta zuhur etti’’ diyerek Emirdağ Lahikası’nda bu hakikate işaret ediyor.

BİTMEYEN LİSTE

. Lemaat

. İsmi Azam Risalesi’nde yer alan bazı isimler  (Kuddüs ve Adl isimleri Şaban ayında, Hakem ismi Ramazan’da telif edilmiştir.) 

. Ayetül Kübra Risalesi ve Hülasatül Hülasa

. Leyle-i Kadirde ihtar edilen bir mesele-i mühimme

. 29. Mektup 5. Risale 5.Kısım (Kainat çok yapraklı bir gül goncası gibidir bahsi)

. Otuzuncu Söz’ün ahirindeki Fatiha Suresinde  işaret edilen üç mesleğin bir vakıayı hayaliyede tasviri de yine Ramazan-ı Şerifte yazılan risaleler arasında.

OTUZ GÜNÜ ÜÇE İNDİRDİNİZ

İktisad Risalesi’nde anlatılan hoş bir hatıra da yine üç aylar içinde yaşanmıştır.

“Isparta’da hücremde cereyan eden bir vakıa var. Şöyle ki: Kaideme ve düstur-u hayatıma muhalif bir surette, bir talebem iki buçuk okkaya yakın bir balı, bana hediye kabul ettirmeye ısrar etti. Ne kadar kaidemi ileri sürdüm, kanmadı. Bilmecburiye, yanımdaki üç kardeşime yedirmek ve Şaban-ı Şerif ve Ramazanda o baldan iktisad ile otuz kırk gün üç adam yesin ve getiren de sevab kazansın ve kendileri de tatlısız kalmasın diyerek, “Alınız” dedim. Bir okka bal da benim vardı. O üç arkadaşım, gerçi müstakim ve iktisadı takdir edenlerdendi. Fakat her ne ise, birbirine ikram etmek ve her biri ötekinin nefsini okşamak ve kendi nefsine tercih etmek olan bir cihette ulvî bir haslet ile iktisadı unuttular. Üç gecede iki buçuk okka balı bitirdiler. Ben gülerek dedim: “Sizi, otuz kırk gün o bal ile tadlandıracaktım. Siz, otuz günü üçe indirdiniz.  fiyet olsun” dedim.” (Lem’alar, 19. Lem’a)

Olayı yaşayanlardan Mehmet Gülırmak Abi şöyle diyor: “1934 senesinde Isparta’da mübarek bir Ramazan günüydü. Üstada hediye geliyor; beyaz bir oğul balı. Ben gündüzden balı gördüm. Akşam oldu, iftar vakti geldi, Üstadın bulunduğu yukarı katta ezan okunuyor… Üstad, ayakta hemen iki lokma ile iftar açardı. Ben yukarı çıkmadan “ha babam, de babam” diye diye üç günde o balı bitirdim. En sonunda yarım peteğin yarısı kaldı. Sonra Rüşdü Efendiye, Re’fet Bey’e ve Hüsrev Efendinin ağızlarına birer parça verdim. Çoğunu ben yedim, onlara tadımlık az kalmıştı.”

(Ömer Özcan, Ağabeyler Anlatıyor-1)

HÜLASA

Ramazan Bayramınızı tebrik ediyor, bal tadında geçmesini temenni ediyoruz.

Okunma Sayısı: 1719
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı