"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öğrenci dostu YÖK’e

Ahmet BATTAL
27 Şubat 2020, Perşembe
1982 yılının şartlarında ve ideolojik bakışla da olsa ileriyi olabildiğince görerek kurgulanmış olan bir YÖK’ün, günümüzde artık hem sayısal kapasite olarak ve hem de vizyon itibariyle bugünü ve geleceği planlamaktan uzak olduğunu görüyor ve üzülüyoruz. Her yönden ve Anayasal seviyeden başlayarak yenilik şart.

Bu konudaki rezervlerimizi saklı tutarak YÖK’ün “öğrenci dostu” olma gayretlerini de önemsiyor ve bugün bu bağlamda bir konuyu yeniden gündeme getirmek istiyoruz.

Uzun süre önce, 7.6.2012 tarihinde bir yazı yazdık. Hocaların kitap satıp para kazanma merakından ve bunun suç olma ihtimalinden bahsettik ve derbederliği gidermek üzere YÖK’ün tedbir almasını istedik. Linki: https://www.yeniasya.com.tr/ ahmet-battal/universite-hocaliginda-riskler_206801

Sonraki yıllarda bu konuda bir tedbir alındığına dair bir şey de maalesef duymadık.

Bize gelen bir maille konu yeniden gündemimize girmiş oldu. 

Şöyle: “İyi akşamlar. Ben bir üniversite öğrencisiyim ve 7 Haziran 2012 tarihinde üniversite hocalarının kitap aldırması hakkında Yeni Asya’da yazmış olduğunuz yazıyı okudum bugün. Bu konu ile ilgili bilgi almaya çalışmaktayım. Hocalarımdan biri, bizlere, satıcı kırtasiyenin adını da vererek, 165 TL değerindeki bir kitabı almamız gerektiğini, kitapla verilen şifreyle internet sitesine giriş yapabileceğimizi ve bizlere oradan ödev yollayacağını, bunun bizim notumuzun yüzde 20’sini etkileyeceğini belirtti. Kitabın ikinci el olanını almamıza da izin vermiyor. YÖK mevzuatını biraz okudum ancak hocamızın bu açıklamasına karşın net bir şekilde “bu yasak” diyen bir şey göremedim maalesef. Bunun etik olduğunu düşünmüyorum ve bu konunun peşine düşmek istiyorum. Sizden ricam eğer bu davranış yasaksa bana gerekli bilgileri verebilir misiniz? Teşekkür ederim.”

Yani özetle hoca suç işliyor. Üstelik etik metik değil doğrudan ahlâkî bir kuralı ihlâl ediyor. Ama biz bu talebe ne cevap vereceğimizi bilemiyoruz.

Zira sekiz sene önceki yazımızda sözünü ettiğimiz, 03.02.1984 tarihli 18301 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanmış olan “Üniversiteler Yayın Yönetmeliği”nde hiçbir güncelleme yapılmadı.

Yani YÖK ikazımıza rağmen öğrencileri hocaların insafına bırakmaya devam ediyor.

Oysa “devlet demek denetim demektir”.

1982 vizyonuyla kurulan bir YÖK’ün ve yine o vizyonla kurulan bir Yükseköğretim Denetleme Kurulu’nun bu işlerle hakkıyla ilgilenmesi elbette mümkün değil. Ama bu demek değil ki şikâyet etmeyelim. Hakkımızı aramayalım.

Yukarıdaki maili gönderen öğrencimize cevabımız: Öğrenciler olarak birleşin ve topluca hem savcılığa ve hem de Rektörlüğe gidip tek tek şikâyet hakkınızı kullanın. (“Topluca şikâyet etmek suçmuş” diyenlere de itibar etmeyin). Ayrıca üniversitenizdeki öğrenci temsilciliği sistemini de harekete geçirin.

YÖK Başkanlığı’na dâvetimiz: “Öğrenci dostu” bir üniversite yönetim ve denetim sistemi kurmak çok zor değil. Yeter ki niyet tam olsun ve kurulan sistem “göstermelik” olmasın.

Ama bilinmeli ki asıl sorumluluk siyasete girmemeye(!) yemin eden TBMM’de.

Okunma Sayısı: 1186
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı