"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Risale-i Nurlar, Bediüzzaman Hazretleri’nin insanlığa hitabesidir”

Yasemin YAŞAR
04 Aralık 2021, Cumartesi
Kelimeler ve anlamları canlıdır. Kültürel bir aktarımla ilâhî ve değerli olanı, nesilden nesle taşırlar. Fakat aynı kelimenin farklı manalarını ihsas ettirecek noktalar, topluma unutturulursa, nesiller boyu yüklenen bu anlamlar, kaybolacak ve kültürel aktarım ciddî oranda engellenecektir.

Hele bu çok çabuk bir şekilde cebren inkılâp faaliyetleri kapsamında yapılırsa, toplumsal afaziye dönüşen travmatik bir etki oluşturacaktır. Bu ülke, bu travmayı iliklerine kadar yaşamış bir ülkedir.

Meselâ, şefkat kelimesi sevecen manasına hapsedildiğinde onlarca anlam çöpe atılır, kelimelerin hem edebî dili mahvolur, hem de öğreticiliği kaybolur. Bir bakıma kelimelerin inşa ettiği arka plandaki mana dünyası, hayal, ruh ve estetik algısı yozlaşır.

Hele bazı kelimeler vardır ki bu yozlaştırılma neticesinde kelâmın uhrevî, ilâhî, manevî bağı kesilir atılır. Süfyanist zihniyet, dildeki bu yozlaştırma hareketiyle, ciddî anlamda dünyevîleştirme propagandaları yapmış, hatta bu ülkede ezanı 18 yıl Türkçe okutturmuşlardır. “Allah” kelimesi yerine “tanrı” kelimesi “ekber” kelimesi yerine “uludur” kelimesi kullanılmıştır. Fakat şeytanî zekâ “haydin kurtuluşa” yerine de “haydin felaha” demeyi tercih etmiştir. Ta ki halkın ezan ile kurtuluş arasındaki bağı kurmasına engel olmaktır.

Sadece bu kesit bile dille oynamakla asıl niyetin İlâhî olanla bağını kesmek olduğunu göstermesi açısından manidardır.

Ne hazindir ki, bugün bir İngiliz genci Şekspir’in yüzyıllarca evvel kaleme aldığı bir eseri rahatlıkla anlarken, bizim gencimiz İstiklâl Marşı’nı anlamaktan âciz kalmaktadır.

Bu manalarıyla düşünüldüğünde Risale-i Nur’un bu topluma yaptığı hizmetlerden birisinin de bu olduğunu anlıyoruz. Yani nesilden nesile tevarüs eden, içerisinde uhrevî ve ilâhî manaları ihsas ettiren, insanın hayal ve ruh dünyasını ilmek ilmek işleyen, bir dili günümüze taşımıştır.

Cemil Meriç, Necmettin Şahiner ile yaptığı bir söyleşide Risale-i Nurlar ile ilgili şu tesbitleri yapmıştır: “Risale-i Nurlar, büyük bir imparatorluğun son sözleridir. Bu hareket, Osmanlı devletinin bir nev’î vasiyetidir. Bedüzzaman Hazretleri, Osmanlı Devleti’nin son temsilcisidir. Risale-i Nurlar, Bedüzzaman Hazretleri’nin insanlığa hitabesidir. Her eser kendi diliyle doğar. Risale-i Nur’un dili Kur’ânî ve İslâmî bir lisandır. Evveliyetle Kur’ânî ve İslâmî kelimeler tercüme edilemez. Risale-i Nur imanın dilidir. İman tercüme edilemez. İman, hendese değil ki tercüme edilsin. Bediüzzaman Said Nursî’nin eserlerini, ancak, Said Nursî kabiliyetinde ve İslâmî kelime hazinesini onun kadar iyi bilen birisi nihayet tevil ve tefsire kalkışabilir. Bunu da ne kadar yapabileceği yaptıktan sonra belli olur. Risale-i Nurlar’ı tercüme etmek mümkün değildir. Risale-i Nurlar’ı anlamaya çalışmak, ancak bize nasip olabilecek en büyük mükâfattır.”

Hasılı; Risale-i Nur’un dili, tarihimizin, kültürümüzün, irfanımızın, edebiyatımızın dilidir. Bu bakımdan çok ehemmiyetlidir. Çünkü bir milleti ayakta tutan, onun dini, irfanı, tarihi, kültürü ve millî düşünceleridir. Dil, bir milletin hissiyat ve heyecanını, karakter ve seciye-i milliyesini, duyuş ve düşünüşünü tezahür ettiren bir aynadır.

Risale-i Nur, dinî ve millî lisanımızı muhafaza etmekle, dilimiz üzerinde oynanan bu hain planı da akim bırakmıştır.

Okunma Sayısı: 1752
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı