"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlerin gelişimindeki engeller nelerdir?

Zehranur Yıldız
05 Şubat 2024, Pazartesi
Genç bireylerin gelişimlerinin önünde duran en büyük faktörlerden biri acz ve fakrın farkında olunamaması. Acz ve fakrın bilinmesi, ihtiyacını fark etmektir.

Evet, insanın pek çok şeylere ihtiyacı vardır fakat en önemli ihtiyacı kendini gerçekleştirmesi için gerekli bilgi ve donanımdır. Bu ihtiyaçlar eğer doğru kaynaktan kanalize edilirse bireyin en kıymetli senelerinin nizama koymasıyla aslında bir ömür istikamet üzere gidebilmesi için büyük bir önem taşır. Gencin ihtiyaçlarına cevap veren faktörlerin en önemlisi ise; akıl, kalp, ruh senkronizesiyle sürdürülebilen bir hayat tarzıdır.

Dâhili ve harici pek çok etkene maruz kalmakla birlikte hikmet-i felsefe ile yaralanmış gencin bu zamandaki en tesirli ve hiçbir yan etkisi bulunmayan ilacı, Risale-i Nur’lardır. Kur’an hakikatleri olan nurlar, bireyin şahsi hayatını düzenlemekle orantılı sosyal hayatını düzenlemiş oluyor. Gençler, duygularının en yoğun döneminde Risale-i Nuru tanımakla akıl ve kalbin birbirine tesanütü ile bu yıllarını daha dengede istikamet üzere geçiriyor. Aslında bireyin bu dingin hali başta aile olmakta topluma da bir örnek ve rol model olmuş oluyor.

Dâhili ve harici etkenlerin fazlasıyla aktif olduğu bu süreçte nefsin kontrolü ve irade terbiyesi göründüğü kadar kolay olamıyor. Çok rahat kılabildiğin bir vakit namaz, diğer vakitte nefse çok ağır gelebiliyor. Günün neredeyse her saati farklı duygular yaşanabiliyor. Tabi bu dalgalı denizin hiç mi sakin hali olmayacak?

En çetin dalgalarda üzerimize gelse kendimizi koruma stratejilerini geliştirmek durumundayız. Hislerin ve heveslerin hâkim olduğu yıllarımızda bizim için bir engel değil gelişimimize bir basamak olarak değerlendirebilir. Kur’an güneşi altında terbiye edilen her bir duygu artık bizim lehimize geçer. Mesela; şiddetli inat duygusunu dünyaya ve sevdiklerimize karşı sarf ettiğimizde elimize geçen o mahbupların fani olması ve elde edemememiz ile elimizde kalan elde edememişliğin, ya da kaybetmenin insana verdiği büyük bir elem oluyor.

Fakat o inat duygusunu hakikatleri öğrenmede kullanmakla sebat duygusuna yönlendirebilirim. Ya da muhabbetimi fani kişilere pahalıya satmaktansa hakiki sevgili olan Rabbime hasredebilirim. Bu duyguların kontrolü ancak iç motivasyonun, kalbi hissiyatın aktif tutulması ile gerçekleşebilir. Gıdasını almayan duygular aktifleşmez bu yüzden duyguları besleyecek kaynaklara her zaman başvurulması gerekir. Bu kaynaklar kişiye göre değişiklik gösterse de en etkilisi Risale-i Nurlarda ki duygu ve his kontrolüne dair meselelerdir.

Bu meselelerin gençler için toplanmış derlenmiş üzerinde hatta mahkemelerin bile yapıldığı bir eser olan “Gençlik Rehberi” en güzel bir yol göstericidir. Rehber; “birinin doğruyu bulmasına yardımcı olan, ona yol gösteren kimse ya da şey.”(tdk) İnsanoğlu dünyaya gelişiyle pek çok şeye karşı cahil olduğu için her zaman öğrenmesi gereken, ona rehberlik yapacak şeylere muhtaçtır. Bu rehberlerden ise en ulaşımı kolay akla ve mantığa en uygun öğretici ilimdir. İlimler arasında ise en elzemi iman ilmidir.

Ahir zamanda bu ihtiyaçlarımıza tam karşılığını Risale-i Nur Külliyatında görüyoruz. Çünkü Risale-i Nur ilmi, Allah’ın güzel isimlerinin kâinatta görünen tecellilerini tefekkür penceresinden bizlere baktırıyor. Din ilimleri veyahut fen ilimleri diye ayrışım yaptırmıyor. “Allah (cc )hesabına müşahede edilen her şey ilimdir” demektedir. (Mesnevi-i Nuriye, s. 167) Bu yaklaşım ile talebede akıl ve kalp senkronizesi kurulmuş oluyor ve artık kâinatta neye bakarsa Allah hesabına olduğu için Asa-yı Musa gibi oradan hakikat fışkırıyor. Bediüzzaman’ın bu yaklaşımı talebeyi ezbere dayalı şartlanma kültüründen çıkarıyor. Bunun yerine bilimsel şüphecilik dediğimiz tahkik etme, sorgulama, hatta gözleme dayalı hikmet metotlarıyla talebeyi mutlak teslimiyetten kurtarıyor. İşte böyle bir rehber ancak bu zamanın insanının aklını ve kalbini tatmin edebilir.

Okunma Sayısı: 956
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Semanur Tunoğlu

    5.2.2024 17:42:02

    Evlatlarımızı nır dairesinde tutmak için neler yapılması gerektiği konusunda düşünen herkesten Allah razı olsun. Cep telefonu, online oyun çocukları elimizden alıyor. Sanal bir dünyaya kapanıp kalıyor çocuklarımız.

  • Zeliha

    5.2.2024 12:23:28

    Allah razı olsun hakikatler çok yüksek bunları hayata uyarlamak için neler yapmalı onunda ayrıca çalışılması lâzım diye düşünüyorum acizane.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı