"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasetteki dağınıklık ve sonrası

Ahmet BATTAL
05 Ağustos 2020, Çarşamba
CHP’nin kurultayı sonrasında yaşanan bazı tartışmalar ve bilhassa “yeni bir parti daha mı geliyor” sorusu kafa karıştırıcı. Kanaatimizce bu karışıklığın en önemli sebebi siyasetteki dağınıklık.

CHP’lilik ya da Demokratlık veya İslâmcılık ya da Milliyetçilik nedir diye sorsak ve cevapları birleştirip her bir “…lilik” için on ortak ve aslî kriter belirlesek sonra bu kriterlerin her biri yönünden halen var olan her bir partiyi çek etsek nasıl bir sonuç çıkar?

Meselâ Milliyetçiler, sadece milliyetçi partide ya da partilerde değil her partide varlar. Bu durum milliyetçilik ideolojisinin verimsizliğini ve dayanaksızlığını gösterir. 

Meselâ halka tepeden bakan ve “halk için halka rağmen” değişim arayışında olan jakoben devletçi CHP’liler sadece CHP’de değiller. Her partide varlar. Bilhassa Kemalistler, hakikisiyle ve çakmasıyla bütün partilerin içinde varlar. Bu onlar için çok büyük ve başarılmış bir proje. 

Meselâ İslâmcılar birden çok partide varlar. Ama bilhassa İslâmcıların iktidarı zamanında inanmadığı halde İslâmcı geçinen ya da aslında hazzetmediği halde İslâmcı bir cumhurbaşkanı adayının Erdoğan’ın karşısına çıkarılmasına evet diyecek çok sayıda muhalif İslâmcı var.  

Meselâ bilhassa Demokratlar, kendi partilerinde de varlar, ama asıl başka birçok partide varlar. Bunu bir taktik olarak seçmiş ve benimsemiş değiller. Dağınık durumdalar. Bir liderlik inisiyatifine ve bir kadro hareketine ihtiyaçları var.  

Yukarıdaki örneklerin sonucu şu: Partiler kendi renkleriyle anılmalı, ama öyle olmuyor. Her partide neredeyse her renk var. Bu da partilerin bir anlamda renksiz hale gelmesine ve dolayısıyla seçmenin kafasının karışmasına sebep oluyor. 

O halde önce siyaset kendi doğru zeminine oturmalı ki renkler netleşsin ve seçmen de tercihini bu net renklere göre ve kendince net ve doğru bir tercih olarak yapsın. 

Bu haliyle seçmenin kafası hayli karışık. 

Her yeni kurulan parti “ben daha demokratım” diyor. Ama bu partilerin ileri gelenlerinin çok azı demokratlığın evrensel kriterlerinin yarısından fazlasını sayabilecek durumda. 

Bu bilgilerden sonra ana soruya dönecek olursak: Yeni bir ya da birkaç partinin daha gelmesi siyaseti doğru zeminde tutmakta faydalı olabilecekse o parti koşsun gelsin. 

Yok eğer mevcut kafa karışıklığını daha da arttıracaksa aman kalsın. Hiç ihtiyaç yok. 

Yeni gelecek parti gerçekten demokratik bir alternatif olabilecekse ve siyasette demokratik bir cephe açabilecekse ne mutlu bize. Yoksa, bu yeni partiler, AKP’yi tersten desteklemekten başka bir sonuç doğurmaz. 

Bir de bu yeni partiler galiba bugünü ya da yakın geleceği değil, uzak geleceği yani Erdoğan’ın iktidarının bitmesini ve AKP’nin dağılma sürecine girmesini hedefleyerek planlar yapıyorlar. Yani sonrasında ne olacağı önemli. 

O halde biz de planları buna göre okumalıyız. 

Okunma Sayısı: 1857
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı