"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkçemiz ve Risale-i Nur’un dili

Yasemin GÜLEÇYÜZ
26 Haziran 2024, Çarşamba
Osmanlının son dönemlerinden itibaren doğru Türkçenin ne olması gerektiği hep gündemde oldu. Günümüzdeyse durum çığırından çıktı desek abartmayız. Restoran, sandviç, kafe, egzersiz gibi sözcüklerin yabancı olduğu unutuldu bile.

Türkçemizdeki  bir diğer mesele de argolaşma. Sözcüklerin bozularak  kullanılması, yeni sözcüklerin uydurulması, içinde  özellikle gençlerin çeşitli tepkilerini barındırıyor.

Ana haber bültenlerinde politikacıların, üst konumdaki birçok  kişinin argoyu neredeyse  üslup olarak benimsemesi de işi zorlaştırıyor.

Başta cep telefonu, internet,  facebook,  tweet  gibi sosyal medya  ağları  ve küreselleşen teknolojilerle birlikte dil hızla başkalaşıyor...

Neredeyse meramını beş yüz kelimelik sözcük dağarcığıyla anlatmaya çalışan  bir neslin varlığını inkâr edemeyiz. Oysaki, kişinin  kullandığı kelimeler dağarcığının zenginliği, düşünce dünyasının derinliğinin işaretidir. Merakını on kelime ile anlatan kişi ile duygularını  yüz kelime ile ifade edebilecek kişinin tefekkür ufku farklıdır. 

İBRETLİ MANZARALAR!

Ne yazık ki bu tabloyu kimi zaman bilim adamlarında bile müşahede etmek mümkün!

*Yıllar önce uluslararası bir programdaki müşahedelerim bu açıdan çok ibretliydi.  Tebliğini Türkçe sunan Alman araştırmacı, “mutasavver” kelimesini kullanabilecek kadar dilimize vakıfken, Türk akademisyenin konuşmasının neredeyse yarıdan fazlası İngilizceydi.  Yamalı bohçayı andıran konuşmasından ne demek isteğini anlamak mümkün değildi! Dinleyicilerden birisi, yanındakine dönüp "Boğaziçili Sendromu!" diye gülmüştü.

*Sınıfta sorusuna  cevap verirken “kâinat” kelimesini kullanan  talebesine şaşkınlıkla “Sen bu kelimeyi nerden öğrendin?” diyen öğretmene  “Ben Risale-i Nur okuyorum öğretmenim!”  diyen küçücük çocuk da ibretli diğer bir manzara!

UZMANLARDAN PÜF NOKTALARI

Uzmanlar Türkçeyi "doğru ve güzel" kullanmanın 10 püf noktası"nı şöyle sıralıyorlar:

1. Sözlük ve imlâ kılavuzuna bakma alışkanlığı kazanın! Anlamını, imlasını ve telâffuzunu tam ve kesin olarak bilmediğiniz yerli ve yabancı kelimeleri sözlük yardımıyla öğrenin!

2. Kitap okumada  seçici davranın! 

3. Hoşunuza giden şiir ve düzyazılardan en çarpıcı örnekleri ezberleyin!4.  Bir kelimenin yaşayan Türkçe karşılığı varken, Batılı kelimelere özenmeyin!

5. Benzer anlamdaki kelimeleri tekrarlayarak konuşmayı, yazmayı uzatmayın! Özetleyin!

6. Kelime ve kavram hazinenizi seyrederek veya dinleyerek değil okuyup araştırarak artırın!

7. Önce kendi dilinizi eksiksiz öğrenin! Türkçenin zenginliğini  hazmetmeyen kişinin yabancı dil öğrenmesi zorlaşır! 

8. Hangi ilimle meşgul olursanız olun, bir tarafınız edebiyatçı kalsın!9.  Hadiseleri tahlil, mukayese ve çözme kabiliyetiniz, bildiğiniz Türkçe kelime ve kavram sayısıyla doğru  orantılıdır!

10. Şiir, hikâye, roman, deneme gibi çalışmalar  yapın.

HÜLASA

Okuduklarımızı, dinlediklerimizi, seyrettiklerimizi dikkatli seçmeliyiz. Zira düşünce yapımız, tefekkür ufkumuz bunlarla  gelişiyor. “Dervişin  fikri neyse zikri odur” sözü boşuna söylenmemiş.

Dilimizin katledildiği bir ortamda Risale-i Nurların okuyucularına dili muhafaza etme ve zenginleştirme noktasındaki  kazandırdıkları saymakla bitecek gibi değil!  Bu konu şüphesiz geniş  araştırmalar, uzman çalışmaları gerektiriyor. ‘Cevamiül kelim’ olan Risale-i  Nur’un  orijinal dili üzerinde  yapılan her  araştırma hayatî bir önem taşıyor.

Okunma Sayısı: 1620
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Zeliha

    26.6.2024 11:13:44

    Allah razı olsun çok istifadesine bir yazı olmuş. Bir yanımızın hep edebiyatçı kalması fikri de tam yerinde olmuş. İnsan esmâya mazhâr olduğundan latifelerimizin canlı kalması için de bu lâzım diye düşünüyorum

  • Nahit Topaloğlu

    26.6.2024 09:51:10

    Yasemin hanım, Çok mühim bir konuya temas etmişsiniz. Tebrik ederim. "Kamus namustur" demiş C. Meriç. Bâki selamlar

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı