Yeni Asya’nın Lâhika sayfasında yazıları yayınlanan, sohbetleri ve hizmetleriyle iz bırakan Selim Gündüzalp’i, vefatının 9. yıl dönümünde rahmetle yâd ediyoruz.
Asıl ismi Hüseyin Adnan Şengörür olan Selim Gündüzalp, 1954 yılında Adapazarı’nda dünyaya gelmiştir. 1979 yılında, Marmara Üniversitesi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nden mezun olmuştur. 1968 yılında, ortaokul öğrencisiyken, günlük bir gazetenin tertip ettiği, bir şiir yarışmasıyla yazı hayatına başlamış, Zafer Dergisi’nin kurucuları arasında yer almıştır. 1976 yılında yazılar yazmaya başladığı Zafer Dergisi’nde, vefatına kadar genel yayın yönetmeni olarak çalışmalarına devam etmiştir. Yeni Asya’nın Lâhika sayfasında uzun yıllar haftalık yazılar yazdı. 12 Eylül 2017 tarihinde geçirdiği bir kalp krizi neticesinde 63 yaşında iken vefat etti. Selim Gündüzalp’in cenaze namazı 13 Eylül 2017 tarihinde ikindi namazına müteakip Sakarya’daki Orhan Camii’nde kılınarak, Emirdağ Aile Kabristanlığına defnedilmişti. Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun.
Son yazısında vefatına işaret etmişti
Selim Gündüzalp, ahirete irtihal ettiği günün sabahında dergide yayınlanması için teslim ettiği “Deniz ve Biz” başlıklı son yazısında vefat haberini de, vefat şeklini de bir hiss-i kable’l-vuku ile bildirmişti. Zira, denizde geçirdiği kalp krizi neticesinde vefat etmişti.
O yazısından bir kesit şöyledir: Deniz ve biz
Ecel geldi mi, bir yudum suda da bulur seni. Denizin içinde de. Kendine güvenen, efelik taslayanın akıbetini gör. Kırık tahta parçasına tutunanın samimi duası kurtuluşuna vesile olur. Denizin hiddeti, şiddeti değişir. Çöl gibi sakin olur. Emir geldi mi yaratandan böyle olur. O, “Ol!” deyince çöller göl olur. Olmazlar olur. Şevk ile her zerre Onun emrine emirber nefer olur. Titanikler batar da küçük bir sandal kurtulur.
Hayat dalgalı bir deniz. Deniz gibi dalgalı içimiz. Bizi bu dalgalardan sen koru yâ Rab!.. Engin denizlerde kayığımızı batırma. Kılavuzsuz, kaptansız yol aldırma. Bir ayağı denizde olsa da, bir gözü hep sahilde olmalı insanın. Batmak da, kaybolmak da var bu denizlerde. Denizler kimin ise içindekiler de onun. Allah’ım ben de Senin aciz bir kulunum. Kaybolup gitmekten, boğulup gitmekten sen muhafaza eyle. Batmaktan, içimin denizlerinde boğulmaktan beni muhafaza eyle. Denizin üstünden uçup giden kuşlar gibi emniyet içinde dünyadan göçmeyi nasip eyle. Nasipten öteye yol yok. Her şey kader ile takdir edilmiştir bilirim. Son nefesi almadan, son yudumu içmeden, son lokmayı yemeden gitmem bilirim. Sana bir çocuğun safiyeti, bir mübarek ihtiyarın acziyeti ile iman ederim. Dualarımı kabul eyle. Denizlerinde batmadan, dünya sularında boğulmadan, ebediyet sahillerine güven içinde ulaşmayı nasip eyle.
(Zafer Dergisi, Ekim-2017, 490. Sayı-Selim Gündüzalp)