"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ötekinin özeleştirisine katkı (2)

Ahmet BATTAL
06 Ağustos 2019, Salı
Son yazımızda Haşim Kılıç’ın bir röportajındaki bazı cümlelerden yola çıkarak CHP’ye bazı tavsiyelerde bulunmuştuk.

Bugün de aynı röportajdaki başka bazı hususlar sebebiyle bu kere Sayın Haşim Kılıç’a ve dolaylı olarak AKP seçmenine bazı tekliflerde bulunalım.

Sayın Kılıç, röportajında, 2007’de TBMM’de Cumhurbaşkanının seçilmesi sürecinde AYM tarafından AKP’ye (Abdullah Gül’e) dayatılan asgari 367 oy şartı meselesi ile ilgili olarak şunları söylemiş:

“Hukuk tarihi, ‘hak ekseninden’ çıkılarak verilmiş kararların ‘halk iradesiyle’ düzeltildiği olaylarla doludur. AYM’nin TBMM’nin Cumhurbaşkanı seçebilmesi için toplantı nisabının 367 oy olması gerektiği kararı kamu vicdanını ikna edemediği için yapılan erken seçimde halkın iradesi, vesayet odaklarını hizaya sokmuştur. Tıpkı 2019 yılında yapılan mahalli seçimlerde YSK’nın İstanbul bölgesiyle ilgili verdiği karara karşı yenilenen seçimde ‘durumdan vazife çıkaranların’ halktan gerekli cevabı aldığı gibi.”

Bu önemli tesbitlerin bize göre eksik tarafı şudur: Sayın Kılıç, AKP’nin “vesayet odakları” kavramı açısından statü değiştirmiş olduğunu yani bir zamanlar var olan “vesayete karşı parti” görüntüsünün bugün tam tersine “vesayetçi parti”ye dönmüş olduğunu açıkça ve cesaretle tesbit edememiş olmasıdır.

Röportajdaki şu cümleler de gayet iyi (Ama bir yandan da Sayın Kılıç’ın dinin siyasete alet edilmesi meselesine bakışına dair önemli bir eksikliği gösteriyor):

“Bir gerçeğin altını çizmek isterim. Cumhuriyet kurulduğundan beri yargı, siyasi öfkenin silahı olarak kullanılmış ve halen de kullanılmaya devam edilmektedir. Dün bir siyasetçinin şiir okuduğu gerekçesiyle politik hayatının bitirilmesine karar veren anlayışla, bugün de terörü övme ya da hakaret suçunun içine gizleyerek ifade özgürlüğünü yok eden anlayış sahipleri arasında fark yoktur. Siyasi söylemleri ve eleştirileri kolayca suça dönüştürebilen yargı organlarının kararları sorun olmaya halen devam etmektedir.”

Evet, Erdoğan’ın şiir okuduğu için mahkûm edilmesinin ve siyasi yasaklı haline getirilmesinin isabeti tartışılabilir. Ama o tartışma kadar önemi başka bir tartışma şu olmalıdır:

Ziya Gökalp’in Yunan’a karşı savaşta Türk askerini dinen motive etmek için camilerin kubbelerini miğfer ve minarelerini süngü gibi tasvir etmesinde mahzur yoktur ve fayda çoktur. Ama bir siyasetçinin minareyi süngü yapıp miting kürsüsünden siyasi rakibine batırmaya kalkması asla hoş görülemez, normal sayılamaz. “Bu davranışa ceza verilmeli miydi” meselesi ise ayrı bir konudur.

Şu cümleler de Sayın Kılıç’a ait: “Kurul halinde çalışan bütün kurumların yapısında ‘çoğulculuğu sağlayacak’ bir seçim düzeninin oluşturulması, bağımsız bir yargının da olmazsa olmaz koşuludur. Geçmişte yapılan tercihlerde ‘bizim mahalleden’ anlayışının ülkemizi nasıl felaketlere sürüklediği her kesimden vatandaşın tanık olduğu acı gerçeklerdir. Kurullarda yer alacak farklı düşüncelerin oluşturduğu çoğulcu yapı, dengeleyici ve denetleyici niteliğiyle tarafsızlığın sağlanmasında olumlu katkılar da sunacaktır.”

Bu haklı cümleler ise 2010 HSYK devrimi(!) sonrasında Yargıtay’da 160 üyenin tek bir merkezden ve tulum liste usulüyle oy kullanması ile kendisini net bir şekilde gösteren “kumandalı yargı” gidişatına açıkça itiraz etmeyi de gerektirir.

Kayda geçsin diye yazmış olalım.

Okunma Sayısı: 1418
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı